Ankara Büyükşehir'in ucuz et satışı başladı, uzun kuyruklar oluştu Ankara Büyükşehir'in ucuz et satışı başladı, uzun kuyruklar oluştu

Eğitim Sen, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutladı. Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) eğitim emekçilerinin uluslararası yasası olarak kabul edilen ‘Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ni kabul etmediğini, bu nedenle ‘5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü resmi olarak kutlamadığını söyledi. Kurul, "MEB, Öğretmenliğin Statüsü Tavsiyesi’ne aykırı eğitim politikalarından ve uygulamalardan vazgeçmelidir. Anayasa’ya ve uluslararası belgelere aykırı olarak hazırlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu iptal edilmelidir" dedi. 

Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla bugün sendikanın genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Kurul, şunları söyledi:

“MEB ne 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü resmi olarak kutlamaktadır ne de Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ne uygun politikalar geliştirmektedir. 3 Şubat 2022’de çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu, Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ne aykırıdır. Öğretmelerin Statüsü Tavsiyesi’nde vurgulanan ‘eğitimde insan kişiliğinin tam gelişmesi’, ‘toplumun düşünsel, moral, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ilerlemesi’ ve ‘temel özgürlüklere ve insan haklarına derin bir saygı’ gibi çok önemli konular, okulların gündeminden adeta çıkmıştır.

Tavsiyede yer alan ‘Öğretmenler hakça bir statüden yararlanmalı ve öğretmenlik mesleği, hak ettiği kamusal saygınlığı görmelidir’ hükmünün tersine, öğretmenlerin emeği siyasal iktidarın hakaretleri ve Öğretmenlik Meslek Kanunu ile itibarsızlaştırılmakta, öğretmenlerin onuru incitilmekte ve eğitim emekçileri, açlık sınırına yaklaşmakta olan maaşlarla yaşamını sürdürmeye zorlanmaktadır. Öğretmenlik Meslek Kanunu, sınava başvuruda bile ‘kademe ilerlemesi cezası almamış olma’ koşulunu öne sürerek sendikal etkinliklere katılan ve ceza alan öğretmenleri elemeyi amaçlamakta ve ikinci bir ceza uygulaması getirmektedir. 

Öğretmenlerin önemli bir kısmı; 40, 50 ve 60 öğrencinin bulunduğu sınıflarda eğitimi sürdürmektedir. Öğretmenler, her dört çocuktan birinin açlık ve yetersiz beslenme sorunu ile karşı karşıya olduğu koşullarda mesleğini yerine getirmektedir. Tavsiye, eğitim sendikalarının, öğretmen örgütlerinin eğitimin ilerlemesine büyük ölçüde katkıda bulunabileceğini ve dolayısıyla bu örgütlerin eğitim politikasının hazırlanmasına katılmaları gerektiğini kabul etmektedir. Ancak Türkiye’de başta Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun hazırlanması olmak üzere, politika belirleme süreçlerine iktidarın benimsemediği politikaları öneren eğitim sendikaları dahil edilmektedir.

Türkiye’de zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi uygulaması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında hak ihlali olarak görülmesine karşın bu dersin zorunlu tutulmasına devam edilmekte, üç ayrı seçmeli din dersinin ise okul yöneticileri eliyle fiilen seçtirilmesi için ciddi kampanyalar yürütülmektedir. Bu baskılarla farklı inançları olan yurttaşların inanç ve inanmama özgürlüğü yok sayılmaktadır. MEB, Öğretmenliğin Statüsü Tavsiyesi’ne aykırı eğitim politikalarından ve uygulamalardan vazgeçmelidir. Anayasa’ya ve uluslararası belgelere aykırı olarak hazırlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu iptal edilmelidir.”