YEREL

Gaziantep'te Emel Akbaş'ın ölümüne ilişkin soruşturmada takipsizlik kararı verildi

Gaziantep'te 2 aylık hamile Emel Akbaş Bayhan'ın 3. kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Karara tepki gösteren anne Muazzez Akbaş, dosyanın Gülistan Doku vakasındaki gibi kararlılıkla ele alınmasını istedi.

Abone Ol

Gaziantep'te 26 Haziran 2025 tarihinde, 3. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden 2 aylık hamile Emel Akbaş Bayhan'ın ölümüne ilişkin "kasten öldürme" ve "intihara yönlendirme" suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı. Savcılık, toplanan deliller ışığında olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti.

Anka Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre, Maliye Bakanlığı bünyesinde gelir uzmanı olarak görev yapan Emel Akbaş'ın şüpheli ölümü üzerine eşi Mehmet Şirin Bayhan hakkında yürütülen hukuki süreçte takipsizlik kararı verildi. Kararda, genç kadının yakınlarının, Emel Akbaş Bayhan'ın eşi tarafından psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığına, ayrıca ölümle tehdit edildiğine dair beyanlarının bulunduğu bildirildi.

Olay anına dair çevre ve güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen Ulusal Kriminal Büro tarafından hazırlanan raporda, düşmeye sebep olabilecek ikinci kişilerin dahlini işaret eden bir emare tespit edilemediği aktarıldı. Kararda, genç kadının cep telefonu incelemesinde bir arkadaşına gönderdiği "Sevdiğim insan beni defalarca öldürmek istedi" şeklindeki mesajın tespit edildiği kaydedildi. Ancak buna rağmen, Emel Akbaş'ın eşi tarafından öldürüldüğüne veya intihara yönlendirildiğine dair somut bir delile rastlanmadığı ifade edildi.

İlgili kararda komşuların beyanlarına da yer verildi. Pencereden düşmesi üzerine Emel Akbaş'a ilk müdahaleyi yapan komşusu Z.K'nin, bilinci açık olan Akbaş'a "Seni biri mi itti, yoksa kendin mi atladın?" sorusunu yönelttiği, Akbaş'ın ise "Ben atladım" şeklinde yanıt verdiği belirtildi. Dosyada F.K. ve S.O. isimli diğer tanıkların da benzer yönde beyanlarda bulunduğu vurgulandı. Soruşturma savcısı, kasten öldürme veya intihara mecbur bırakılma iddialarının başka delillerle doğrulanamadığı gerekçesiyle dosyayı kapattı.

KIZIMIN DOSYASI DA AYNI KARARLILIKLA ELE ALINSIN

Emel Akbaş’ın annesi Muazzez Akbaş, takipsizlik kararına dair yaptığı açıklamada Adalet Bakanı Akın Gürlek'e çağrıda bulundu. Anne Akbaş, "Sayın Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hâlâ bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahkûm edilmemeli. Ben adalet istiyorum sadece adalet" ifadelerini kullandı.

Ailenin avukatları Tayfun Gül ve İsmet Tiryaki, soruşturma sürecinde kritik delillerin yeterince incelenmediğini savundu. Orijinal kamera görüntülerinin bilirkişi incelemesi, dijital materyal incelemelerinin yeterliliği, otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin durumu ile olay yerindeki üçüncü kişi araştırmalarının netlik kazanmadığı belirtildi.

Avukat Tayfun Gül, "Dosyada mevcut delillerin kapsamı ve niteliği dikkate alındığında, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın 'yeterli şüphe' değerlendirmesi bakımından ciddi şekilde tartışmalı olduğu kanaatindeyiz. Özellikle kamera kayıtları, dijital materyaller ve biyolojik deliller yönünden eksik incelemeler tamamlanmadan bu sonuca varılması, ceza muhakemesinin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Maddi gerçeğe ulaşıldığını söylemek bu aşamada mümkün değildir. Bu nedenle gerekli tüm hukuki başvurular yapılacaktır" dedi.

Avukat İsmet Tiryaki ise devletin yaşam hakkı kapsamındaki yükümlülüklerine dikkat çekerek, "Yaşam hakkı kapsamında yürütülen soruşturmalarda devletin yükümlülüğü, yalnızca soruşturma yürütmek değil, etkin ve eksiksiz bir inceleme yapmaktır. Somut olayda bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilip getirilmediği ciddi şekilde tartışmalıdır. Ayrıca müşteki tarafın dosyaya erişiminin kısıtlanması ve taleplerin gerekçesiz şekilde reddedilmesi, adil yargılanma ve etkili başvuru hakkı bakımından değerlendirilmesi gereken önemli bir husustur. Bu nedenle verilen karara karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilecektir" açıklamasında bulundu.