Kamuoyunda ‘kooperatif davası’ olarak bilinen ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş.'deki yolsuzluk iddiaları üzerine açılan davanın duruşmasına devam edildi. Toplam 65 sanığın yargılandığı davada, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve avukatları, savcılığın mütalaasına ilişkin savunmalarını yaptı.
Kaya: "Sorun Hukuki, Cezai Değil"
Duruşmada söz alan Heval Savaş Kaya, meselenin hukuki bir sorun olduğunu ancak cezai bir durum teşkil etmediğini savundu. İddianamede dahi herhangi bir menfaat elde etmediğinin belirtildiğini ifade eden Kaya, "Biz dolandırıcılık kastıyla iş yapsak parayı çıkarmamız gerekmez mi? Benim cebime girmesi için bu para nasıl çıkacak? Ama herkes alacaklı" diyerek suçlamaları reddetti. Kira yardımlarının da belediye ile vatandaşlar arasında yapılan anlaşmalarla ilgili olduğunu, İZBETON ile bir ilgisinin olmadığını söyledi.
Avukatlardan Hukuki Geçerlilik Vurgusu
Kaya'nın avukatlarından Doğukan Alkan, müvekkilinin görevinden ayrıldıktan sonra sözleşmelerin feshedilmesini eleştirerek, "Bizce anlaşmalar geçerlidir. Bizce geçersiz olan tek şey Heval Bey'in yönetiminden sonra sözleşmelerin feshedilmesi, yok olan bir şey nasıl feshedilsin" dedi.
Alkan, projelerin halktan gizli yapılmadığını, temel atma törenlerine eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bile katıldığını ve fotoğrafların internette yayımlandığını belirtti. İZBETON'un bu projelerde para harcamadığını, aksine daireler alarak kâr elde ettiğini vurguladı. Kira yardımını ise gıda veya kömür yardımı gibi bir vatandaş lehine yapılan sosyal yardım olarak nitelendirdi.
Diğer avukat Ahmet Ufuk Hazçakal ise, iddianamedeki 'bütün sanıkların birlikte hareket ettiği' iddiasını reddederek, Heval Savaş Kaya'yı tanıyan bir sanık dahi görmediğini ifade etti. Hazçakal, zararın oluştuğu iddia ediliyorsa, 2012'den beri görev yapan üç belediye başkanının ve üç genel müdürün de sorumlu olması gerektiğini savundu. İddianameye konu olan temsil ve ağırlama giderlerinin de kooperatif işleyişinden bağımsız olduğunu belirtti.
Savunmaların sonunda, avukatlar müvekkillerinin beraatini, aksi takdirde en hafif adli kontrol tedbirinin uygulanmasını talep etti.