Emek Partisi (EMEP) Balıkesir İl Örgütü, Suriye Geçiş Hükümeti'ne (HTŞ) bağlı grupların Halep'teki Kürt mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Parti, saldırıları savaş suçu olarak nitelendirirken, cihatçı çetelere verilen desteğin kesilmesi çağrısı yaptı.

Açıklamda şu ifadelere yer verildi:

SURİYE’NİN GELECEĞİ HALKLARIN EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ MÜCADELESİNDEDİR!

Halep’te Kürt mahallelerine yönelik HTŞ saldırıları, cihatçı çetelerin halklara karşı yürüttüğü savaşın bir parçasıdır. Sivil yerleşim alanlarını da hedef alan bu saldırılar açık savaş suçudur. Kürt halkının varlığına yönelen bu saldırılar, daha önce Alevilere ve Dürzilere yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamıdır.

Açıktır ki; hedef yalnızca Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahalleleri değildir. Amaç, bu saldırıları genişleterek Kürt halkının kazanımlarını tasfiye etmektir.

Son günlerde saray iktidarı ve Cumhur ittifakının sözcüleri SDG’yi ve onun üzerinden bölgedeki Kürt kazanımlarını hedefe koyarak saldırmakla tehdit etti. Yapılan açıklamalarla, askeri yığınaklarla çihatçı çetelerin desteklenmesi, savaş politikalarının genişletilmesi ve derinleştirmesi anlamına gelmektedir.

Türkiye’nin bu politikası aynı zamanda Kürt sorununun çözümüne dair içeride yürütülen sürece dair de ciddi bir tehdit oluşturmakla birlikte saray rejiminin sürece nasıl yaklaştığını da göstermektedir.

Emek Partisi olarak açıkça ifade ediyoruz:

Cihatçı çeteleri desteklemesi ve bu saldırılara siyasi zemin hazırlamasıyla Türkiye, Suriye’deki savaşın aktif ve sorumlu taraflarından biridir.

Ülke içinde siyonist İsrail üzerinden hamaset siyaseti yürüten saray rejimi, HTŞ'nin bu saldırganlığına verdiği açık destekle İsrail'e ve bölgede emperyalist güç odaklarının çıkar hamlelerine bizzat kendisi güç katmaktadır.

Cihatçı çetelerle işbirliği, saldırıların ve savaşın yayılması halklara daha fazla acı verecektir.

Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar derhal durdurulmalı, cihatçı çeteler Kürtlerin yaşadığı mahallelerden geri çekilmeli ve sivillerin güvenliği sağlanmalıdır.

Saray rejimi bölgedeki askeri güçleri derhal geri çekmeli, HTŞ gericiliğiyle bölgeyi yayılmacı emeller doğrultusunda dizayn etme politikasından vazgeçmelidir.

Suriye’nin geleceği; bölge gericiliklerinin ve cihatçı örgütlerin müdahalelerinde değil, halkların eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesindedir!

Savaşa, işgale ve cihatçı politikalara karşı dayanışmayı ve mücadeleyi büyütelim!