GÜNDEM

Depremde çöken Alpargün Apartmanı'nda ailesini kaybeden Coşkun'dan İstinaf'da kararın ikinci kez bozulmasına tepki

Adana'da 6 Şubat depremlerinde 96 kişinin hayatını kaybettiği Hasan Alpargün Apartmanı davasında, 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasına çarptırılan müteahhidin cezasının 22 yıl 6 aya indirilmesine aileler tepki gösterdi.

Abone Ol

Adana'da 6 Şubat depremlerinde 96 kişinin hayatını kaybettiği Hasan Alpargün Apartmanı davasında, 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasına çarptırılan müteahhidin cezasının 22 yıl 6 aya indirilmesine aileler tepki gösterdi. Depremde anne, baba ve ağabeyini kaybeden Azem Yaren Coşkun, sanığa 'bilinçli taksir' suçundan ceza verilmesine, 'Bu heyetin elindedir ailelerimizin kanları' diyerek tepki gösterdi.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, 6 Şubat depremlerinde 96 kişinin hayatını kaybettiği Hasan Alpargün Apartmanı'nın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Hasan Alpargün'e 'olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan verilen 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını ikinci kez bozdu. Daire, sanığa iyi hal indirimi uygulanmaksızın 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Dosya Yargıtay'a taşınacak.

'Bugün acılı ailelerin acılarına bir kez daha acı eklenmiştir'

Duruşmanın ardından Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin önünde yapılan açıklamada karara tepki gösterildi. İstinaf mahkemesinin, yerel mahkemece verilen 'olası kast' kararını kaldırdığını ve hükmü 'bilinçli taksir'den kurduğunu hatırlatan Adalet Peşinde Aileleri Platformu sözcüsü avukat Eren Can, 'Bu kararı kabul etmiyoruz. Sanık hem sonucu öngörmüş hem de mesleki bilgisine rağmen bu duruma kayıtsız kalmış, inşaat faaliyetine devam etmiş ve bu ölümlerin olmasına 'olursa olsun' anlayışıyla yaklaşmıştır. Yerel mahkemenin verdiği 'olası kast' kararı son derece yerindeyken, bugün acılı ailelerin acılarına bir kez daha acı eklenmiştir' diye konuştu.

Ailelerinin mezarlarına giderken yaşadıkları acıyı bugün duruşma salonunda yaşadıklarını belirten Can, 'Ve ne yazık ki adalet enkaz altında kaldı. Biz bu adalet talebimizi dile getirirken kendimiz için talep etmedik. Biz adaleti, bütün bir toplum için; onlar için de, mahkeme başkanı için de, duruşma savcısı için de talep ettik. Aynı acıyı bir daha yaşamamak için. O yüzden öfkeliyiz. O yüzden verilen kararı kabul etmiyoruz. Ve bu mücadele burada bitmeyecek, bu mücadele devam edecek' dedi.

'Bu heyetin elindedir ailelerimizin kanları'

Hasan Alpargün Apartmanı'nın enkazında anne, baba, ağabeyi ve kedisini kaybeden Azem Yaren Coşkun, 'Biz o insanları kum yığınlarının içerisinden çıkarttık. 96'sı da boğularak ölmüştü. Ağızlarından, burnundan sürekli olarak kum geliyordu. Bu kararın 'bilinçli taksir' olarak verilmesi kabul edilebilir değildir. Bu heyetin elindedir ailelerimizin kanları. Çünkü verilmesi gereken karar, bütün hukuk literatürüne göre de, vicdanlara göre de 'olası kast' olmalıydı. Buna rağmen heyet kararı bozarak 'bilinçli taksire' çevirdi. Bu heyetin elindedir ailelerimizin kanları' ifadesini kullandı.

'Bu mücadele devam edecek'

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ise Alpargün Apartmanı davasında, yerel mahkemenin iki kez verdiği 'olası kast' kararının 11 kentte on binlerce dava için büyük bir umut yarattığını, güven oluşturduğunu ve 'mücadelede kazanabiliriz' duygusu yarattığını söyledi. Karaca, şöyle konuştu:

'Bakın, bugün bu mahkeme kararı sadece acımızı derinleştirmekle kalmadı, aynı zamanda bu ülkenin geleceğini de ipotek altına aldı. Bu ülkede kurulu olan cinayet şebekesine 'doğru yoldasınız, yürüyün' dedi adeta. Buradan Eski Adalet Bakanı'na soracağız. 'Kasım 2025'te toplayıp savcıları, hâkimleri verdiği talimatların sonucunu mu yaşıyoruz biz?' diyeceğiz. '450 binden 650 bine çıkmış olan müteahhit sayısının arkasında sizin verdiğiniz güven mi var' diye soracağız. 'Birbirinin ardı sıra kamu görevlilerinin yargılanmasına gerek yoktur kararı vermesinin ardında sizin talimatlarınız mı' var diye soracağız. 'Göz göre göre ölüme gönderdiğiniz canlarımıza yenilerini eklemek isteyen cinayet şebekesine hukuk kılıfı giydirmenize izin vereceğimizi mi zannediyorsunuz?' diye soracağız. 'Olası kast' kararının onanması talebi sadece kaybettiklerimiz için değil; bu memleket deprem kuşağında ve benzer suçların önünün açılmaması içindir. Bu dava burada bitmedi. 'Olası kast', gerçek adalet için esas sözümüzdür. Bu mücadele devam edecek.'

'Yargıtay'ı da var bu işin, AYM'si de AİHM'i de var'

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Adana Şube Başkanı ve müşteki avukatlarından Baran Taygun Metin, sanık Hasan Alpargün'ün hem müteahhit, hem teknik uygulama sorumlusu hem de inşaat mühendisi olduğuna vurgu yaparak şöyle dedi:

'Tüm sıfatları kendi üstüne toplayarak bu binayı yaptı. Tüm denetimleri engelledi. Çürük yaptı. Bu dosyadan 'olası kast' çıkmayacaksa, Türkiye'deki hiçbir dosyadan 'olası kast' çıkmaz. Heyet de bunu biliyor ve bunun önüne geçmeye çalıştı. Biz Türkiye'de adaleti sağlamak için sürekli mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Biz buna alışığız. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Burası son değil; Yargıtay'ı da var bu işin, AYM'si de, AİHM'i de var. Sonuna kadar gideceğiz. Hak edenler, hak ettiği cezayı-tüm kamu görevlileri silsile yoluyla, en aşağıdan en yukarıya kadar-hukuk karşısında hesap verene kadar mücadele etmeye hem biz avukatlar hem de aileler olarak devam edeceğiz.'