YEREL MEDYA KOORDİNASYONU

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde dört eğitim sendikasından ortak protesto

Eğitim-İş, TÖB-SEN, Eğitim-Sen ve Hürriyetçi Eğitim-Sen, Bağcılar'da bir öğretmenin ideolojik faaliyetlerine karşı İİMEM önünde ortak basın açıklaması düzenledi.

Abone Ol

İstanbul Bağcılar Arif Nihat Asya İlkokulu bünyesinde sınıf öğretmenliği yapan A.D.'nin, geçtiğimiz yılın mayıs ayından bu yana sürdürdüğü iddia edilen müfredat dışı ideolojik dayatmaları ve Cumhuriyet değerlerine yönelik ayrımcı söylemleri nedeniyle dört büyük eğitim sendikası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü (İİMEM) önünde bir araya geldi. Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası, Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve Hürriyetçi Eğitim Sen tarafından gerçekleştirilen ortak basın açıklamasında, söz konusu öğretmenin faaliyetlerine karşı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) göreve çağrıldı.

TÖB-SEN adına açıklamayı okuyan Serkan Bebek, öğretmen A.D.'nin on aydır süren eylemlerinin kamuoyuna defalarca teşhir edildiği ve konunun görsel ile yazılı basında geniş yer bulduğu hatırlatıldı. Yapılan suç duyurularına rağmen yargılama için gerekli soruşturma izninin verilmediğini savunan sendika temsilcileri, bu cezasızlık halinin öğretmeni daha da cesaretlendirdiğini ifade etti. Açıklamada, şahsın sosyal medya hesapları üzerinden öğrencilerini de kullanarak kutuplaştırıcı ve ayrımcı düşünceler yaymaya devam ettiği öne sürüldü.

YUSUF TEKİN'İN HAYAL ETTİĞİ ÖĞRETMEN PROFİLİ

Eğitim paydaşları, basın açıklamasında Türkiye genelindeki farklı disiplin süreçlerine değinerek bir "çifte standart" vurgusu yaptı. Bursa Nutku'nu paylaştığı için açığa alınan sendika başkanları, ekonomi politikalarını eleştirdiği için soruşturulan esnaflar ve Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesine karşı çıkan eğitimcilerin hızla cezalandırıldığı belirtildi. Sendika sözcüleri, "Bir yanda kapı kırdıran müdürlere başarı belgesi verenler, diğer yanda bilimsel eğitimi savunanları sürgünle cezalandıranlar var. Anayasaya açıkça aykırı hareket eden bu öğretmene dokunulmaması, Yusuf Tekin’in hayal ettiği öğretmen profilini yansıtmaktadır" dedi.

Basın açıklamasının son bölümünde, yaşanan olayların münferit birer vaka olmadığı, iktidarın eğitim üzerinden inşa etmeye çalıştığı "tekçi, cinsiyetçi ve mezhepçi" politikaların bir yansıması olduğu savunuldu. Demokratik ve laik eğitim hakkının, tıpkı ekonomik sıkıntılar gibi toplumun tamamını ilgilendiren 86 milyonun ortak meselesi olduğu vurgulandı. "Kötülük organize ise biz de iyiliği organize etmeliyiz" çağrısında bulunan sendika bileşenleri, çocukların geleceğini ve bilimsel eğitim sistemini korumak adına geri adım atmayacaklarını söyledi.