GÜNDEM

Gençler Ne İstiyor: Gençlerin Demokrasi, Siyaset ve İnsan Hakları Algısı Üzerine Bir Değerlendirme - 2

Bu serinin ilk yazısında KONDA tarafından yayınlanan Gençlerin İnsan Hakları Algısı Kamu Araştırması raporunun ışığında gençlerin demokrasiye ve demokratik işleyişe bakışı, STK’lara ve siyasi süreçlere katılımı gibi konuları incelemiştik. Bu ikinci bölümde ise Türkiye’de insan haklarının korunmasına, hak ihlallerine ve STK’lara olan yaklaşıma değineceğiz.

Abone Ol

Gençler İnsan Hakları Savunucusu Kurum ve STK’lara Güvenmiyor

Anket sonuçlarına göre, gençlerin dörtte biri insan haklarını savunan uluslararası kurumlara karşı şüpheyle yaklaşıyor. Her ne kadar insan hakları savunucuları “açık fikirli, adil, cesur” gibi olumlu kavramlarla tanımlanıyor olsa da gençlerin %10’u insan hakları savunucularını “dışa bağımlı”, %4’ü ise “devlet düşmanı” olarak tanımlıyor.

Bununla birlikte gençlerin büyük bir kısmı, insan hakları savunucularının herkesin hakkını savunduğuna inanıyor. Bu da insan hakları savunucularının toplumda olumlu bir imaja sahip olduğunun göstergesi.

Gençlere dernek ve vakıfların insan haklarına gereken özeni gösterip göstermediği sorulduğunda ise dörtte birlik kısım gereken özenin gösterildiğini ama bu STK’ların engellemelere maruz kaldığını düşünüyor. Bu durum, gençlerin STK’lara olan önyargısını da açıklamakta yardımcı olabilir.

Gençlerin STK'lar ve insan hakları konusundaki beklentisi, bu kurumların daha etkin ve proaktif çalışmalar yürüten bir yapıya sahip olması yönünde. STK'ların daha şeffaf ve daha kucaklayıcı olması, gençlerin katılımı açısından büyük önem taşıyor.

Geçmişle Yüzleşme ve Gençlerin Beklentileri

Geçmişle yüzleşme, toplumsal barış ve adaletin sağlanması açısından önemli bir süreç. Bununla birlikte KONDA’nın araştırması gençlerin geçmişle yüzleşme konusundaki beklentilerinin soyut düzeyde olduğunu gösteriyor. Her 5 gençten yalnızca 1’i faillerin cezalandırılmasını veya tazminat ödemesini istiyor.

Anket sonuçlarına göre, gençlerin yüzde 18'i ülkenin yüzleşme sorunu olmadığını düşünüyor. Geçmişle yüzleşme süreci, toplumun ortak tarihini ve travmatik olayları anlama ve kabul etme süreci. Dolayısıyla gençlerin yüzleşme konusundaki beklentileri, geçmişin anlaşılması ve tarihle yüzleşme kültürünün oluşturulması gerekliliğini yansıtıyor.

Gençlerin politik katılımının teşvik edilmesi toplumların demokratik gelişimi ve geleceği için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, sürekli olarak gençleri siyasete sokmayı teşvik edecek politikalar ve genellemeler önemli bir hedef olmalıdır. Ancak mevcut parlemento durumuna bakıldığında,  vekil olarak dört AKP, bir YSP' den toplamda beş genç vekilin girdiği görülmektedir. Ancak bu genç vekillerin gençlik örgütlenmesine verecekleri destek, izleyecekleri yol tam olarak akıllarda soru işareti oluşturmaktadır. Partilerin seçim esnasında uyguladıkları politik yaklaşımlar, ittifaklar milletvekili profilini doğrudan etkilemektedir. Ancak ne olursa olsun vekil dağılımının, mevcut gençlik kontenjanı arttırılarak uygulanması gerekmektedir. Böylece yerel ve genel seçimlerde oluşacak gençlik katılımını arttıracaktır.

Sonuç

Gençlerin demokrasiye ve siyasete bakışı, insan hakları algısı ve STK'lara yönelik beklentileri, toplumun demokratik geleceği açısından önemli bir gösterge. KONDA’nın anketi bize gençlerin siyasi de demokratik süreçlere olan ilgisinin oldukça az olduğunu, demokrasinin işleyişinden memnun olmasalar da buna karşı harekete geçecek motivasyonu bulamadıklarını gösteriyor. Bunun ardında yatan pek çok neden olsa da bunlardan belki de en öne çıkanı Türkiye’de oluşan baskı kültürü. Ankete katılan gençlerin çoğu sözlerinin dinlenmeyeceği, ciddiye alınmayacakları, baskıya ve hak ihlaline uğrayacakları gereçkesiyle bir bıkkınlık yaşıyor gibi görünüyor.

Türk gençlerinin demokrasiye ve siyasete olan ilgisini artırmak, insan hakları bilincini güçlendirmek ve STK'ların etkinliğini artırmak, Türkiye'nin demokratik gelişimi ve toplumsal barışı için oldukça önemli. Eğitim, bilinçlendirme çalışmaları ve gençlerin katılımı, demokratik toplumun inşasında kritik bir rol oynuyor. Buna ulaşmak içinse tüm kesimlerin bir araya gelerek, demokratik değerlere ve insan haklarına saygı gösteren bir toplumun inşasına odaklanması gerekiyor.

Türkiye’de gençlerin demokratik süreçlere katılımının artırılması ve genç nüfusun sesini duyurabilmesi için olağanüstü bir çaba harcayan Gençliğin Yüzleri programının İzmir temsilcisi Dilan Güneş Baskan, gençlerin politik katılımı ve Türkiye’nin demokratik gelişimi hakkındaki düşüncelerini şöyle ifade ediyor:

“Gençlerin politik katılımının teşvik edilmesi toplumların demokratik gelişimi ve geleceği için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, sürekli olarak gençleri siyasete sokmayı teşvik edecek politikalar ve genellemeler önemli bir hedef olmalıdır. Ancak mevcut parlemento durumuna bakıldığında,  vekil olarak dört AKP, bir YSP' den toplamda beş genç vekilin girdiği görülmektedir. Ancak bu genç vekillerin gençlik örgütlenmesine verecekleri destek, izleyecekleri yol tam olarak akıllarda soru işareti oluşturmaktadır. Partilerin seçim esnasında uyguladıkları politik yaklaşımlar, ittifaklar milletvekili profilini doğrudan etkilemektedir. Ancak ne olursa olsun vekil dağılımının, mevcut gençlik kontenjanı arttırılarak uygulanması gerekmektedir. Böylece yerel ve genel seçimlerde oluşacak gençlik katılımını arttıracaktır.”