EMEP Gaziantep Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda düzenlenen silahlı saldırılara tepki göstermek amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde nöbet tutan eğitimcilerle bir araya geldi.
Karaca, burada yaptığı açıklamada iktidarın güvenlik anlayışına eleştiriler yönelterek şu ifadeleri kullandı: "Bu ülkede saray rejiminin güvenlikten anladığı tek şey, işçilerin haklarını savunduğu için sendikacı tutuklamak. Öğrenciler kampüslerde yemekhane haklarını savunurken üstlerine saldıran palalıların sırtını sıvazlamak. Ormanlarını, topraklarını koruyan köylülerin üstlerine jandarma, polis salmak. Üniversitelere gönderdiğimiz kız kardeşlerimizi, vali çocukları eliyle, emniyet müdürleri eliyle ölüme, katliama gönderilmesinin üstünü kapatmak… Bütün bürokratlarıyla, adalet mekanizmalarıyla."
ÇOCUKLARIN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYAMAYAN İKTİDAR NE İŞE YARAR?
Halkın güvenlikten anladığının çocukların okula gidip sağ salim eve dönmesi olduğunu ifade eden Karaca, çocukların yoksulluk ve sağlıksız koşullar altında eğitim gördüğüne dikkat çekti. Karaca, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir iktidar en güvenli olması gereken okullarda çocukların, eğitim emekçilerinin canını koruyamıyorsa ne işe yarar? Bir iktidar okulların tuvaletlerine bir kalıp sabun koyamıyorsa, çocukların kantinlerde veresiye defterleri içinde yarım tostu borçla aldığı ortaya çıkıyorsa, bu iktidar ne işe yarar? Eğer eğitim emekçileri insanca çalışma koşulları için, güvenlik için, sağlıklı bir yaşam için her gün mücadele etmek zorunda kalıyorsa, bu iktidar ne işe yarar? Biz biliyoruz ne işe yaradıklarını. Bu iktidar sermaye düzeninin bekçisi, bizim çocuklarımızdan başında takke, bir elinde Kur’an, bir elinde torna, bütün bu sermaye düzenine ucuz işçi yetiştirmek üzere bu eğitim sistemini tarikatlarla, patron akıllarıyla doldurdu. Bizim bugün buradaki itirazımız hem çocuklarımızın canı, çocuklarımızın geleceği ve elbette bu ülkenin huzuru içindir."
Rejime karşı mücadeleyi sürdüreceklerini dile getiren Karaca, "İlkokullarda, ortaokullarda, tarikat yurtlarında istismara uğrattığınız, katlettiğiniz çocukların hesabını soracağız. Bu iktidarın en önemli faillerinden biri olan Yusuf Tekin'den hesap soracağız ve biz aynı zamanda bu eğitim düzeneğini sermayeye, gerici tarikat ve cemaatlere peşkeş çeken saray rejiminden hesabı hep birlikte soracağız" dedi.
Eğitim emekçilerinin birliğine de dikkat çeken Karaca, yurttaşlara seslenerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün memleketin her yerinde sofralarda, anneler çocuklarının boğazından geçen bir lokma ekmeği izledi. Yarın çocuğumu okula gönderdiğimde, acaba sağ salim eve dönebilecek mi diye. Babalar işyerlerinde vardiyalarında evlerine telefon ettiler, acaba yarın çocuğu okula göndermesek mi diye. Televizyon ekranları karşısında herkes bu öfkeyle ne yapacağını bilemez halde birbirine şu soruyu sormaya başladı: Bu çaresizliği nasıl dağıtacağız? İşte buradayız. Eğitim emekçileri bizi çaresizliğe, umutsuzluğa, geleceksizliğe iten bu saray rejimine karşı ne yapmamız gerektiğini ortaya koydu. Birleşti, buluştu, gücünü ortaya koydu. Bu birleşime, bu buluşmaya, bu güç birliğine veliler olarak, kadınlar olarak, lise öğrencileri olarak, üniversite öğrencileri olarak, köy dernekleri olarak, mahalle grupları olarak ses vereceğiz, güç vereceğiz."
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in istifa etmesi gerektiğini belirten Karaca, Emek Partisi adına halka şu çağrıda bulundu: "Yarın çocuklarınızı okula göndermeyin. Yarın bütün okulların önünü güvenli bir gelecek, bilimsel, laik bir eğitim için eylem alanlarına dönüştürün. Ve yarın işte herkesin memleketin en çok nefret edilen adamının ismini her yerde, her yerde çınlatın. Sözümüz açık. Yusuf Tekin istifa edecek. Yusuf Tekin istifa edecek ve biz eğitimi sermayenin de tarikatların da elinden alıp çocuklarımızın geleceğine hep birlikte armağan edeceğiz."