Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “Bu ülkede hastane çalışanları her gün şiddete maruz kalıyorlar. Hastane koridorlarında maalesef oluk oluk akan doktor kanlarına tanık oluyoruz. Kısacası aslında sağlık emekçileri neredeyse daha iyi yaşamak için değil de hayatta kalmak için de mücadele vermek zorunda kalıyorlar” dedi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “Bu ülkede hastane çalışanları her gün şiddete maruz kalıyorlar. Hastane koridorlarında maalesef oluk oluk akan doktor kanlarına tanık oluyoruz. Kısacası aslında sağlık emekçileri neredeyse daha iyi yaşamak için değil de hayatta kalmak için de mücadele vermek zorunda kalıyorlar” dedi.

Avrupa Anti-SLAPP Konferansı için kayıtlar 8 Ağustos’ta açılıyor Avrupa Anti-SLAPP Konferansı için kayıtlar 8 Ağustos’ta açılıyor

CHP’nin sağlıkçıların sorunlarının çözümü için yaptığı olağanüstü toplantı çağrısı, AKP, MHP ve HDP milletvekilleri katılmayınca toplantı yeter sayısına ulaşılamadığı için yapılamadı.

TİP Genel Başkanı, İstanbul milletvekili Erkan Baş da bu konuyla ilgili olarak TBMM’de basın toplantısı yaptı. Baş şöyle konuştu:

“Beklendiği üzere olağanüstü toplantı çağrısı üzerine toplanan TBMM Genel Kurulu, toplantı yeter sayısına ulaşılamadığı için toplantıyı gerçekleştirememiş oldu. İlk söylenmesi gereken şey hiç kimsenin sağlık emekçilerinin yükselen çığlığına sessiz kalmaması gerektiğidir. Bu iktidarın tercihlerini özellikle ekonomi alanındaki tercihlerinin küçük bir azınlığı, yandaş bir grubun mutlu azınlığın tercih ettiğini daha önce de defalarca kez söyledik bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Toplumun tüm kesimlerinin olduğu gibi sadece o açıdan bile baksak pandeminin kahramanlarından dişini tırnağını takıp bizi bu zorlu süreçten çıkarmaya çalışan sağlık emekçileri de iktidarın bu tercihi nedeniyle her geçen gün fakirleştiler. Hatırlatalım doktoru, hemşiresi, tüm sağlık emekçileri hastanelerde pandemi ile mücadele ederken sarayda kendini izole tutan zat bu insanları hedef göstermekten uzak durmamıştı. Ne diyordu bu zat, söz konusu sağlık çalışanları olduğunda, ‘giderlerse gitsinler’. Açık söyleyeyim biz kimin gidici olduğunu biliyoruz. Doktorundan hemşerisine, idari personelinden kat görevlilerine, tüm sağlık emekçilerinin de onurlu, hak ettikleri hayatı alacaklarını da biliyoruz.

“BU ÜLKEDE HASTANE ÇALIŞANLARI HER GÜN ŞİDDETE MARUZ KALIYORLAR”

Sağlık emekçilerinin tek sorunun enflasyon altında maaşlarının ezilmesi, nefes almadan günlerce çalışmak zorunda kalmaları, hastane nöbetlerinde layık görüldükleri düşük besin değerli öğünlerden ibaret değil. Bu ülkede hastane çalışanları her gün şiddete maruz kalıyorlar. Hastane koridorlarında maalesef oluk oluk akan doktor kanlarına tanık oluyoruz. Kısacası aslında sağlık emekçileri neredeyse daha iyi yaşamak için değil de hayatta kalmak için de mücadele vermek zorunda kalıyorlar. Buradan tüm yurttaşlarımıza, herkese sormak istiyorum değerli arkadaşlar, hayat kurtarmak için yola koyulduğunuz bir işiniz var ama her gün kendi hayatınız tehlike altında. Bu şartlarda kendinizi nasıl o işe verebilirsiniz? Aldıkları maaşlarla yaşayamadıkları, hükümet eliyle iş koşullarının insan standartlarının bile altında olmasını geçtim bile.

“SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN AKP’YE KARŞI VERDİKLERİ BU YAŞAM MÜCADELESİNE SONUNDA KADAR DESTEK OLACAĞIZ”

Dediğim gibi yaşamak için değil hayatta kalmak için mücadele etmeye mahkum edilen sağlık emekçilerinden söz ediyoruz. Ve tam da bu nedenle geçtiğimiz günlerde Meclis’in olağanüstü toplanması için yapılan çağrı sonrasında Türk Tabipler Birliği, Meclis’teki partilere bir çağrı yaparak şiddete karşı harekete geçmelerini istedi. Biz TİP olarak bu çağrıya destek veriyor ve sesimizi baskıya, şiddete ve haksızlığa maruz kalan tüm sağlık emekçileri için bir kez daha yükseltiyoruz. Tüm dünyayı, ülkemizi etkisi altına alan pandemi sürecinde canlarını dişlerine takarak çalışan, ön saflarda bu kurtuluş mücadelesini veren, gününü gecesine katıp toplumun iyiliği için çabalayan sağlık çalışanlarının gördüğü muamele, yüzleştikleri şiddet ve çalışma koşulları kabul edilemez. Bununla ilgili de şu anda mücadele ettiğimiz şey neredeyse artık bir hastalık olan Covid değil doğrudan AKP rejimi, saray rejiminin kendisi. Dolayısıyla sağlık emekçilerinin AKP’ye karşı verdikleri bu hayatta kalma mücadelesi, bu yaşam mücadelesine elbette sonunda kadar destek olacağız.”