Münih Güvenlik Konferansı’na (MSC) katılmak üzere Almanya’ya önceden duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştiren Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, DW Türkçe ve DW Arapça servislerine açıklamalarda bulundu. Abdi, gerçekleştirdiği mülakatta Ankara ile diyalog kurulması yönündeki çağrısını yineledi.
Ankara’nın SDG’ye yönelik tutumunda sınırlı düzeyde de olsa olumlu bir değişim gözlemlediklerini ifade eden Abdi, iş birliği ve olumlu yaklaşım açısından daha fazla ilerleme kaydedilmesini umduklarını dile getirdi. 10 Mart 2025 tarihinde Şam yönetimi ile varılan ilk mutabakat anlaşmasından bu yana Türkiye için bir tehdit unsuru oluşturmadıklarını kaydeden SDG komutanı, Suriye toprakları üzerindeki iddialarını Şam yönetimi ile müzakere ettiklerini belirtti.
Türkiye’de devam eden çözüm sürecinin Suriye’deki mevcut duruma olumlu katkı sağladığını belirten Abdi, ayrıca şunları söyledi: “PKK ile Türk devleti arasındaki görüşmelerin, Kürt meselesi ve Suriye Demokratik Güçleri'nin Suriye devletiyle entegrasyon süreci üzerinde olumlu bir etkisi var.” Mazlum Abdi, SDG ile Suriye devleti arasında yakın zamanda gerçekleşen mutabakatlarda Abdullah Öcalan’ın olumlu bir rolü olduğunu ifade etti. Abdi, geçtiğimiz haftalarda Türk hükümetinin izin vermesi durumunda İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüşmek istediğini belirtmişti.
Türk hükümeti, çözüm sürecinin akıbeti açısından Suriye’deki gelişmeleri kritik önemde görüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son bir yıl içinde sıkça tekrarladıkları açıklamalarında, SDG’nin tasfiye edilerek silah tekelinin tamamen Şam yönetimine geçmesini istediklerini vurguladılar. Diğer taraftan gözlemciler, SDG’nin Şam’a entegrasyonunu çözüm sürecinin ana unsurlarından biri haline getiren yaklaşımın, Suriye’de yaşanabilecek olası bir başarısızlık durumunda Türkiye’ye olumsuz yansımaları olabileceğine dikkat çekiyor.
SDG’NİN SAVUNMA BAKANLIĞINA ENTEGRASYON SÜRECİ
DW’ye Şam yönetimi ile 29 Ocak tarihinde imzaladıkları son anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan Abdi, ayrıca şunları kaydetti: “SDG'nin feshedilmesi değil, Suriye Savunma Bakanlığı bünyesine entegre edilmesi kararlaştırıldı.” Abdi’nin paylaştığı bilgilere göre, SDG güçleri orduya dört tugay halinde katılım sağlayacak.
Müzakere sürecinin başından bu yana en çok tartışılan başlıklardan biri olan on binlerce SDG üyesinin bireysel olarak mı yoksa başlarında SDG’li komutanların bulunacağı tugaylar halinde mi orduya dahil edileceği hususunda Abdi, katılımın tugaylar bazında olacağını bildirdi.
Irak Kürdistanı modelinin bir örnek teşkil edip etmeyeceği sorusuna yanıt veren Abdi, ayrıca şunları ifade etti: “Irak Kürdistanı modeli çok başarılı. Elbette Suriye'deki bölgeler açısından bu modelden faydalanacağız.” Abdi, bu sözlerine dair daha fazla ayrıntı vermedi. Ankara’nın Suriye’de Irak’takine benzer bir özerk yapılanmaya karşı çıktığı biliniyor.
Abdi, Münih’te Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile gerçekleştirdiği toplantıya dair ayrıca şunları belirtti: “Kürt kimliğinin korunması ve Kürt halkının ulusal haklarını elde etmesi konusu gündeme geldi. Ancak ayrıntılara girmedik. Bu meseleyi Suriye hükümetiyle yürüttüğümüz müzakerelere bıraktık.”
SDG komutanı, konferansın düzenlendiği Bayerischer Hof Oteli’nde verdiği mülakatta, Almanya’ya MSC yönetiminin daveti üzerine geldiklerini paylaştı. Abdi, Münih’te Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Suriye’de Beşar Esad’ın devrilmesinin hemen ardından diyaloğa başlayan yeni Şam yönetimi ve Suriyeli Kürtler, 10 Mart 2025 tarihinde SDG’nin tüm idari ve askeri yapılanmalarıyla Şam’a entegrasyonunu öngören anlaşmaya imza atmıştı. Aralık 2025 sonuna kadar anlaşmada öngörülen hükümler hayata geçirilemeyince yeni yılla birlikte çatışmalar başlamıştı. SDG’nin, ocak ayındaki çatışmalarda kontrolündeki toprakların önemli bir bölümünü kaybettiği kaydedildi.





