CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi bütçe verilerine ilişkin, "Ödediğimiz her 100 lira verginin 20 lirası faize giderken, çocukların korunmasına ayrılan pay binde 3’te kalıyor. Bu tablo, Cumhur İttifakı’nın tercihinin milletin çocukları değil, faiz ve sıcak para olduğunu açıkça gösteriyor. Yani Cumhur İttifakı çocukları değil, faizi koruyor" dedi.
CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi bütçe verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Merkezi bütçe verilerinin iktidarın toplumsal önceliklerini bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu belirten Atabay, çocukların korunmasının, yoksullukla mücadelenin, kadınların güçlendirilmesinin, kırsal kalkınmanın ve Ar-Ge yatırımlarının geri plana itildiğini kaydetti.
İktidarın bütçe önceliklerinin çocukları, kadınları, yoksulları ve üreticileri korumadığını söyleyen Atabay, "Ödediğimiz her 100 lira verginin 20 lirası faize giderken, çocukların korunmasına ayrılan pay binde 3’te kalıyor. Bu tablo, Cumhur İttifakı’nın tercihinin milletin çocukları değil, faiz ve sıcak para olduğunu açıkça gösteriyor. Yani Cumhur İttifakı çocukları değil, faizi koruyor" ifadelerini kullandı.
"BU İKTİDARIN ÖNCELİĞİNDE FAİZ VAR, SICAK PARA VAR, RANT VAR"
Bu tabloya karşın faize aktarılan kaynağın hızla büyüdüğünü belirten Atabay, şunları kaydetti:
"Bir öğün okul yemeğini bütçeye yük gören, okullara sabun koymayı masraf sayan, öğretmenin de öğrencinin de güvenliğini koruyamaz hale gelen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Ekonomide kaynak dağılımı politiktir. Vergi olarak topladığınız kaynağı nereye harcadığınız, kimi koruduğunuzu da açıkça gösterir. Bugün Türkiye’de iktidarın önceliğinde çocuklar yok, kadınlar yok, yoksullar yok, çiftçi yok, esnaf yok, sanayici yok. Bu iktidarın önceliğinde faiz var, sıcak para var, rant var.
Bütçe verileri ne söylüyor? Faize aktarılan kamu kaynağının toplam harcamalar içindeki payı 2023’te yüzde 10,2 iken 2026’da yüzde 20’ye yükseldi. Buna göre vatandaşın ödediği her 100 lira verginin 20 lirası faize gidiyor. Çocukların korunmasına ayrılan pay son dört yılda neredeyse sıfırlandı; 2026’nın ilk üç ayında bu oran yalnızca binde 3 düzeyinde kaldı. Yoksullukla mücadele için ayrılan bütçe payı son dört yılda yüzde 2,9’dan yüzde 2,3’e geriledi. Kadının güçlendirilmesine ayrılan kaynak binde 4 seviyesinde kaldı. Bölgesel kalkınma için ayrılan pay binde 5’ten binde 1’e düştü. Kırsal kalkınma için ayrılan pay binde 3’ten binde 2’ye geriledi. Ar-Ge ve yenilik harcamalarının bütçe içindeki payı binde 5’ten binde 3’e indirildi."
"RANTI VE SICAK PARAYI KOLLAYAN BU DÜZENE İTİRAZ EDİYORUZ"
Bu tablonun ekonomik olduğu kadar siyasi bir tercih olduğunu söyleyen Atabay, "Mehmet Şimşek yönetimi faize ve sıcak paraya alan açarken, bedeli asgari ücretliye, emekliye, öğretmene, gence ve çocuğa ödetiyor. Tasarruf dedikleri şey, bu ülkenin çocuklarından, yoksullarından ve emekçilerinden kısmaktır. Çiftçinin yaş ortalaması 60’a dayanmış, gençler köyde üretimden kopmuş, gıda enflasyonu halkın mutfağını yakmış durumda. Buna rağmen kırsal kalkınmaya ayrılan kaynağı azaltan bir iktidar, Türkiye’nin üretim kapasitesini de geleceğini de zayıflatıyor. Bu bütçe, çocukları koruyan bir devletin değil; faizi büyüten, yoksulluğu derinleştiren ve toplumsal öncelikleri ters yüz eden bir siyasi anlayışın belgesidir. Milletin çocuklarını, kadınlarını, yoksullarını ve üreticilerini değil, rantı ve sıcak parayı kollayan bu düzene itiraz ediyoruz" dedi.