Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Çin Ulusal Halk Kongresinin (ÇUHK) yıllık genel kurulu kapsamında düzenlenen basın toplantısında küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vang, Pekin yönetiminin dış politika vizyonunu "eşit ve düzen içinde çok kutuplu dünya" olarak tanımlayarak, dünyanın yalnızca büyük güçler tarafından yönetilmesi mantığını reddettiklerini ifade etti.
Bakan Vang, büyük güç rekabetinin tarih boyunca insanlığa felaket getirdiğini belirterek, Çin'in güçlendikçe hegemonya arayışına girmeyeceğini savundu. Vang'a göre "eşitlik", ülkelerin güçlerine bakılmaksızın uluslararası toplumun paydaşı olmasını; "düzen" ise Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukuk normlarına bağlılığı simgeliyor.
BM MÜKEMMEL DEĞİL AMA BM'NİN OLMADIĞI BİR DÜNYA ANCAK DAHA KÖTÜ OLABİLİR
Küresel yönetimdeki eksikliklere dikkat çeken Vang Yi, BM'nin merkezi rolünün korunması gerektiğini altını çizdi. Paralel yapılar veya dışlayıcı bloklar oluşturmanın sürdürülebilir olmadığını ifade eden Bakan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından önerilen "Küresel Yönetim Girişimi"nin çok taraflılığı güçlendirmeyi hedeflediğini dile getirdi.
ABD ile ilişkilere de değinen Vang, iki büyük gücün çatışmasının dünyayı olumsuz etkileyeceğini belirterek, karşılıklı saygı ve barış içinde birlikte yaşam çağrısı yaptı. ABD Başkanı Donald Trump’ın planlanan ziyareti öncesinde konuşan Vang, "G2" modelinin aksine, dünya tarihinin tüm ülkeler tarafından ortaklaşa yazılması gerektiğini savundu.
KORUMACILIK, KENDİNİ KARANLIK BİR ODAYA KİLİTLEMEK GİBİ
Ekonomik gelişmelere dair "korumacı" politikaları eleştiren Vang Yi, tarifelerin yükseltilmesini ve teknolojik ayrışma çabalarını dış dünyayla bağı kesmeye benzetti. Çin’in son beş yılda dünya ekonomik büyümesinin yüzde 30'unu oluşturduğunu hatırlatan Bakan, küresel ekonominin istikrarlı motoru olmayı sürdüreceklerini kaydetti.
Orta Doğu'daki gerilime ilişkin askeri operasyonların durdurulması ve iki devletli çözümün uygulanması gerektiğini belirten Vang; Latin Amerika’nın özerkliği, "Küresel Güney" ülkelerinin yükselişi, Japonya ile yaşanan Tayvan gerilimi ve Güney Çin Denizi'ndeki iş birliği süreçlerine dair Pekin'in diplomatik pozisyonunu yineledi.