İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında Hürmüz Boğazı, ateşkes teklifleri, nükleer denetimler ve bölgesel ilişkilere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, basın toplantısında yaptığı açıklamada, İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı konusunda dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde bir toplantı gerçekleştirildiğini belirtti. Bekayi, “Bu görüşmelerin amacı, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişine yönelik bir protokol ve uygulama yönergesi üzerinde çalışmaktır” dedi.
ATEŞKES TEKLİFİNE RET
Bekayi, ABD tarafından önerilen 48 saatlik ateşkes teklifinin neden geri çevrildiğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Sadece büyüklerimiz daha önce söylediği için değil, sebebi tecrübedir. Ateşkes, cinayetlerin devam etmesi için güç toplama ve teçhizat yenileme anlamına gelir. Bizim talebimiz, bu uğursuz döngünün bir daha tekrarlanmayacağından emin olunarak dayatılan bu savaşın sona ermesidir. Bunun garantisinin ne olduğunu sorabilirsiniz. Garanti, düşmanın bir daha saldırıya cüret edemeyecek şekilde pişman edilmesidir. Peki uluslararası hukuki bir garanti var mı? Hayır, yok.”
NAHÇIVAN VE TÜRKİYE’YE ATIŞ İDDİALARI
Sözcü Bekayi, Nahçıvan’a yönelik saldırı iddialarına ilişkin, “Eğer Azerbaycan Cumhuriyeti ile ilgili konuyu kastediyorsanız, biz açıkça belirttik ki İran tarafından Azerbaycan’a yönelik herhangi bir atış gerçekleştirilmemiştir” dedi. Aynı durumun Türkiye için de geçerli olduğunu belirten Bekayi, “Türkiye konusunda da bizim tarafımızdan bir atış yapılmadığını açıkça ifade ettik” diye konuştu.
UAEA BAŞKANINA ELEŞTİRİ
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’nin İran’ın silah düzeyindeki uranyum stokları hakkındaki açıklamalarını eleştiren Bekayi, “Bizzat Ajans’ın kendi raporlarında bile, İran’ın barışçıl nükleer programının rayından çıktığına dair en ufak bir tartışma dahi hiçbir zaman yer almamıştır” ifadelerini kullandı.
TRUMP’IN ÜSLUBUNA TEPKİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın hakaretamiz diline ilişkin bir soruyu yanıtlayan Bekayi, “İranlılar çocukluktan itibaren edep ve nezaketle konuşmayı öğrenirler. Onlar Taş Devri’nde bile edepli konuşurlardı” dedi. Trump’ın üslubunun ne büyüklüğün ne de özgüvenin göstergesi olduğunu belirten Bekayi, “Tahran asla Trump’ın ültimatomlarına boyun eğmeyecektir” diye konuştu.
SAVAŞ SUÇLARI VE BÖLGE ÜLKELERİ
Bekayi, ABD’nin savaşın başından beri attığı adımların savaş suçu olduğunu belirterek, Minab’daki okula, Lamerd’deki sporcuya ve komutanların evlerine yapılan saldırıları örnek gösterdi. “ABD bu bölgeye ait değildir” diyen Bekayi, “Biz kendimizi bölge ülkelerinin dostu ve bölge güvenliğinin savunucusu olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Bekayi, savaşın İran’ın zaferiyle sonuçlanmasının bölge ve dünya için parlak bir yarın anlamına geleceğini vurgulayarak, “İran’ın bu savaştaki zaferi; hukukun üstünlüğünün, uluslararası hukukun ve insanlık onurunun savunulmasının zaferi anlamına gelecektir” dedi.