Haber: Atilla Yoğurtçu
Edremit Demokrasi Platformu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı saldırıların ardından Edremit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması düzenledi. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği eylemde, okullarda artan güvenlik zafiyeti vurgulanarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevinden ayrılması talep edildi.
Platform adına yapılan açıklamada, okullarda meydana gelen şiddet vakalarının münferit asayiş olayları olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumun yirmi yılı aşkın süredir uygulanan eğitim politikalarının bir sonucu olduğu savunuldu.
OKULLARDA ŞİDDETE HAYIR!"
"Açıklamada, eğitim sisteminin mevcut durumu ve şiddet olaylarına ilişkin şu ifadelere yer verildi:
"İki gün önce Şanlıurfa’da, bugün Maraş’ta okul bahçelerinden yükselen silah sesleri, sadece birer asayiş vakası değil; yirmi küsur yıllık bir rejimin, toplumun can damarı olan eğitim sistemini nasıl bir enkaza dönüştürdüğünün kanlı ilanıdır. Okul kapısından giren bir öğretmenin ya da bir öğrencinin 'bugün buradan sağ çıkabilecek miyim?' endişesi taşıdığı bir ülkede, ne eğitimden ne de devletin asli görevlerini yerine getirdiğinden bahsedilebilir. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, Türkiye’nin geleceğini ideolojik bir laboratuvar olarak kullanırken, geride bıraktığı tek şey derin bir güvenlik zafiyeti ve toplumsal bir cinnet halidir."
Şiddetin tesadüf olmadığı belirtilen açıklamada, müfredatın bilimsel temelden uzaklaştırıldığı iddia edilerek şu görüşler paylaşıldı:
"Bu şiddet sarmalı tesadüf değildir. Müfredatı bilimden arındırıp gericileştiren, okulları tarikatların ve cemaatlerin oyun alanına çeviren zihniyet, eğitimin o kutsal dokusunu paramparça etmiştir. Öğretmeni itibarsızlaştıran, liyakati değil sadakati esas alan, okulları birer ticarethaneye çeviren piyasacı anlayış; şiddeti besleyen, çeteleşmeye zemin hazırlayan bu karanlık iklimin asıl müsebbibidir. Çocuklarımızı koruyamayan, öğretmenin can güvenliğini sağlayamayan, okulları bilim yuvası olmaktan çıkarıp birer şiddet mahalline dönüştüren bu iktidarın, artık eğitim politikasında da toplumsal yönetimde de meşruiyeti kalmamıştır. Milli Eğitim Bakanı ve bu sistemin yürütücüleri, attıkları her imzada, yaptıkları her 'manevi eğitim' protokolünde aslında bu çürümeye onay vermektedirler. Şanlıurfa’da ve Maraş’ta dökülmeye başlayan kanlar, sadece faillerin değil, o silahların okula girmesine engel olamayan, şiddet kültürünü engelleyecek pedagojik zemini yok edenlerin de ellerindedir. Bilimsel, laik ve kamusal eğitimi tasfiye edenler, şimdi yarattıkları bu canavarın sonuçlarını izlemektedirler."
Edremit Demokrasi Platformu, okulların çatışma alanına dönüşmesine karşı mücadele edeceklerini belirterek Bakan Tekin'e yönelik eleştirilerini şu sözlerle tamamladı:
"Buradan sesleniyoruz: Bu çürümüş düzeni kabul etmiyoruz. Okullarımızın birer cezaevine ya da çatışma alanına dönüşmesine izin vermeyeceğiz. Halkın çocuklarını, emekçilerin evlatlarını bu karanlığa teslim etmeycek; bilimin, aydınlanmanın ve güvenli eğitimin mücadelesini her platformda sürdüreceğiz. Siyasi iktidar, yol açtığı bu toplumsal yıkımın hesabını vermek zorundadır. Gelinen bu noktada, laikliği hedef alan, anayasayı çiğneyen protokollerle okulları karanlık odaklara teslim eden, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projeleriyle tarikatlara, cemaatlere sınırsız alan açan, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) projeleriyle de sermayeye ucuz emek yaratmaya devam eden; diğer yandan milyonların talebi olan okullarda her çocuğa bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek talebine kapılar kapatan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, artık halkın değil, tarikatların, cemaatlerin ve sermaye düzeninin bakanı olduğunu tescillemiştir.
Okullar kana bulanırken, öğretmenler can verirken koltuğunda oturmaya devam eden bir figürün eğitim camiasına vereceği hiçbir şey kalmamıştır. Gericiliğin bayraktarlığını yapan, eğitimin güvenliğini ve bilimsel niteliğini yok eden Yusuf Tekin’i derhal istifaya davet ediyoruz."