BALIKESİR

Edremit'te beş eğitim sendikasından okullarda şiddete karşı ortak eylem

Balıkesir’in Edremit ilçesinde beş eğitim sendikası, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde meydana gelen ve 17 kişinin yaralandığı silahlı saldırıyı protesto etmek amacıyla iş bırakma eylemi yaptı. Edremit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan üyeler, şiddetin yapısal bir sorun olduğunu belirtti.

Abone Ol

Haber: Atilla Yoğurtçu

Balıkesir’in Edremit ilçesinde Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitimsöz-Sen ve Türk Eğitim-Sen üyeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir lisede yaşanan silahlı saldırı üzerine iş bıraktı.

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen ve aralarında eğitim emekçilerinin de bulunduğu 17 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırının ardından sendikalar ortak tepki gösterdi. Saldırganın olay sonrası hayatına son verdiği kaydedilen eylemde, eğitimciler tarafından güvenli çalışma ortamı talebi dile getirildi.

OKULLARDA ŞİDDETE HAYIR

Eğitim Sen adına açıklama yapan Bahadır Yıldırım, okullardaki şiddetin boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, yaşanan hadisenin sistemin derin çelişkilerini ortaya koyduğunu ifade ederek şu ifadelere yer verdi:

"Tek başına bir 'şiddet vakası' olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ortaya çıkarmıştır. Daha geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hâlâ içimizde taşırken, böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması şiddetin eğitim kurumlarda ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir. Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Eğitim, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal, piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir haktır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. Yaşanan bu vahim saldırıda yaralanan eğitim emekçilerine ve öğrencilere acil şifalar diliyor, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

Yıldırım, eğitim yöneticilerini sorumluluk almaya çağırarak şiddet olaylarının toplumsal iklimden ayrı tutulamayacağını vurguladı. Mevcut kurum ve yöneticilerin hesap vermesi gerektiğini belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Yaşanan silahlı saldırı asla 'münferit' ya da basit bir güvenlik zafiyeti olarak görülemez. Bu şuursuz saldırı; toplumun her alanına yayılan şiddet ikliminin açık bir sonucudur. Mafyavari dizilerin olağanlaştırıldığı, şiddet içerikli oyunların çocukların gündelik hayatının parçası haline geldiği bir ortamda büyüyen kuşaklar ne yazık ki bu karanlık kültürden beslenmektedir. Yoksulluğun, eşitsizliğin ve geleceksizliğin büyüdüğü; gençlerin umutsuzluğa itildiği bir düzende, şiddetin ortaya çıkması tesadüf değildir. Okul kapılarına güvenlik koyarak, kameralar artırılarak bu sorun çözülemez."

Eğitim sistemindeki dönüşümün gerekliliğine işaret eden Yıldırım, gerçek çözümün öğrencilerin sosyal ve psikolojik olarak desteklendiği bilimsel bir düzenden geçtiğini söyledi. Yıldırım konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bugün eğitim sistemi piyasalaştırılmış, okullar yalnızlaştırılmış, gençler ise kaderine terk edilmiştir. Bu tabloyu yaratanlar sorumluluktan kaçamaz. Bizler biliyoruz ki; şiddeti doğuran koşullar değişmeden, bu acılar son bulmayacaktır. Bu nedenle yapılması gereken; emekçilerin, eğitim bileşenlerinin ve toplumun ortak iradesiyle, eşit, özgür ve insanca bir yaşam için güçlü ve birleşik bir mücadeleyi büyütmektir. Yaşanan bu saldırıyı kınıyor, yaralanan tüm eğitim emekçilerine ve öğrencilere acil şifalar diliyoruz. Okullarda şiddete hayır!"