MKE Ankaragücü-Çaykur Rizespor maçının sonunda Faruk Koca ve beraberindekilerin saldırısına uğrayan Halil Umut Meler, saldırıda yaşananları anlattı. Hakem Meler, saldırı öncesi Belözoğlu’nun kendisine el kol işareti yaparak bir şeyler söylediğini aktarırken, bu saldırının planlı bir şekilde yapıldığını ifade etti. 

Saldırıyı anlatan Meler şunları dile getirdi:

“Aslında bunu en baştan anlatmak lazım. Normal, çok da güzel bir maç oldu. Kora kor bir mücadele vardı. Bizim hakemlik anlamında, teknik anlamında oyunu, oyun yönetimini etkileyecek kötü yönetim sergilediğimiz bir ortam oluşmadı. Tribünlerden yana da çok büyük sıkıntılar oluşmadı. Ama şimdi hep düşünüyorum. Ekstra bir durum 90+6’da bir gol oldu. Sadece 1-0’ken 1-1 bitti. Sonuçta paylaşılan bir puan oldu. Oyunculardan herhangi bir protesto yoktu. Çünkü yedikleri gol öncesi tartışmalı pozisyon da olmadı son dakika. Normaldi.”

"Belözoğlu'nun el kol hareketlerini fark ettim"

"Maçtan sonra düdüğü çaldıktan sonra oyuncular teşekküre ve tebrik etmeye geldi. Ki bu da görünüyor zaten ekranlarda. O arada Emre Belözoğlu’nun elini, kollarını gördüm. O arada rakip teknik direktör İlhan Palut onu tuttu. Tam biz ne oluyor, ne bitiyor, neler deniyor diye oraya odaklandığımızda eylemi yapan şahıs sol tarafımdan yumruğu vurdu. Ondan sonrasını hatırlıyor muyum, hatırlamıyorum. Çünkü yerde darbe yiyordum. Zaten polis de temsilciler de bunu beklemiyordu. Beklenmeyen bir durum, çünkü oluşabilecek hiçbir hadise yoktu. Sadece bu durumu provoke eden teknik direktördü. Başka hiç kimse değildi.”

"Benimle ilgili şahsi bir görüşü vardı; devam ettiğini düşünüyorum"

“Emre Belözoğlu mu provoke etti?” sorusunu yanıtlayan Meler, şunları söyledi:

“Evet bu alenen gözüken bir şey. Maç içerisinde desin ki ‘Bana bu hatayı yaptın, ben senin yüzünden gol yedim.’ Yok. Ankaragücü Spor Kulübü ya da taraftarlarının da bir şeyi yok. Normal bir aksiyonu var. Ya bunu öncesinde planladı. Çünkü biliyorsunuz 2018 yılında benimle ilgili şahsi bir görüşü vardı. Bu şahsi görüşün devam ettiğini düşünüyorum ben de şu an.”

"EMRE BELÖZOĞLU SÖYLESİN, NE İÇİN ÜZGÜN?"

Emre Belözoğlu bir röportajında “Hayatımda hiçbir hakemin, ben tekme yerken güldüğünü görmedim. Halil Umut Meler’i hayatım boyunca unutmayacağım. O da bunu iyi bilsin” demişti. Belözoğlu’nun “Sakatlandığımda gülüyordu” iddiasına yanıt veren Meler, şunları dile getirdi:

“Darbe yediğinde ben ona gülmüşüm. ‘Güldüğümü ispatlasın, tamam’ dedim ben. Benim için problem değil. Ben bunu hiçbir zaman şahsileştirmedim. Onun görüşüydü. Ama şu güne geldiğimizde beni üzen konu şu; bana o eylemi yapan kişi, yumruk atan kişi benden ve ailemden yazılı olarak özür dilemesine rağmen kendisi özür dilemedi. Emre Belözoğlu özür dilemedi. Varsa ispatlayın, yaptı deyin, ‘mesaj attım’ desin... Ama şu ana kadar, farkındaysanız 2 gün öncesinde verdiği röportajda da herhangi bir şey yok. Üzgün olduğunu söylüyor ama neye üzgün? Şiddeti yapanın şu durumda olduğuna mı üzgün? Yoksa bu duruma kendisi getirdiği için mi üzgün? Yoksa ben darbe yediğim için mi üzgün?”

Meler, “(Belözoğlu’nun) Oradaki tavırları mı başkanı tahrik etti diyorsunuz? Yoksa önceden planlanmış bir şey var mı diye düşünüyorsunuz?” sorusuna da yanıt verdi:

“Şimdi baktığımız zaman 2018’de böyle bir beyanı var. Var mı röportajlarında, var. Şimdi bakıyorum benden özür dilemiyor. Ne düşünürsünüz? Beni bırakın ailemden özür dilemiyor. Benim 95 yaşındaki anneannem İzmir’den kalktı geldi ağlaya ağlaya. Benim 10 günlük çocuğum var.

"Anlatabildim mi demek istediğimi? Bakın bu eylemi yapan kişi, yumruğu atan kişi benden ve ailemden özür dilemesine rağmen kendisi özür dilemedi. Buradan yola çıkarak söyleyeyim; siz ne düşünürsünüz? Soruyorum şimdi aleni bir şekilde; rakip teknik direktör İlhan Palut onu tutmasaydı ne olacaktı?”

Belözoğlu’nun sözlerini duyup duymadığı sorulan Meler, şunları belirtti: 

"Hiç duyamadım. Ellerini, kollarını görüyorsunuz ama sözleri ne olduğunu duymuyorsunuz. Temsilcilerden de bir şey gelmedi. Burada hastanede, okulda, trafikte, sosyal bir ortamda biz şiddete tepki göstermeye çalışırken kendisinin özür dilemeyişi hâlâ kafamda soru işareti.”

"Affetmedim ve affetmeyeceğim de..."

Hakem, “Hukuksal olarak sürecin takipçisi olacağını söyledin peki vicdanen affettin mi Faruk Koca’yı” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Hayır affetmedim, affetmeyeceğim. Bunu özellikle bir çok yerde söyledim bunu yapan kendisi bir yumruk attı, yıkıldım ve yere düştüm. Ama asıl yerdeyken vurulanlar benim hayatım boyunca unutamayacağım bir durum olacak. O yüzden vicdanen asla affetmeyeceğim. Hiçbir şekilde affetmeyeceğim, yapanları da bunu tahrik edenleri de asla affetmeyeceğim. Bunu özellikle söylüyorum tahrik edeni de edenleri de affetmeyeceğim"

"Bunu bir camiaya mal etmiyorum..."

"Bunu kimse kesinlikle ama kesinlikle bir camiaya mal ettiğimi düşünmesin. Bir kişinin veya birkaç kişinin yaptığı bir şeyi asla koca bir camiaya mal etmem. Bu konuda herkesin gönlü rahat olsun. Hakem arkadaşlarımın da bundan sonra gideceği müsabakalarda sahada gördüklerini çalacaklarından hiç şüphem yok. Kulağıma bazı şeyler geliyor bu konuyla ilgili. O olacak bu olacak şeklinde.”

“HAKEMLER ANKARAGÜCÜ’NÜ CEZALANDIRACAK” İDDİASI

‘Hakemlerin Ankaragücü’nü cezalandıracağına yönelik iddialara da yanıt veren Meler konuya dair şunları aktardı:

“Hayır asla böyle bir şey yok. Benim hakem arkadaşım gidecek gördüğünü çalacak bu kadar. Kimsenin bu konuda gözü arkada kalmasın. Herkes bundan sonra işine ve futboluna odaklansın. Ama şahsi olarak eylemi gerçekleştiren ve buna çanak tutanları asla affetmeyeceğim” 

"Süper Kupa finalini yönetmek istemiyorum"

Meler, Suudi Arabistan’da oynanması planlanan Fenerbahçe-Galatasaray Süper Kupa Finali’ni yönetmek isteyip istemediğine yönelik soruya da yanıt verdi. 

Bu finali yönetmek istemediğini söyleyen Meler, nedenini şöyle anlattı:

“Psikolojik olarak hazır değilim. Çünkü o maçlar özel maçlar. Her maça gerekli özenin gerekli hassasiyetin gösterilerek en şeffaf şekilde psikolojik olarak kendini hazırlayarak gitmen gerekiyor. Emek harcayarak gitmen gerekiyor. Ondan dolayı hazır değilim.”

"Dönüşüme ailemle karar vereceğiz"

Son olarak, hakemliğe dönmesine ailesinin karar vereceğini söyleyen Meler, "Ailemin bu duruma düşürülmemesi lazımdı. Sonuç itibariyle bir aileyiz biz. Benim en çok üzüldüğüm onlar oldu. Şu anda zaten onların vereceği karar benim için daha önemli. Onların söylemleri ile bir şekilde yoluma devam edeceğim" ifadelerini kullandı.