HABER: ESRA TOKAT

Ev içi emek üretiminin pek çok araştırma sonucuna göre yüzde 90 civarında kadınlar tarafından yapıldığı ortaya konulurken TÜİK tarafından yapılan 'Türkiye Aile Yapısı Araştırması'nda ev işlerinin 'genellikle bir hanehalkı ferdi' tarafından yapıldığı yazıldı. TÜİK'in 'kadın' demek yerine hane halkı ferdi' ifadesini kullanması ise tepki çekti.

"KADINLAR YOK SAYILIYOR"

Konuya ilişkin dokuz8HABER'e konuşan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı (@morcativakfi ) Kurucusu ve İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi Kurucu Üyesi Avukat Canan Arın, "Kadınlar yok sayılıyor. AKP'nin genel politikası kadınları kamu yaşamından çekip evdeki bakım hizmetlerine mahkum etmek ve kuluçka makinesi gibi kullanmayı hedeflemektedir" dedi.

Gözden kaçırmayın

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'ne katılan 2 lise öğrencisi “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla okuldan gözaltına alındı 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'ne katılan 2 lise öğrencisi “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla okuldan gözaltına alındı

"KADIN SORUNLARI HASIRALTI EDİLMEK İSTENİYOR"

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Ceren Kalay Eken ise, "Kadınlar görmezden gelinmek isteniyor. Çok net bir şekilde toplumdaki toplumdaki ayrımcılık görünüyor ancak bu hasıraltı edilmek isteniyor" diyerek tepki gösterdi.

"KADINLARA DÜŞMAN OLDUKLARININ AÇIK BİR GÖSTERGESİ"

Kadın kelimesini bile istemiyorlar artık diyen av. Arın, "AKP ve ortağı MHP'nin kadınlardan nefret ettiğinin, kadınlara düşman olduklarının çok açık bir ifadesidir bu. Hem kadını köle gibi kullanıyorlar hem de emeğini sömürüp bunu bile inkar ediyorlar. Kadının ismini bile kullanmayı istemezken 'kadına yönelik şiddeti azaltmak için kanun çıkarıyoruz, genelge yayınlıyoruz' diyerek gösterme uygulamalar yapıyorlar" diye konuştu.

"KADINLARI EVE MAHKUM EDİP KULUÇKA MAKİNESİ GİBİ KULLANMAYI HEDEFLİYORLAR"

Mahkemelerde çocuk istismarının, kadın cinayetinin cezalandırılmayıp, indirimler verilmesi ve görmezden gelinmesi söz konusuyken bunun bir yansımasının da TÜİK raporları olduğunun altını çizen Arın, "Kadınlar yok sayılıyor. AKP'nin genel politikası kadınları kamu yaşamından çekip evdeki bakım hizmetlerine mahkum etmek ve kuluçka makinesi gibi kullanmayı hedeflemektedir" ifadelerini kullandı.

"KADINLARIN SORUNLARI HASIRALTI EDİLMEK İSTENİYOR"

"Kadın olmak daha kız çocuğuyken aşağılanan bir ülkede bunu reddetmek çok tehlikeli bir durum" diyen av. Eken ise, "Kadınlar görmezden gelinmek isteniyor. Çok net bir şekilde toplumdaki toplumdaki ayrımcılık görünüyor ancak bu hasıraltı edilmek isteniyor" diyerek tepki gösterdi.

"KADIN DEMEKTEN HİÇBİR KURUM ÇEKİNMEMELİ"

İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması ile birlikte toplumsal cinsiyet eşitliğinden bahsetmenin, gökkuşağı bayrağının suç unsuru olarak görülmesinin yolunun açıldığının altını çizen av. Eken, "Kadın kelimesi de yok sayılıyor. Kamu kurumlarında yazılı olmayan şekilde bir teamül oluştu sanki. Bu ürkek yaklaşıma bir son verilmeli, kadın demekten hiçbir kurum çekinmemeli" çağrısında bulundu.

NE OLDU?

TÜİK tarafından yapılan ve sonuçları 1 Nisan'da yayımlanan "Türkiye Aile Yapısı Araştırması"nda ev işlerinin büyük bir çoğunluğunun kadınla tarafından yapıldığı tespit edilmesine rağmen “Ev işleri genellikle bir hanehalkı ferdi tarafından yapıldı” söylemini kullanması dikkat çekti. 

TÜİK'in yaptığı bu araştırmaya göre, hane içi ücretsiz emeğini gözler önüne seren çalışmada çocuk bakımının yüzde 94,4’ü, çamaşır ve bulaşık yıkama işinin yüzde 85,6’sı, yemek yapma ve temizlik işinin yüzde 85,4’ü kadınlar tarafından yapıldığı tespit ediliyor. Araştırma, hanelerde işlerin geleneksel aile modeline dayalı olarak işlediğini, evin badana/boyasının, tamir ve evin bakım işlerinin erkekler tarafından yürütüldüğünü gösteriyor.

ev işleri

DİSK TEPKİ GÖSTERDİ: "NEDEN 'KADIN' DEĞİL?"

TÜİK ise araştırma sonuçlarını “Ev işleri genellikle bir hanehalkı ferdi tarafından yapıldı” ifadesi ile kamuoyuna açıkladı. Konuya ilişkin bir açıklama yapan DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), "TÜİK’e soruyoruz: neden kadın değil de 'bir hanehalkı ferdi' demeyi tercih ediyorsunuz? Araştırma sonuçları ev işlerinin çok büyük bir bölümünün kadınlar tarafından yapıldığını açıkça gösteriyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin hane içinde yeniden üretildiğini gösteren bu çalışmada TÜİK tarafından kullanılan dil toplumsal cinsiyet yanlılığının tezahürüdür. Oysa ki çalışma Türkiye’de hanede ücretsiz kadın emeğinin vahim boyutlarda olduğunu göstermektedir" diyerek tepki gösterdi.