EĞİTİM

Eğitim-Sen: Okul güvenliği pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalı

Eğitim-Sen, Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürüldüğü okul önünde “Şiddetsiz Okul Deklarasyonu” yayınladı. Deklarasyonda, okul güvenliğinin pedagojik ilkelerle sağlanması istenirken, ÇEDES ve MESEM uygulamalarına son verilmesi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifası talep edildi.

Abone Ol

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), "Şiddetsiz Okul Deklarasyonu"nu, 2 Mart tarihinde bir öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik'in görev yaptığı okulun önünde kamuoyuna duyurdu.

Çekmeköy'deki yeni adıyla Şehit Öğretmen Fatma Nur Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bir araya gelen sendika üyeleri, piyasacı eğitim politikalarının terk edilmesi çağrısında bulundu. Eğitim sisteminin bilimsel temelde yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten sendika, müfredatın eleştirel düşünmeyi geliştiren ve özgür bireyler yetiştiren bir içeriğe kavuşturulması gerektiğini kaydetti.

TYMM, ÇEDES VE MESEM UYGULAMALARI SONLANDIRILMALI

Eğitim-Sen tarafından hazırlanan deklarasyonda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin (TYMM) derhal iptal edilmesi ve yerine bilimsel, laik, demokratik ve cinsiyet eşitlikçi bir modelin getirilmesi istendi. Eğitim politikalarının katılımcı süreçlerle belirlenmesi gerektiğini ifade eden sendika, vakıf ve derneklerle yapılan protokollerin, özellikle ÇEDES uygulamasının sonlandırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, çocuk emeği sömürüsü olarak nitelendirilen MESEM uygulamasına da derhal son verilmesi çağrısında bulunuldu.

Sınav merkezli ve rekabet odaklı eğitim sisteminin eşitsizlikleri derinleştirdiğini vurgulayan sendika, deklarasyonda şu görüşlere yer verdi:

"Sınav merkezli ve rekabet odaklı eğitim sistemi, öğrencileri yarıştıran, eğitim hakkını ölçme ve eleme aracına dönüştüren; çok yönlü gelişimi engelleyen, eşitsizlikleri derinleştiren ve psikolojik baskıyı artıran bir yapıya sahiptir. Bu anlayış terk edilmeli; öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarını esas alan, eşitlik ve dayanışmayı güçlendiren bütünlüklü bir eğitim modeli hayata geçirilmelidir."

KADROLU VE GÜVENCELİ İSTİHDAM TALEBİ

Eğitim kurumlarının temel ihtiyaçlarının merkezi bütçeden karşılanması gerektiğini ifade eden sendika, öğretmen ihtiyacının ücretli veya sözleşmeli modellerle değil, kadrolu istihdam politikalarıyla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su sağlanması gerektiğini belirten açıklamada, her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanması talebi dile getirildi.

Okul güvenliğinin baskı mekanizmalarıyla değil, pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanması gerektiğini kaydeden Eğitim-Sen, CİMER gibi uygulamaların denetim adı altında birer baskı aracına dönüştüğünü savundu. Deklarasyonda, Milli Eğitim Akademisi modelinin kaldırılması, bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi ve Türkiye'nin Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan "Güvenli Okullar Bildirgesi"ni imzalaması gerektiği ifade edildi.

Açıklamanın sonuç bölümünde, "Eğitim alanında yaşanan sorunların baş sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir" denilerek, mesleki saygınlığı zedeleyen tüm düzenlemelerin iptal edilmesi istendi.