CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, 15 Aralık'ta Türk hava sahasına giren ve düşürülen insansız hava aracı (İHA) ile ilgili yaptığı açıklamalar Ankara'da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Özel, İHA'nın NATO radarları tarafından tespit edilmesine rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan talimat gelmediği için iki saat boyunca düşürülemediğini öne sürmüştü. Bu iddialar üzerine İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) yazılı bir açıklama yaparak söz konusu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını duyurdu. Açıklamada, İHA'nın menşei nedeniyle veya Cumhurbaşkanından talimat beklendiği için geç düşürüldüğü iddialarının "açık bir dezenformasyon" olduğu vurgulandı.
Yetki Genelkurmay Başkanlığında
DMM tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'nin hava sahası güvenliğinin "Angajman Kuralları Direktifi" dokümanı kapsamında sağlandığı hatırlatıldı. Özgür Özel'in iddiasının aksine, düşürme yetkisinin Cumhurbaşkanında değil, Genelkurmay Başkanlığında olduğu belirtildi. Açıklamada, olay günü gelişmeler çerçevesinde bu yetkinin kullanılmak üzere gecikmeksizin Hava Kuvvetleri Komutanlığına devredildiği ifade edildi. Askeri prosedürlerin eksiksiz işlediği belirtilen metinde, herhangi bir siyasi talimat bekleme durumunun söz konusu olmadığı kaydedildi.
Barış dönemi prosedürleri uygulandı
Merkezin açıklamasında 15 Aralık'ta yaşanan olayın teknik detaylarına da yer verildi. Karadeniz yönünden gelen İHA'nın tespit edilmesinin ardından F-16 savaş uçakları tarafından takibe alındığı belirtildi. Müdahale sürecinde "barış dönemi prosedürlerinin" tamamlandığı ve aracın güvenli bir bölgede kontrollü bir şekilde düşürüldüğü aktarıldı. Gecikme gibi algılanan durumun, prosedürlerin uygulanması ve güvenlik önlemlerinden kaynaklandığına işaret edildi.
Devlete olan güveni sarsmaya yönelik
İletişim Başkanlığı, CHP lideri Özel'in açıklamalarını "art niyetli" olarak nitelendirdi. Eksik ve yanlış bilgilerle oluşturulan bu tür spekülatif açıklamaların halkı yanlış yönlendirdiği ve devlete olan güveni sarsmayı amaçladığı savunuldu. Kamuoyunun bu tür hassas konularda dezenformasyonlara karşı dikkatli olması gerektiği belirtilerek, sadece resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara itibar edilmesi istendi.





