İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınarak tutuklanmasının birinci yılı dolayısıyla bir basın açıklaması düzenledi.

İzmir Barosunda gerçekleştirilen açıklamada, İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Aykut Akdemir, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin ve İzmir Tabip Odası Başkanı Yüce Ayhan hazır bulundu.

İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin demokratik kuralların ve teamüllerin uygulandığı bir ülke olmaktan çıktığını belirtti. Demokrasinin raydan çıktığını savunan Yılmaz, bu sürecin temellerinin 2010 ve 2017 anayasa değişiklikleriyle atıldığını vurguladı. 2017 değişikliğiyle parlamenter sistemden uzaklaşıldığını ifade eden Yılmaz, karşımızda şeffaf ve demokrasiyi işleten bir anlayışın bulunmadığını kaydetti.

Yılmaz, 19 Mart sürecinde başlayan protestolarda yüzlerce kişinin gözaltına alındığını ve bu kişilerin çoğunun tutuklandığını söyledi. İzmir’deki gösterilerde gençlerin, sanatçıların ve hukukçuların hiçbir gerekçe gösterilmeden günlerce gözaltında tutulduğunu dile getiren Yılmaz, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik büyük ihlaller yaşandığını vurguladı. Bu hakların valilik ve kaymakamlık kararlarıyla engellendiğini belirten Yılmaz, “Bu, demokrasinin rafa kaldırılmasından başka bir şey değildir” şeklinde konuştu.

ADİL OLUN VE MESLEĞİNİZİN GEREĞİNİ YAPIN

Hukuk ilkelerine dönüş çağrısında bulunan Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti'nin artık bir hukuk devleti olmadığını, anayasası olan ancak anayasal olmayan bir ülke konumuna geldiğini savundu. Kanunların sadece belirli bir kesim için uygulandığını ifade eden Yılmaz, mevcut durumun demokrasi olarak adlandırılamayacağını belirtti.

TMMOB İKK Sekreteri Aykut Akdemir ise yaşanan saldırıların iktidarın yönetim hırsından kaynaklandığını ifade etti. İktidarın yönetemedikçe saldırganlaştığını savunan Akdemir, isnat edilen suçların gerçek olmadığını halkın bildiğini kaydetti. Anayasa Mahkemesi kararlarının yok sayıldığı bir ortamda suçlamaların lekeleyici bir etkisinin olmayacağını belirten Akdemir, hukuk sistemine yönelik şu taleplerini dile getirdi:

“Adil olun, mesleğinizin gereğini yapın, hukukun evrensel ilkelerinden uzaklaşmayın. Bize düşen tek görev, konuşmak ve doğruyu söylemektir. Biz doğruyu söylemekten vazgeçmeyeceğiz.”

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, muhalif olan herkesin yargı yoluyla susturulmaya çalışıldığını ifade etti. İşçilerin, işsizlerin ve emeklilerin ekonomik zorluklarla terbiye edilmek istendiğini savunan Gümüştekin, demokrasi ve hukuk için birleşme çağrısı yaptı.

İzmir Tabip Odası Başkanı Yüce Ayhan ise Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın tutukluluk sürecinde yaşadığı sağlık sorunlarını hatırlattı. Ayhan, 19 Mart sürecinden itibaren sağlık hakkının da ihlal edildiğini belirterek, hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmayan sanıkların sağlığa erişimde sıkıntı yaşadığını kaydetti. Gözaltı muayenelerinin sağlık kuruluşları yerine gözaltı merkezlerinde yapılmasını eleştiren Ayhan; hukuk, sağlık ve laiklik gibi temel değerlerin tahribata uğradığını sözlerine ekledi.