İYİ Parti Karadeniz Ereğli İlçe Teşkilatı’nın eski başkan yardımcılarından Ozan Çapar, katıldığı televizyon programında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çapar, 19 üyenin istifa etmesinin nedeninin, Sertan Kuzu’nun İYİ Parti’ye dönmesi olduğunu söyledi.

Haber: Kader Akçakese

Gazeteci Altan Akçakese’nin hazırladığı sosyal medya sohbeti Dost Meclisi’nin 10 Mart akşamı yayınlanan bölümünün konuğu olan İYİ Parti Karadeniz Ereğli İlçe Teşkilatı’nın eski başkan yardımcılarından Ozan Çapar’ın anlattıkları sansasyon yarattı.

2019 Yerel İdareler Seçimleri sürecinde partisinden ayrılarak Cumhuriyet Halk Partili Halil Posbıyık’ın listesinden Belediye Meclis Üyesi olan Sertan Kuzu’nun kısa bir süre önce eski partisine dönmesinden sonra, aralarında Asım Tazegül ve Ozan Çapar gibi önemli isimlerin görevlerinden ve partilerinden istifa ettikleri İYİ Parti’de yaşandığı iddia edilen olaylar Ereğli’de şaşkınlık yarattı. 

Haftalardır tartışma ve gerginliklerin yaşandığı İYİ Parti Karadeniz Ereğli İlçe Teşkilatı’nda, Sertan Kuzu’nun dönüşü ve parti rozetinin Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın tarafından bizzat takılmasından sonra 19 üye istifa etmişti. Yaşananlar hakkında bilgi vermesi amacıyla Dost Meclisi’ne davet edilen Eski İlçe Başkan Yardımcısı Ozan Çapar, üç saat süren programda anlattıklarıyla gündemi sarstı.

“İSTİFALARIN ASIL NEDENİ KUZU’NUN PARTİYE DÖNMESİ DEĞİL”

Sertan Kuzu’nun yeniden partisine dönme niyeti ile girişimlerde bulunmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen bu konuda yönetim kurulu üyelerine Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen ve Karadeniz Ereğli İlçe Başkanı Evrim Balbaloğlu tarafından bilgi verilmediği kaydeden Çapar, istifalarının arkasındaki asıl nedenin Sertan Kuzu’nun İYİ Parti’ye dönmesi olmadığını söyledi. 

İlçe Teşkilatı’nın ikinci genel kurulu ile seçilmiş ilçe başkanı olarak görevine başlayan Evrim Balbaloğlu’nun egosu tavan yapmış, megaloman bir kimlik ile teşkilatı yönetmeye gayret ettiğini ve kendisinin İYİ Parti tüzüğünü kesinlikle bilmediğini ifade eden Ozan Çapar, ilçe başkanı tarafından tüzüğe aykırı şekilde ilçe başkan yardımcılığı görevinden alınmasından sonra Balbaloğlu’nu Disiplin Kurulu’na şikayet ettiğini ve İl Teşkilatı tarafından yapılan denetimde ortaya çıkan hususların içler acısı olduğunu söyledi. 

“BAZI ÜYELERİN İMZALARI TAKLİT EDİLMİŞ”

Çapar, iki il yöneticisi tarafından yapılan denetimde, partinin Karadeniz Ereğli İlçe Teşkilatı’nın karar defterinde, yönetim kurulu ve divan kurulu toplantıları ile ilgili alınan kararlarda yer alan bazı imzaların taklit edildiğini, bu toplantılara 24 kişilik yönetim kurulundan belli başlı üyelerin katıldığını ve birçok üyenin bu toplantılardan haberlerinin olmadığını; toplantı sonralarında, o toplantıya katılmayan birçok üyeye diğer ilçe başkan yardımcısı Münevver Algan tarafından bizzat ziyaret gerçekleştirilerek imza attırıldığını, hatta bazı toplantı tutanaklarında, toplantıya başkanlık ettiği belirtilmesine rağmen İlçe Başkanı Evrim Balbaloğlu’nun imzasının bulunmadığının tespit edildiğini anlattı. 

İlçe Teşkilatı karar defterinin teşkilattan çıkarılmaması gerekmesine rağmen bizzat İlçe Başkanı Balbaloğlu tarafından Münevver Algan’a zimmetlendiğini ve Algan’ın da karar defterini yanında bulundurduğunu iddialarına ekleyen Ozan Çapar, bu yaşananların ve İl Teşkilatı’nca yapılan denetim sonrasında hazırlanan rapordaki olayların bile başlı başına birer suç unsuru olduğunu söyledi.

“BALBALOĞLU TEŞKİLATI KAOSA SÜRÜKLÜYOR”

 Milletvekili adayı olmaktan başka hiçbir şey düşünmeyen İlçe Başkanı Evrim Balbaloğlu’nun İYİ Parti İlçe Teşkilatı’nı kaosa sürüklediğini belirten Ozan Çapar, bütün ısrarlı girişimlerine rağmen ortadaki usulsüzlüklerin ve yanlışların giderilmesi için İl Başkanı Yavuz Erkmen’in de hiçbir şey yapmadığını ifade etti. 

“ÇALIŞTIĞI HASTANEDEN İZİN ALAMAYAN BİR İLÇE BAŞKANIMIZ VAR”

Akçakese ve yayını izleyen vatandaşların her sorusuna yanıt vermeye gayret eden Ozan Çapar ilerleyen günlerde İYİ Parti Karadeniz Ereğli İlçe Başkanı Evrim Balbaloğlu hakkında hukukî dava açmayı kararlaştırdığını, birilerinin bu yaşananlara bir son vermesi gerektiği belirtirken özetle şu görüşleri de sundu:

“Balbaloğlu, çalıştığı özel hastaneden izin alamayacak duruma geldiği için saat 17.00’den önce hiçbir ziyaret ve etkinliğe katılamayan biridir. İl Başkanı Yavuz Erkmen’in mazbata alma törenine bile katılmayan; alabileceği birkaç saatlik izni bile Erkmen için almayı düşünmediğini açık açık beyan eden Balbaloğlu’nun bu hataları karşısında İl Başkanı bile doğru bir duruş sergileyememiştir. Etkinliklere gündüz saatlerinde katılamayan bir ilçe başkanı, mesai bitimlerinde ise hastanedeki odasında insanlarla bir araya gelip partiye üye kazandırma çalışması yapabiliyor. Ancak o hastane odasında yaptığı yetmişe yakın yeni üye de kısa bir süre önce tek tek partiden istifa ettiler. 

Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: "Mahkemeyi de tanımıyoruz, verdiği kararı da tanımıyoruz" Kılıçdaroğlu: "Mahkemeyi de tanımıyoruz, verdiği kararı da tanımıyoruz"

Bir yönetim kurulu üyesini, parti tüzüğü gereği kendi kararıyla görevinden almak varken bu kararı bile yönetim kurulu üyelerinin onayına sunan ve karar defterine de böyle işleten bir ilçe başkanımız var. Bu yanlışlarından dolayı kendisini bizzat ben iki defa Disiplin Kurulu’na sevk ettim. Bu şikayetlerim üzerine İl Teşkilatı tarafından İlçe Teşkilatı’nda denetim yapıldı. Denetim sonrası hazırlanan raporda çokça usulsüzlük ve tutarsızlık ortaya çıkmıştır. Hazırlanan raporda bazı üyelerin toplantı tutanaklarındaki imzalarının birbirini tutmadığı, toplantılara sürekli aynı yönetim kurulu üyelerinin katıldığı, tutanaklarda imzaları olmayan üyeler denetim yapan il yöneticileri tarafından arandıklarında kendilerine toplantılardan haberlerinin olmadığını söyledikleri de belirtilmiş. Dahası Balbaloğlu’nun başkanlık ettiği belirtilen bazı toplantıların tutanaklarında kendisinin imzasının bulunmadığı vurgulanmış. Böyle bir ilçe teşkilatı yönetimi olur mu?...” 

“KENDİSİNE HAKKIM HELAL DEĞİLDİR”

“…Evrim Balbaloğlu’na İYİ Parti tüzüğünün üç maddesini sorsam söyleyemez. Bana ve parti teşkilatına yaşattıkları sebebiyle yakın bir zaman sonra Balbaloğlu hakkında hukukî dava açacağım. Hakkımı arayacağım. Ama benim hakkım kendisine bu dünyada da öteki dünyada da helal değildir. Benden o helalliği almak için çok uğraşacak.”