GÜNDEM

Ekmen’den ‘süreç’ açıklaması: Meclis kapanmadan yasanın çıkması için görüşmeler başlamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, süreçle ilgili yasal düzenlemenin en geç temmuzda yasallaşması gerektiğini vurguladı. Ekmen, Meclis kapanmadan bu adımın atılması için siyasi partiler arasındaki görüşmelerin en geç önümüzdeki hafta başlamasının önemine dikkat çekti.

Abone Ol

Yeni Yol Grup Başkanı, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, yürütülen sürece dair yasal düzenleme beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Ekmen, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunu yayımlayarak görevini tamamlamasının ardından konuya dair ANKA Haber Ajansı’na konuştu. 2013-2015 yılları arasındaki çözüm sürecinde akil insanlar heyetinde de görev alan Ekmen, komisyon raporunun şubat ayında oylandığını hatırlatarak sürecin ilerleyişinde bir aksama yaşandığının kesin olduğunu ifade etti.

SÜREÇTE YAŞANAN DURAKSAMA VE YASAMA TAKVİMİ

Sürecin tıkandığı veya yavaşladığı yönündeki değerlendirmelerin değişebileceğini belirten Ekmen, "Sürecin tıkandığı, yavaşladığı ya da kriz mi olduğunun cevapları değişebilir ama bir aksama olduğu kesin" dedi. Mart ayının ramazan gerekçesiyle çalışılmadan geçildiğini ancak bu dönemde de faaliyet yürütülebileceğini söyleyen Ekmen, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un bayram sonrası siyasi partileri ortak zemin arayışı için davet edeceğinin ifade edildiğini ancak Kurtulmuş’un sorumluluğu partilere bırakarak geri çekildiğini kaydetti.

Ekmen, bu durumun devletin süreç yönetim tercihinden kaynaklanabileceğini dile getirerek, geçtiğimiz yılın temmuz ve ağustos aylarında örgütün boşalttığı ve devletin inceleme yaptığı mağaralarla ilgili süreçte bir duraksama yaşandığını belirtti. Her bir mağaranın büyüklüğü ve kapasitesi itibarıyla küçük bir ilçe ölçeğinde olduğunu ifade eden Ekmen, bu adımların ciddi olduğunu fakat devamının gelmediğinin anlaşıldığını vurguladı. Devletin yasama faaliyetinde yavaşlamasının sebebinin bu durum olduğu yönündeki görüşleri paylaştı.

Yasanın bir an önce çıkarılması gerektiğini savunan Ekmen, örgütün fesih kararıyla birlikte tespit ve ilan mekanizmalarına ihtiyaç duyulmadan düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti. Eğer örgüt mağaraları boşaltma taahhüdünü yerine getirmiyorsa, bu noktada örgütün atması gereken adımlar olduğunun da söylenebileceğini belirtti.

SEÇİM ÖNCESİ ZAMANLAMA VURGUSU

Yasal düzenlemelerin yasama yılı sonuna kadar tamamlanıp tamamlanmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Ekmen, temmuz ayında da çalışma yapılması durumunda önlerinde üç aylık bir süre olduğunu hatırlattı. Sağlıklı bir süreç için yasanın uygulanması ile olası bir seçim arasında en az 6 ay veya 1 yıl bulunması gerektiğini vurgulayan Ekmen, şu ifadeleri kullandı:

"Meclis kapanmadan bu yasanın çıkması için en geç önümüzdeki hafta partiler arası görüşmeler başlamalı. En geç temmuzda yasa çıkmalı ki seçim stresi ve gerilimi başlamadan yasanın işleyişi sonuç alıcı bir şekilde tamamlanmış olsun."

Ekmen, komisyon raporunun 8 haftada yazıldığını belirterek, siyasi partilerin bir metin üzerinde ortaklaşmasının 4-5 hafta, komisyon ve Genel Kurul aşamalarının ise 2-3 hafta süreceğini, bu nedenle toplamda en az 2 aya ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

1984 yılından bugüne kadar devletin doğrudan veya dolaylı olarak toplam 11 kez yasal düzenleme yaptığını anımsatan Ekmen, bu düzenlemelerin hiçbirinde devletin egemenlik veya yargılama hakkından feragat etmediğini söyledi. Yasanın çıkmasının örgütün feshi ve siyasallaşma sürecini destekleyenlerin elini kuvvetlendireceğini belirten Ekmen, devletin sürece uymak isteyenlere bir çıkış yolu açması gerektiğini vurguladı.

Ekmen, devletin yönetim insiyatifi konusunda şu değerlendirmede bulundu:

"Devletin sürece hakim olabilmesi için örgütün atıp atmayacağı adımlara kendini bloke etmemesi lazım. Örgütün atacağı adımları kendiniz için ön şarta dönüştürürseniz, sürecin yönetim insiyatifi örgüte geçer. Oysa direksiyonda devlet olmalı."

Yasanın çıkması halinde silahlı mücadeleyi sonlandırmak isteyenler ile direnenlerin ayrışacağını ve bunun devletin işini kolaylaştıracağını ifade eden Ekmen, çıkarılacak düzenlemenin toplumsal vicdanı yaralamayacak ve şehit ailelerini incitmeyecek bir çerçevede olması gerektiğini belirtti. Önceki tecrübelerden ders alınması gerektiğini söyleyen Ekmen, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) hangi yasanın katılım sağlayacağı konusunda bilgi sahibi olduğunu, bu çerçevenin devlet kurumları tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Mehmet Emin Ekmen, Abdullah Öcalan’ın statüsü ile ilgili tartışmaların süreci yavaşlattığını ifade ederek, bu konudaki düzenlemelerin ikinci plana bırakılması gerektiğini söyledi. Devletin muhataplık ilişkisinin zaten fiili bir statü olduğunu belirten Ekmen, "statü" tanımının bir kanun maddesine dönüşmesi yönündeki beklentileri anlamlı bulmadığını sözlerine ekledi.