Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Politico gazetesine verdiği mülakatta, özgür ve adil bir seçimde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sandıkta yenebileceğinin bilindiğini ve bu durumun engellenmeye çalışıldığını ifade etti. İstanbul’un Silivri ilçesindeki yüksek güvenlikli cezaevinde tutulan İmamoğlu, avukatları ve siyasi danışmanları aracılığıyla Politico’nun sorularını yazılı olarak yanıtladı. Gazetede yayımlanan makalede, İmamoğlu’nun Erdoğan’ın 25 yıllık siyasi hakimiyetine son verebilecek meşru bir seçim adayı olmaya devam ettiği belirtildi. Haberde, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığını hücresinden kazanma iddiasını sürdürdüğü kaydedildi.
Politico, "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlıca rakibi, İstanbul’un hemen dışında bulunan yüksek güvenlikli bir cezaevinde tutuluyor. Ancak bu durum, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığını hücresinden kazanma iddiasını dile getirmesine engel değil" ifadelerine yer verdi.
Tutuklama, protestolar ve siyasi tartışma
Makalede, İmamoğlu’nun 19 Mart 2025 tarihinde tutuklanmasının Türkiye genelinde protestolara ve uluslararası tepkilere yol açtığı hatırlatıldı. Makalede ayrıca, "Muhalefetin, yargı sürecinin siyasi amaçlarla kullanıldığını ve Erdoğan’ın en güçlü laik rakibinin bu yolla siyaset dışına itilmeye çalışıldığını savunduğu" kaydedildi.
55 yaşındaki İmamoğlu’nun, hakkında açılan davalarda toplamda 2 bin 300 yılı aşan hapis cezası talebiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. İmamoğlu, Politico’ya verdiği yanıtta, "yargı sürecinin hukuki değil siyasi olduğunu" savundu. "Bugün yaşadıklarımız, gerçek bir hukuki süreç değil; siyasi bir kuşatma stratejisidir" diyen İmamoğlu, "Erdoğan’ın hedefinin yalnızca bir sonraki seçimi değil, kendisini tamamen siyaset dışına itmek olduğunu" öne sürdü.
İmamoğlu, "özgür ve adil bir seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sandıkta yenebileceğimi biliyorlar ve bunu engellemeye çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
Yerel seçimler sonrası siyasi tablo
Politico, İmamoğlu ve ana muhalefet partisi CHP’li birçok belediye başkanına yönelik yargı süreçlerinin, 2024 yerel seçimlerinde iktidar partisinin aldığı yenilginin ardından geldiğine dikkat çekti. Makalede, "CHP’nin özellikle İstanbul’da dindar ve muhafazakar semtlerde elde ettiği başarının, iktidar açısından dikkat çekici olduğu" vurgulandı.
Makalede, "İmamoğlu’nun, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmaya hazırlandığı bir dönemde hakkında çok sayıda suçlama yöneltildiği" kaydedildi. Politico tarafından, yargı sürecinde kendisine "yolsuzluk, rüşvet, haraç, kara para aklama ve casusluk gibi suçlamaların yöneltildiği" hatırlatılan İmamoğlu, bu iddiaları reddetti.
İmamoğlu, davaya ilişkin, "Somut bulguya ulaşmayan bin 300 denetim, büyük ölçüde söylentilere ve güvenilirliği tartışmalı tanıklara dayanan 3 bin 900 sayfalık bir iddianame ve toplamda 2 bin 352 yıla varan hapis cezası talepleriyle karşı karşıyayım" ifadelerini kullandı.
Ön seçim ve halk desteği vurgusu
Makalede, CHP’nin gerçekleştirdiği cumhurbaşkanlığı ön seçiminde, İmamoğlu’nun tutuklu olmasına rağmen 15 milyondan fazla kişinin oy kullandığı hatırlatıldı. "Bu sürecin, sembolik ancak güçlü bir halk desteği mesajı olarak değerlendirildiği" ifade edildi. Bunun üzerine İmamoğlu, "bu desteğin parti tabanını aştığını" savunarak, "Yaklaşık 15,5 milyon yurttaş adaylığımı desteklemek için oy kullandı. Bunun yalnızca 2 milyonu CHP üyesiydi" dedi.
İmamoğlu ayrıca, tutuksuz yargılama ve erken seçim talebiyle başlatılan imza kampanyasında 25 milyondan fazla imza toplandığını söyledi.
Dijital kampanya ve hukuki belirsizlik
Politico, İmamoğlu’nun cezaevinde olmasına rağmen sosyal medya üzerinden kampanyasını sürdürdüğünü, ancak ana kampanya hesabının Türkiye’de erişime engellendiğini de yeniden gündeme getirdi. İmamoğlu ise mitingler olmadan da bir kampanyanın yürütülebileceğini savunarak, "Bir kampanyayı tanımlayan şey, fikirler, değerler ve yurttaşların ortak iradesidir" ifadelerini kullandı.
Makalede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla soruşturma başlattığı ve diplomanın tutuklanmasından bir gün önce iptal edildiği hatırlatıldı. Ancak "İmamoğlu’nun adaylığının hukuki geleceğinin belirsizliğini koruduğu" vurgulandı. Fakat Politico, Türkiye Anayasası’na göre cumhurbaşkanı adaylarının üniversite mezunu olması gerektiğinin de altını çizdi.
"İmamoğlu ile yarış, Erdoğan için ölümcül bir siyasi tehdit olur"
Washington Institute Türkiye Uzmanı Soner Çağaptay, Politico’ya yaptığı değerlendirmede, "İmamoğlu’nun Erdoğan’la özgür ve adil bir seçimde yarışmasına izin verilmesinin düşük ihtimal olduğunu" söyledi. Çağaptay, "İmamoğlu cezaevinden sanal olarak adaylığını ilan edebilir; ancak bunun hukuken mümkün kılınmasının hiçbir yolu yok" diyerek, Erdoğan için böyle bir yarışın "ölümcül bir siyasi tehdit" olacağını ifade etti.
Dış politika eleştirileri
Makalede, İmamoğlu’nun Erdoğan’ın dış politikasını da eleştirdiği aktarıldı. ABD Başkanı Donald Trump ile yakın ilişkilerin, içerideki demokratik gerilemeyle bağlantılı olduğunu savunan İmamoğlu, "F-35 programı ve yaptırımlar konusunda somut kazanımlar elde edilmediğini" söyledi. İmamoğlu, "Washington’la ilişkilerin iyileştiği iddialarına rağmen Türkiye hala F-35 programına geri dönmedi" ifadelerini kullandı.
Cezaevi yaşamı ve kişisel açıklamalar
İmamoğlu, cezaevinde yazdığını, okuduğunu ve gündemi takip ettiğini belirtirken, tutukluluğun bir demokrasi içinde asla normalleştirilmemesi gerektiğini savundu. En çok ailesini ve İstanbul’un gündelik yaşamını özlediğini söyleyen İmamoğlu, "Her şeyi gerçekten belirleyen, etrafımdaki duvarlar değil" ifadelerini kullandı.





