Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan ocak ayı enflasyon verilerine ilişkin bir açıklama yayımladı. Konfederasyon, "Sahte TÜİK rakamlarına göre bile enflasyonda dünya beşincisi olan bir ülkede yaşıyoruz. İktidar yıllardır bizleri 'enflasyonu düşürdük, düşüreceğiz' diyerek oyalıyor. Oysa IMF’ye göre bile Türkiye, 2026 yıl sonunda yüzde 21 enflasyon hedefine ulaşsa dahi dünyada en yüksek enflasyona sahip sekizinci ülke olacak" açıklamasını yaptı.
Sosyal medya kanalları üzerinden paylaşılan metinde, yılın ilk enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte maaş artışlarının henüz ilk ayda alım gücünü yarı yarıya kaybettiği kaydedildi. KESK, "Enflasyon farkı" tanımının geçmiş altı ayın farkını temsil ettiğini hatırlatarak, kamu emekçileri ve emeklilerinin 2026 yılına yüzde 11 oranında bir maaş artışı ile başladığını belirtti. TÜİK verilerine göre enflasyonun ocak ayında yüzde 4,84 oranında arttığına dikkat çekilen açıklamada, maaş artışının neredeyse yarısının ilk aydan itibaren eridiği vurgulandı. Önümüzdeki beş aylık süreçte maaşların sabit kalacağı ancak enflasyonun yükselmeye devam edeceği ifade edilerek, ekonomik kayıpların daha da derinleşeceği aktarıldı.
MAAŞLARIN ALIM GÜCÜ AZALDI
Açıklamada, temel harcama gruplarında görülen artışların genel enflasyon rakamlarını geride bıraktığı bilgisi paylaşıldı. Ocak ayında aylık genel enflasyon yüzde 4,84 olarak gerçekleşirken, sağlık alanındaki enflasyonun bu oranın üç katından fazla artarak yüzde 14,85'e ulaştığı bildirildi. Sigorta ve finansal hizmetler grubunda yaşanan yükselişin aylık genel enflasyonun iki katından fazla bir oranla yüzde 10,82 olarak kayıtlara geçtiği belirtildi. Eğitim ve gıda harcamalarında ise aylık enflasyonun, genel verilerin yaklaşık 1,5 katı düzeyinde seyrederek sırasıyla yüzde 6,61 ve yüzde 6,59 oranında arttığı kaydedildi.
Yıllık verilere de değinilen açıklamada, TÜİK rakamlarına göre yıllık genel enflasyonun yüzde 30,65 olduğu, ancak eğitim enflasyonunun bu seviyenin iki katını aşarak yüzde 64,70’e çıktığı ifade edildi. Konut enflasyonunun yüzde 45,36’ya ulaştığı, şubat ayı kira artışlarında baz alınacak 12 aylık ortalama enflasyonun ise yüzde 33,98’e yükseldiği paylaşıldı. Bu veriler ışığında yapılan hesaplamada, ocak ayında 60 bin lira maaş alan ve 25 bin lira kira ödeyen bir kamu emekçisinin kira bedelinin şubat ayından itibaren 8 bin 745 lira artarak 33 bin 745 liraya yükseleceği, buna karşın maaşının aynı kalacağı vurgulandı.
KAMU EMEKÇİLERİNİN TALEPLERİ SIRALANDI
KESK, 2025 yılı haziran ayındaki toplu sözleşme döneminde yaptıkları "Ocak 2026’da yoksulluk sınırı en az 100 bin lira olacak" öngörüsünün gerçekleştiğini belirterek, ocak ayı itibarıyla yoksulluk sınırının 102 bin liraya, açlık sınırının ise 35 bin liraya dayandığını ifade etti. Mevcut tablonun çalışan yoksulluğundan ziyade "çalışan açlığı" noktasına geldiği savunuldu. Yaşanan kayıpların telafi edilmesi amacıyla hazırlanan talep listesinde şu maddelere yer verildi:
Maaşlarda şubat ayından itibaren geçerli olmak üzere derhal yüzde 25 oranında ek artış yapılması, Temmuz 2024’ten bu yana uygulanan ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılması ve tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi talep edildi. Ayrıca, ilave seyyanen ödenek tutarının emekli aylıklarına eklenmesi, mülakat sisteminin kaldırılması ve 4688 sayılı yasa başta olmak üzere ilgili mevzuatın grevli toplu pazarlık hakkına uygun hale getirilmesi istendi. Haziran ayı sonuna kadar gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulması gerektiğini belirten KESK; en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği sağlanmasını ayrıca ifade etti.





