KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik, elektrik, doğal gaz ve akaryakıta yapılan zamların geri alınması ve özelleştirmelerin iptal edilmesi talebiyle bu hafta boyunca eylem ve etkinlikler düzenleyeceklerini açıkladı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, elektrik, doğal gaz ve akaryakıta yapılan zamların geri alınması ve özelleştirmelerin iptal edilmesi talebiyle bu hafta boyunca ülke genelinde eylem ve etkinlikler düzenleyeceklerini açıkladı.

Bozgeyik, “Sadece işyerlerinde değil, kent meydanlarında da basın açıklamaları, yürüyüşler, oturma eylemleri, fatura yakma eylemleri düzenleyeceğiz. Başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri, işçileri, dar gelirlileri, göz göre göre yaşanan bu soyguna dur demek için omuz omuza vermeye; işyerlerinde, alanlarda buluşmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

Bozgeyik, “Ülke olarak tarihimizin en zor süreçlerinden birisini yaşıyoruz. Yıllardır iç içe geçerek gittikçe daha büyüyen ekonomik, sosyal, siyasal sorunlar yaşamın her alanını tıkayan çoklu bir krize dönüşmüş bulunuyor. Bu çoklu krizin faturası ise baskı ve şiddetten beslenen tam bir anayasasızlık hali ve yoksullaştırma ile halka, emekçilere kesiliyor” dedi.

“BU ÜÇ ZAM, YOKSULLAŞTIRILAN HALKIN GELİRİNİ ERİTMEYE YETMEKTEDİR”

Enerjide yaşanan artışları hatırlayan Mehmet Bozgeyik, “Enerji alanında yaşanan artışlar suya atılan bir taşın oluşturduğu halkalar gibi ulaşımdan gıda ürünlerine, meyve ve sebzeden temel tüketim maddelerine kadar her alana yansımaktadır. Dolayısıyla bugün toplum olarak maruz bırakıldığımız yüksek enflasyonda, artan hayat pahalılığında en büyük pay, enerji alanında yaşanan fiyat artışlarıdır” dedi.

“KAPİTALİST SİSTEME GÖBEKTEN BAĞLI BİR ÜLKE HALİNE GETİRİLMİŞTİR”

KESK Başkanı Bozgeyik açıklamasını şöyle sürdürdü:

Gözden kaçırmayın

Sağırlı köyünde belediye suya göz dikti Sağırlı köyünde belediye suya göz dikti

“Bu tabloya rağmen bugün 84 milyon, fahiş zam yapılan elektrikte kısmi indirim, gıda ürünlerinde fiyatlarına yansıyıp yansımayacağı dahi belirsiz olan KDV indirimi gibi bataklığı kurutmak yerine tek tek sivrisinek avlamaya dayalı düzenlemelerle oyalanmak istenmektedir. Oysa bu yöntemlerin, düzenlemelerin bugün tek başına çözüm üretmesi mümkün değildir. Çünkü ülkemiz, uzun yıllar önce ‘serbest piyasa ekonomisine geçiş’ adı altında üretim ve tüketim faaliyetlerinin tamamını emek ve doğa sömürüsü üzerinden sermayenin, şirketlerin karını artırmayı temel alan kapitalist sisteme göbekten bağlı bir ülke haline getirilmiştir. 

“ATILAN HER ADIM TERS YÖNDE OLMUŞTUR”

Son yirmi yıldır hayata geçirilen, halkın değil bir avuç mutlu azınlığın çıkarlarını temel alan özelleştirme soygunu ise ülkemizin her alanda dışarıya bağımlılığını artırarak içine sürüklendiği bataklığı daha fazla büyümüştür. Türkiye’de enerji alanı, bağımlılığın ve özelleştirme soygunun en derin yaşandığı alan olarak öne çıkmaktadır. Yıllardır ‘Enerjide dışa bağımlılığı azaltacağız’ denilmesine rağmen atılan her adım ters yönde olmuştur.”

“BUNUN ADI KATMERLİ SOYGUNDUR”

“Son zamlarla birlikte elektrik maliyetinin 6 katını dağıtım ve üretim şirketlerine verip kendi payını alan bir devlet tablosu ile karşı karşıyayız” diyen Bozgeyik, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yani Türkiye’de kamunun 1 liraya ürettiği elektriğe biz 7 lira ödüyoruz. Üye sendikamız ESM tarafından yapılan hesaplamalara göre; geçtiğimiz yıl vatandaşların aylık ortalama 19,5 milyar TL olan toplam elektrik harcaması, yılbaşında yapılan zamlarla 42,5 milyar TL’ye çıkacaktır. Yani elektriğe ayda ortalama 23 milyar TL fazla para ödeyeceğiz. Bu tutar, 20 Aralık akşamı 3 milyar doları 18,2 TL’den satıp, 21 Aralık akşamı 11,2 TL’den 3,3 milyar dolar almak sureti ile elde edilecek kâra denk gelmektedir. O akşam bu kadar para kazanmak belki dünyanın en büyük yolsuzluğuydu. Ancak eğer bu fahiş zamlar geri alınmazsa bu halka ödemesi dayatılan elektrik faturaları her ay tekrarlanacaktır. Bunun adı katmerli soygundur. Ve bu soygunun ardında enerji alnındaki özel şirketleri kurtarma operasyonu yatmaktadır.

Söz konusu şirketler, yıllar önce iktidar tarafından hayata geçirilen özelleştirme politikaları ile oldukça karlı hale getirilen alana kendi kaynakları ile değil dışarıdan aldıkları döviz kredisi ile girmiştir. Ancak 2018 yılından itibaren kurda yaşanan artışla borçları katlanmış, 40 milyar doların üzerindeki kredi borcu yeniden yapılandırılmıştır.

“ZAMLAR HALKIN ÜZERİNE YIKILMAKTADIR”

Bugün söz konusu şirketlerin ne kadar kredi borcu olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Ancak dolar 13,5 TL seviyesinde seyrederken söz konusu borcun devasa boyutlara ulaştığını tahmin etmek için kâhin olmaya da gerek yoktur.

İşin özü; 21 dağıtım şirketi ve bir avuç enerji şirketinin hem yüksek karı devam etsin hem de devasa borçları ödensin diye fahiş oranlı zamlar halkın üzerine yıkılmaktadır. Üstelik bu şirketler, son olarak Isparta halkının günlerce karanlığa, soğuğa teslim edilmesi örneğinde bir kez daha açığa çıktığı üzere denetim boşluğunda da yaralanarak kârlı görmedikleri işleri, görevleri de olsa maliyet olarak gördükleri işleri yapmamaktadır. Üye sendikamız ESM tarafından yapılan çalışmalar, enerji üretim ve dağıtımını kamulaştırıp vergi adaletsizliği yaratan KDV de devre dışı bırakıldığında hem halkın hem de ticaret ve sanayi kuruluşlarının faturalarını yarı yarıya düşürmenin mümkün olduğunu ispatlamaktadır. ESM tarafından yapılan çalışmalara göre; Türkiye’deki mevcut 47 milyon 84 bin 919 abonenin yüzde 82,2’si meskendir. Meskenlerin tüketimi toplam tüketimin dörtte biridir. Söz konusu meskenlerin yüzde 60’ının aylık elektrik tüketimi ise 150 kilovatın altında kalmaktadır. EÜAŞ, mevcut durumda toplam elektriğin beşte birini üretmektedir. Yani bir kamu kuruluşu olan EÜAŞ, mevcut durumda bile 38,7 milyon mesken abonesine elektik satacak potansiyele sahiptir. EÜAŞ bir avuç özel üretim ve dağıtım şirketlerini aradan çıkarıp halka doğrudan elektrik verdiğinde, bugün 210 kilovata kadar 137,3 kuruş olan kilovat saat tutarı 70,8 kuruşa inmektedir. Bunun karşılığı, mevcut faturada yüzde 120 azalmadır. 210 kilovat üstü, ticarethane ve sanayi için ise zamların geri alınması, alınan vergilerin piyasa fiyatı ile fark için karşılanması yeterli olacaktır.

“EMEKÇİLERİ BU SOYGUNA DUR DEMEK İÇİN OMUZ OMUZA VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

Bugün, bir avuç mutlu azınlık dışında kalan başta dar gelirliler ve ücretli kesimler olmak üzere milyonlarca insan, enerji fiyatlarındaki bu devasa artış sonucunda ısınma ile beslenme arasında seçim yapmaya zorlanmaktadır. Milyonlar, artan gıda fiyatları yüzünden yeterince beslenemediği gibi sert geçen kış koşullarında yeterince ısınamadığı halde nerdeyse kira giderlerine ulaşan elektrik ve doğal gaz faturaları ile baş etmeye çalışmaktadır. Tüm bunlar, 21 dağıtım şirketi ve sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen enerji şirketinin çıkarının 84 milyonun çıkarının üzerinde tutulmasının, yıllardır süren özelleştirme talanının sonucudur. KESK olarak, bu hafta boyunca tüm yurtta daha çok zamları merkez alan bir noktadan, ‘zamlar geri alınsın, özelleştirmeler iptal edilsin’ şiarı ile eylem ve etkinlikler düzenleyeceğiz. Tüm işyerlerinde konuya ilişkin materyallerimizin yaygın dağıtımını yapacak, basın açıklamaları düzenleyeceğiz. Sadece işyerlerinde değil, kent meydanlarında da basın açıklamaları, yürüyüşler, oturma eylemleri, fatura yakma eylemleri düzenleyeceğiz. Bu etkinliklere yereldeki emek, meslek örgütleri ve demokrasi güçlerinin en geniş katılımı sağlamak için çaba sarf edeceğiz. Başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri, işçileri, dar gelirlileri, göz göre göre yaşanan bu soyguna dur demek için omuz omuza vermeye; işyerlerinde, alanlarda buluşmaya çağırıyoruz.”