İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan davanın ilk duruşması, 9 Mart Pazartesi günü Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde başlayacak. Davada, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 106'sı tutuklu 402 sanık yargılanacak.
Soruşturma, 19 Mart 2025'te İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başladı ve 237 gün sonra tamamlanarak 11 Kasım 2025'te kamuoyuna duyuruldu. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi 25 Kasım 2025'te kabul ederek davayı açtı ve ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi.
İDDİANAMEDE 17 AYRI SUÇLAMA
İddianamede, sanıklar hakkında 143 farklı eylemle ilgili olarak "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu'na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" gibi 17 ayrı suçlama yer alıyor.
Sanıklardan 99'unun "örgüt mensubu" olduğu iddia edilirken, bunlardan birinin örgütün kurucusu ve lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu, 6'sının örgüt yöneticisi, 92'sinin ise örgüt üyesi olduğu belirtiliyor. Diğer sanıkların ise "örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen" konumunda olduğu kaydediliyor.
İmamoğlu hakkında, doğrudan işlediği öne sürülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet (12 kez), suç gelirlerinin aklanması (7 kez), kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)" suçlarıyla birlikte, toplam 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
ÖRGÜTÜN AMACI İMAMOĞLU'NU CUMHURBAŞKANI YAPMAK
İddianamede, örgütün asıl amacının maddi zenginleşme, ikinci amacının elde edilen maddi sermaye ile CHP'yi ele geçirmek olduğu ileri sürülüyor. Bu amaç doğrultusunda İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na taşındığı, CHP'yi ele geçirmeyi hedeflediği ve nihai amacın İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı adayı yapmak olduğu öne sürülüyor.
İddianamede, örgüt eylemlerinin "ahtapotun kolları gibi" İstanbul'un geneline yayıldığı ifade edilirken, örgüt üyelerinin görüşmelerini gizliliğe riayet edecek şekilde yaptıkları, akıllı telefon kullanmama, buluşmaları kamu binaları dışında yapma, kamera kayıtlarını engelleme gibi eylemlerin "gizlilik" unsuru kapsamında değerlendirildiği kaydediliyor.
Örgütün ilk eylem tarihinin 2015, ilk eylemi gerçekleştirdiği yerin ise Beylikdüzü ilçesi olduğu iddia ediliyor.
DURUŞMA SALONUNDA SIKI GÜVENLİK TEDBİRLERİ
Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı ve güvenlik gerekçeleriyle duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler belirledi. Duruşma salonuna girişler kartlı sistemle yapılacak. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları salona öncelikli alınacak.
Basın mensupları için akreditasyon şartı getirilirken, salona en fazla 5 yabancı basın mensubu, ulusal basın kuruluşlarından ise aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 basın mensubu kabul edilecek. Yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekranla yansıtılacağı ayrı bir bölüm oluşturulacak.
Her sanığın en fazla 3 avukat ile temsil edilebileceği duruşmada, fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacak. Duruşma sırasında sesli ve görüntülü kayıt yapılamayacak. Olası sağlık durumları için duruşma salonunda doktor ve sağlık personeli bulundurulacak.
Mahkemenin "Yargılama Hedef Süre Formu"nda, yargılamanın azami 4 bin 600 günde (yaklaşık 12,5 yıl) tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi.
ULUSLARARASI BASINDA GENİŞ YANKI UYANDIRDI
İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianame, uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. Financial Times, süreci "İmamoğlu'nun siyasetten tamamen dışlanmasını amaçlayan bir girişim" olarak nitelendirirken, New York Times "Erdoğan'ın yargı üzerindeki etkisini pekiştirdiği yeni bir örnek" yorumunu yaptı.
Washington Post, "Savcı, yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu bulunan İstanbul belediye başkanına 2 bin 352 yıl hapis cezası talep etti" başlığıyla duyurduğu haberde, davanın Türkiye'de siyasi dengeler, muhalefetin gücü ve uluslararası yatırımcıların hukuki öngörülebilirlik algısı üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeline sahip olduğunu belirtti.
BBC News, davayı "son yılların en geniş kapsamlı siyasi soruşturmalarından biri" olarak tanımlarken, Bloomberg ekonomik boyutuyla ele aldığı haberinde, iddianamenin açıklanmasının ardından Borsa İstanbul'da sert düşüşler yaşandığını ve yabancı yatırımcıların hukuki öngörülebilirliğe dair endişelerinin arttığını kaydetti.





