Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, haftalar süren ortak rapor çalışmalarının tamamlanmasının ardından bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında toplandı. Süreç komisyonunda ortak raporun sunulmasıyla birlikte kritik bir eşiğe geçildiğini belirten Kurtulmuş, raporun yedi ana başlıktan oluştuğunu bildirdi. Raporun tamamının komisyonda okunması ve özet içeriğinin kamuoyuyla paylaşılması beklenen toplantıda konuşan Kurtulmuş, tarihi bir süreçten geçildiğini ifade etti.
Raporun tamamının komisyonda okunması, özet halinin de Kurtulmuş tarafından kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
Kurtulmuş toplantının açılışında şöyle konuştu:
"Komisyonumuzun bugün 21. toplantısını icra ediyoruz. Toplantımızda titizlikle hazırlamış olduğumuz raporun burada komisyon üyelerimizle bir kez daha değerlendirilmesi hem de kamuoyuyla paylaşılması için toplantımızı gerçekleştiriyoruz.
Komisyon çalışmaları, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihî sorumluluğun bir yansımasıdır. Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz, Gazi Meclis'imiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Kardeşliği büyüten her adımı destekliyoruz. Türkiye küresel güçlerin hilafına bölgede barışın öncüsü olmaya devam edecektir.
Rapor 7 bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde komisyonun temel hedefleri, üçüncü ana başlığımızda kardeşlik hukuku, dördüncü başlığımız mutabakat alanları, beşincisi PKK'nın kendisi feshetmesi, altıncısı yasal düzenlemeler, yedincisi ise demokratik düzenlemelerdir. Bu ana raporun eki olarak 5 ek yapıldı.
"Komisyon Çalışmaları” başlıklı birinci bölümde komisyonun çalışma süreci anlatılmakta; ikinci bölümde komisyonun temel hedefleri çerçevesinde yapılan tartışmalar ve vurgular yer almakta; üçüncü ana başlıkta Türk-Kürt kardeşliğinin tarihî kökleri ve kardeşlik hukuku ele alınmakta; dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişilerin söylem analizlerinden hareketle ortaya çıkan mutabakat alanları değerlendirilmektedir. Beşinci bölüm PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm sürece ilişkin yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşmeye ilişkin önerilere ayrılmıştır.
Türkiye'nin iç kalesini tahkim ederek bölgede barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkan ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Milletimiz dağılma ve parçalanmayı durduracaktır. Alınan tedbirler hukukla sağlam bir şekilde ilerleyecektir. Kardeşliğimizi güçlendiriyoruz. Komisyon acılarımızı inkar etmeden geleceği birlikte korumak kararlılığın açık bir ifadesidir.
Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmaktadır. Siyasal meşruiyetin, toplumsal kabulün ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirmektedir. Öte yandan dünyamız, uluslararası kurumların meşruiyet tartışmalarıyla çöküşe geçtiği, kural bazlı uluslararası sistemin yerine güçlerin kendi kurallarını dayattığı bir döneme doğru hızla ilerlemektedir.
Böylesi bir dönemde devletlerin egemenliğini, güvenlikleri ve toplumsal bütünlüğü aynı irade çizgisinde tutabilme kudreti üzerinden değerlendirmek gerekir. Küresel sistemin her krizde ne yazık ki en fazla yıpranan alanı insan onuru ve hukukun üstünlüğü olurken, adaleti sağlama gücü zayıflayan her yapı toplumda umut yerine yeni kırılganlıklar meydana getirmektedir. Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının diri tutulması ve çatışma alanlarının genişlemesi ülkemize çok yönlü sorumluluklar yüklemektedir.
Türkiye'nin iç kalesini tahkim ederek bölgede barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkan ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türkiye küresel güçlerin hilafına bölgede barışın öncüsü olmaya devam edecektir.
İçeride millî dayanışmamızı derinleştirirken bölgemizde barış sağlamaya yönelik çabalar, refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesiyle birlikte üstlenilmesi gereken yeni vazifeler olarak önümüzde durmaktadır. Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı en güçlü şekilde desteklemekteyiz.
Bu mesele farklılıkları derinleştiren ezber kalıplarla değil, basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşacaktır. Bu konu, varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının konusu asla olamaz. Dar siyasi çıkarların ve risk hesaplarının çok ötesinde bir realitedir.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi sorumluluğunu Meclis zeminine taşınması için tescil edilmiş komisyondur. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu acılarımızı inkar etmeden geleceğimizi birlikte kurmanın iradesidir.
Komisyon raporumuz bir nihayet değil bilakis atılan ve atılacak adımların mihenk taşı kabul edilmelidir. Yeni bir anayasa hazırlama konusu ise komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte ülkemiz için tehir edilemez yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.
Elinizde rapor, müşterek çalışmalardan oluşmaktadır. Rapor bir af düzenlemesi niteliğinde değildir. Komisyona katkı sunan partilerimizin raporları, her bir partinin kendi siyasi duruşunu, tutum belgesini sunmaktadır. Rapor, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan, toplumsal barışın kalıcı zeminini koruduğuna işaret etmektedir."