Fransa'da muhalefette yer alan Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi Grup Başkanvekili Mathilde Panot, ülkenin uluslararası alanda küçük düşürüldüğünü ifade ederek, Başbakan Sebastien Lecornu hükümetine yönelik gensoru önergesi sunduklarını kaydetti. Sosyal medya platformu X üzerinden açıklamalarda bulunan Panot, partisinin bu sabah saatlerinde Lecornu hükümetine karşı Ulusal Meclis'e resmi başvuruyu yaptığını belirtti.
Fransa'nın, Avrupa Birliği (AB) ile Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) arasında imzalanması planlanan serbest ticaret anlaşması sebebiyle Brüksel'de zor duruma düştüğünü vurgulayan Panot, sekiz yıldır görevde bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bu süreci engellemediğini ifade etti. Panot, Fransa'nın küresel ölçekte itibar kaybettiğini kaydederek, bu durumun Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Venezuela'daki saldırısını kınayamayan Cumhurbaşkanı Macron’un yarattığı bir tablo olduğunu söyledi. Muhalefet temsilcisi, mevcut politikalar nedeniyle Lecornu ve Macron’un görevlerinden ayrılması gerektiğini vurguladı.
AB-MERCOSUR TİCARET ANLAŞMASI SÜRECİ
Elysee Sarayı tarafından dün yapılan resmi açıklamada, Fransa'nın AB-MERCOSUR anlaşması aleyhinde oy kullanacağı belirtilmişti. Ancak muhalefet kanadı, bu açıklamanın çok geç yapıldığını ve AB üye ülkelerinin temsilcileri tarafından gerçekleştirilecek oylamanın sonucunu değiştirmeyeceğini belirtti.
Aralık 2025 tarihinde yapılması planlanan ancak Fransa, İtalya ve Polonya gibi ülkelerin itirazları ile çiftçi protestoları neticesinde ertelenen AB-MERCOSUR ticaret anlaşması için bugün oylama yapılıyor. Üye ülkelerin onay vermesi durumunda AB Komisyonu, ticaret anlaşmasını 12 Ocak tarihinde imzalamayı hedefliyor.
Anlaşma kapsamında sığır eti, kümes hayvanları, süt ürünleri, şeker ve etanol gibi çeşitli tarım ürünlerinde gümrük avantajları sağlanması planlanırken; buna karşılık MERCOSUR ülkelerinin pazarlarının Avrupa sanayi ürünlerine açılması öngörülüyor. Avrupalı çiftçiler ise düşük üretim standartlarına sahip ucuz tarım ürünlerinin pazarını dolduracağını ve aile işletmelerinin iflasına yol açabileceğini kaydederek anlaşmaya tepki gösteriyor. Süreçte Almanya anlaşmaya destek verirken, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde muhalefet ve üretici gruplarının karşı duruşu devam ediyor.





