İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, düzenlenen ruhsat töreninde yaptığı açıklamalarda Türkiye'deki mevcut hukuk sistemi ve anayasal uygulamalara yönelik değerlendirmelerde bulundu. Kaboğlu, Türkiye’de siyasal ve fikir suçlusu olarak nitelendirilen kişilerin neredeyse tamamının, Anayasa’ya aykırı bir biçimde tutuklu bulunduğunu kaydetti.

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

Yargıdaki temel sorunun sadece ilgili Anayasa maddelerinin okunmaması olmadığını vurgulayan Kaboğlu, Anayasa’nın kendi iç bütünlüğü içinde, hak ve özgürlükleri koruyucu yönüyle uygulanmadığını belirtti. Masumiyet karinesi başta olmak üzere adil yargılanma hakkının sistematik bir biçimde ihlal edildiğini ifade eden Kaboğlu, bu tablonun Türkiye’yi Avrupa ölçeğinde adil yargılanma ihlallerinde ön sıralara yerleştirdiğini söyledi.

Adaletin ancak sav, savunma ve hüküm üçlüsünün dengesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Kaboğlu, bu dengenin bozulması durumunda “Adalet mülkün temelidir” sözünün içi boş bir slogana dönüşeceğini dile getirdi. Anayasa değişikliklerinin geriye götürücü değil, ileriye dönük yorumlar için var olduğunu hatırlatan Kaboğlu, 2001 yılında yapılan değişikliklerle insan haklarına dayalı laik ve demokratik Cumhuriyetin güçlendirildiğini vurguladı.

2010 yılında tanınan bireysel başvuru hakkına da değinen Kaboğlu, kesin hükmün artık ancak Anayasa Mahkemesi denetiminden geçtikten sonra bir anlam kazanacağını ifade etti. Adil yargılanma hakkının bir lütuf olmadığını belirten Kaboğlu, bu hakkın Anayasa'nın kesin bir emri olduğunu sözlerine ekledi.