Haber: Sabri Kırdar
Antalya Kadın Platformu, kayboluşunun üzerinden 6 yılı aşkın süre geçen Gülistan Doku için Attalos Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı Derya Polat okudu.
Açıklamada, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolduğu hatırlatılarak, aradan geçen zamana rağmen etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediği vurgulandı. Dosyanın sistematik biçimde sürüncemede bırakıldığı, delillerin karartıldığı ve sorumluların korunduğu ifade edildi.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan itirafçı beyanları ve yeni tanık anlatımlarına dikkat çekilen açıklamada, olayın yalnızca bir kaybolma vakası olmadığı, aynı zamanda gerçeğin örtülmesine yönelik organize bir çabanın bulunduğuna işaret edildi. Özellikle dönemin Tunceli Valisi’nin oğluna ilişkin iddiaların cezasızlık politikasını gözler önüne serdiği belirtildi.
Açıklamada, Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden bu yana ailesi, kadın örgütleri ve insan hakları savunucularının “Gülistan Doku nerede?” sorusunu sormaya devam ettiği vurgulandı. Bu sorunun, yalnızca bir kaybı değil, kadınların yaşam hakkının nasıl tehdit altında olduğunu da ortaya koyduğu ifade edildi.
2025 yılı itibarıyla dosyada yaşanan gelişmelere de değinilen açıklamada, 13 kişinin gözaltına alınması ve tutuklamaların gerçekleşmesinin yıllardır süren mücadelenin sonucu olduğu ancak bu adımların gecikmiş ve yetersiz kaldığı belirtildi. “Gerçek adalet, yalnızca birkaç tutuklama ile değil, tüm sorumluların açığa çıkarılması ve yargılanmasıyla mümkündür” denildi.
Antalya Kadın Platformu, yaşananların bir ihmal değil, cezasızlıkla beslenen bir sistem sorunu olduğunu vurgulayarak taleplerini sıraladı. Buna göre, ortaya çıkan yeni delillerin derhal bağımsız ve tarafsız biçimde incelenmesi, sorumluluğu bulunan herkesin statüsüne bakılmaksızın yargılanması, Gülistan Doku’nun akıbetinin açıklanması ve soruşturmanın şeffaf yürütülmesi istendi. Ayrıca dosyada ihmali veya kastı bulunan kamu görevlilerinin görevden el çektirilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada, Gülistan Doku nezdinde Rojin Kabaiş, İlayda Zorlu, Rabia Naz Vatan, Nadira Kadarova, Narin Güran, Sevda Kurt ve Şule Çet ile birlikte Gülistan’ın ardından şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz ve çok sayıda kadın cinayetinin aydınlatılması talep edildi.
Platform, “Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılana ve gerçek adalet sağlanana kadar bu davanın peşini bırakmayacağız” mesajını yineledi. Açıklama, “Bu yalnızca Gülistan’ın davası değildir. Bu, kadınların yaşam hakkı mücadelesidir. Bu, hakikat ve adalet mücadelesidir” sözleriyle sona erdi.