BALIKESİR

Emek Partisi Balıkesir İl Örgütü: Savaşa ve sömürüye karşı ekmek, barış özgürlük ve adalet için Yaşasın 1 Mayıs

EMEP Balıkesir İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; ekonomik programları, gelir adaletsizliğini ve yeni maden yasasını eleştirdi. Açıklamada, işçi sınıfının sömürüye ve savaşa karşı birlik olması gerektiği vurgulandı.

Abone Ol

Emek Partisi (EMEP) Balıkesir İl Örgütü, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, küresel ölçekte ve Türkiye özelinde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelere yer verilerek işçi sınıfının talepleri kamuoyuyla paylaşıldı.

Emek Partisi (EMEP) Balıkesir İl Örgütü tarafından yapılan basın açıklamasında, dünyanın her köşesinde işçilerin ve ezilen kitlelerin, ağırlaşan çalışma koşullarına ve katmerleşen sömürüye karşı alanlara çıkacağı belirtildi. Emperyalistler arası hegemonya mücadelesinin bölgesel savaşlar eşliğinde yeni bir aşamaya ulaştığı ifade edilen açıklamada, savaş ve silahlanma giderlerinin faturasının işçi sınıfı ile emekçi halka kesildiği kaydedildi. Türkiye’deki ekonomik tabloya değinilen metinde, "Şimşek Programı" olarak adlandırılan ve ücretlerin baskılanmasını esas alan mali politikaların uygulandığı, bölgedeki savaşların gerekçe gösterilerek temel tüketim maddelerine yapılan zamların yaşamı zorlaştırdığı bildirildi. Açlık sınırının 36 bin lira seviyesine çıktığına dikkat çekilen açıklamada, işçilerin yüzde 53’ünün 28 bin lira asgari ücretle, 10 milyondan fazla emeklinin ise 20 bin lira ile yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi.

YENİ MADEN YASASI VE GELİR ADALETSİZLİĞİ

Tohum, ilaç, mazot ve sulama gibi girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle üretici köylülerin üretim yapamaz hale geldiği vurgulanan açıklamada, yeni maden yasasının köylüleri çaresizliğe ittiği belirtildi. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile köylülerin topraklarının yerli ve yabancı maden tekellerine tahsis edilebildiği, bu durumun tarım arazileri, ormanlar ve su kaynakları üzerinde geri dönüşü olmayan bir yıkıma yol açtığı kaydedildi. Sosyal adaletsizliğe de vurgu yapılan açıklamada, 2024 yılı Küresel Zenginlik Endeksi’ne göre Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesimin toplam servetin yüzde 39,5’ine sahip olduğu ve Türkiye'nin gelir dağılımı adaletsizliğinde 21 Avrupa ülkesi arasında ilk sırada yer aldığı ifade edildi.

Vergi politikalarına yönelik eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, son 12 yılda işçilerden 5 trilyon liradan fazla gelir vergisi tahsil edilirken, büyük holdinglerin ödediği kurumlar vergisinin 3,5 trilyon lirada kaldığı belirtildi. Hak arayan işçilerin, sendikacıların, çevrecilerin, gazetecilerin ve akademisyenlerin tutuklandığı ifade edilen açıklamada, toplumsal muhalefete yönelik baskıların arttığı kaydedildi. CHP’li belediyelere yönelik operasyonların genişlediği ve Kürt sorununda "yeni süreç" olarak adlandırılan dönemin fiilen askıya alındığı belirtilen metinde, işçi sınıfının tüm bu baskılara ve sömürü düzenine karşı 2026 1 Mayıs alanlarında iradesini ortaya koyacağı vurgulandı. Açıklamada son olarak, sendika bürokratlarının engellemelerine ve iktidarın baskılarına rağmen işçilerin ekmek, barış, özgürlük ve adalet taleplerini dile getirmeye devam edeceği bildirildi.