İran'da ekonomik krizin tetiklemesiyle 28 Aralık'ta başlayan ve rejim karşıtı sloganların atıldığı protestoların 13. gününde can kayıplarına ilişkin rakamlar açıklandı. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, bugüne kadar en az 50 protestocu, 14 güvenlik görevlisi ve 1 hükümet yanlısı sivil olmak üzere 65 kişi hayatını kaybetti. Aynı kaynak 2 bin 277 kişinin de gözaltına alındığını duyurdu. Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü ise ölü sayısının dokuzu çocuk olmak üzere en az 51 olduğunu bildirdi.
İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, yaptığı bir konuşmada protestocuları "ABD Başkanı’nı memnun etmeye çalışan vandallar" olarak nitelendirdi. Hamaney, "İslam Cumhuriyeti yüz binlerce onurlu insanın kanı pahasına kuruldu ve bunu inkâr edenler karşısında geri adım atmayacaktır" ifadelerini kullandı. İran yönetimi ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta, protestoları "şiddet içeren yıkıcı eylemler ve yaygın vandalizm" olarak tanımlayarak ABD'yi olayları kışkırtmakla suçladı.
Batılı ülkelerden İran yönetimine yönelik tepkiler geldi. İngiltere, Almanya ve Fransa liderleri, ortak açıklamayla İran güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik şiddetini kınadı. Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stéphane Dujarric de can kayıplarından derin endişe duyulduğunu belirterek, "İnsanların barışçıl şekilde protesto etme hakkı vardır ve devletlerin bu hakkı koruma sorumluluğu bulunur" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump ise Tahran'a yönelik açıklamasında, İran yönetiminin protestocuları öldürmesi halinde ABD'nin müdahalede bulunacağına dair güçlü mesaj verdiğini ancak bu müdahalenin kara birliklerini içermeyeceğini söyledi.
Protestolar sürerken ülke genelinde internet erişiminin büyük ölçüde kesildiği bildirildi. İnsan hakları savunucuları, internet kesintisi devam ederken daha ağır bir şiddet dalgası yaşanmasından endişe ediyor.





