Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik saldırıları sonlandırmak amacıyla 15 maddelik bir plan önerisinde bulunduğu ve bu sürecin müzakere edilmesi için bir aylık geçici ateşkes teklif ettiği kaydedildi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonunun, adını açıklamadığı İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre, Washington yönetimi İran ile tırmanan gerilimi düşürmek için kapsamlı bir teklif paketi hazırladı. Hazırlanan bu taslağın, iki ülke arasındaki çatışma riskini ortadan kaldırmayı hedeflediği belirtildi.
Söz konusu 15 maddelik çözüm planının Pakistan kanalıyla Tahran yönetimine iletildiği ifade edilirken, ABD tarafının bu anlaşmaya dair görüşmelerin sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla bir ay sürecek geçici bir ateşkes ilan etmeyi amaçladığı iddia edildi. Kanal 12'nin haberinde, saldırıların kalıcı olarak durdurulması karşılığında İran'dan beklenen şartlara dair ayrıntılar paylaşıldı.
İSFAHAN, NATANZ VE FORDO TESİSLERİNİN DEVRE DIŞI BIRAKILMASI
Hazırlanan taslak metinde; İran'ın nükleer kapasitesinin sonlandırılması, Tahran'ın nükleer silah edinme girişiminde bulunmayacağına dair resmi taahhüt vermesi, İsfahan, Natanz ve Fordo nükleer tesislerinin faaliyetlerine son verilerek devre dışı bırakılması gibi maddelerin yer aldığı ifade edildi. Ayrıca planın, İran'ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirme işlemi yapmamasını ve elinde bulundurduğu yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokunu Uluslararası Atom Enerji Ajansı'na (UAEA) teslim etmesini kapsadığı öne sürüldü.
Teklifin bölgesel ve askeri boyutunda ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası gemi trafiğine açılması, İran'ın füze programının menzil ve kapasite açısından kısıtlanması, Tahran'ın bölgedeki vekil güçlere sağladığı desteği tamamen kesmesi gibi koşulların bulunduğu belirtildi. Bu adımların atılmasına karşılık olarak, İran ekonomisini hedef alan uluslararası yaptırımların kaldırılacağının taahhüt edildiği kaydedildi.
İsrailli kaynaklar, İran yönetiminin bu maddeleri kabul etme noktasında çekimser kalabileceğini vurgularken; ABD yönetiminin öncelikle genel bir çerçeve metni üzerinde mutabakat sağlamak için baskı yapıp, teknik detayların görüşülmesini ileri bir tarihe erteleyebileceği yönündeki endişelerini dile getirdi.