TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, AK Parti'nin bugün TBMM'deki basın toplantısında duyurduğu içinde 'Varlık Barışı'nın da bulunduğu kanun teklifine tepki gösterdi. Emir, 'Kaynaklarınız tükendi, seçim yapmak istiyorsunuz, harcayacak paranız kalmadı, 9'uncu varlık barışını getirdiniz bugün Meclise, '9'uncu kez varlık barışı yapacağız' diyorsunuz. Türkçesi, 'Ne olursa olsun, kara para olsun, uyuşturucu baronlarının parası olsun, silah tüccarlarının parası olsun, sanal kumar oynatanların parası olsun ama yeter ki gelsin. Biz ne kaynağını soracağız, devlete yatırırsa da sıfır vergi alacağız' diyorsunuz. Bu aslında bitmiş, tükenmiş olmanın bir itirafıdır. Türkiye'yi kara para cenneti yaptınız, Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devleti dünyadaki kara paracıların çamaşır makinasına çevirdiniz' dedi.
TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin devam edilmesi için Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı.
Genel kurulda TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ölümünün birinci yılında anılırken, görüşmeler öncesinde siyasi partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ekmen: Bu hafta sonu yaşanan felaket nedeniyle ortaya çıkan zararları bir an önce tespit ediniz
Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, geçen hafta sonu Mersin'de, Gaziantep'te, Şanlıurfa'da, Adıyaman'da, Erzincan'da, Tokat ve Sakarya'da yaşanan kar, fırtına, kuvvetli sağanak yağmur ve benzeri olaylar nedeniyle çiftçilerin büyük zarar gördüğünü belirterek 'Tabii ki bu ve benzeri olaylar öngörülemez, önceden kestirilemez durumlardır. Ancak burada, gıda enflasyonunun da bu kadar yüksek seyrettiği bir dönemde Tarım Bakanlığı'nın vakit kaybetmeksizin zarar gören çiftçilerin zararlarının telafisi yönünde bir tutum alması gerektiğini ifade etmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl, hatırlarsanız 2025 yılında Şubat ayında Mersin ve Adana'da başlayan don felaketi daha sonra İç ve Orta Anadolu'yu da esir almıştı' dedi.
Geçen sene şubat ayının 25'inde yaşanan don felaketinin zararlarının giderilmesine ilişkin paketin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 2025 yılının Ekim 25'inde açıkladığını söyleyen Ekmen, 'Yani neredeyse dokuz ay sonra. Peki, bu ara dönemde çiftçi ne hale geldi? Zaten bir geliri oluşmadığı gibi gelir elde etmek umuduyla yapmış olduğu masraflar da buharlaştı. Çoğu tefecinin eline düştü, çoğu borçlandı, borç sarmalına girdi ve birçok yöremizde peş peşe 2'nci ürünü, 3'üncü ürünü ekebilen çiftçilerimiz dahi o dokuz ay boyunca desteklenmedikleri için 2'nci ve 3'üncü ürünlerini de değerlendiremediler' ifadelerini kullandı.
Ekmen, Tarım Bakanlığı'na ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunarak 'Bu hafta sonu yaşanan felaket nedeniyle ortaya çıkan zararları bir an önce tespit ediniz, bir an önce açıklayınız. Bunu aylara sarih, sekiz ay, dokuz ay sürecek bir uygulamaya dönüştürmeyiniz ve bir başka detay da bunu TARSİM'e havale etmeyiniz çünkü TARSİM'in değişik sebeplerle zararı ödemediğini, zarar tespiti yaptığında da bunun çiftçinin gerçek zararıyla örtüşmediğini geçen yılki tecrübeden maalesef acı bir şekilde öğrendik' diye konuştu.
Poyraz: Türk yargısında ve toplumunda, avukatlar gittikçe değersizleştirilip yetersizlik duygusuna doğru sürükleniyor
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, geçen hafta Hatice Kocaefe isimli bir avukatın öldürüldüğünü hatırlatarak 'Bilinenin aksine avukatlar dosyanın tarafı değildir, dosyanın taraflarının vekilidir. Türk yargısında ve Türk toplumunda, uzun zamandır, avukatlar gittikçe değersizleştirilip gittikçe yetersizlik duygusuna doğru sürükleniyor. Bu öyle bir noktaya geldi ki artan hukuk fakülteleri sayısı, niteliksiz hukuk fakültesi eğitimi, devamında yetersiz ve kısıtlı süredeki baro eğitimi ve özellikle Türkiye'nin 17-25 Aralık ve 15 Temmuz sürecinden sonra Türk yargısında istihdam edilen hakim ve savcıların da mesleki yeterliliğinin sorgulandığı bir dönemdeyiz' ifadelerini kullandı.
Avukatların da bunun bir parçası olduğunu kaydeden Poyraz, 'Avukatlar bunun bir parçası olarak ciddi anlamda bir yetersizlik ve değersizlik duygusu içerisinde. Geçtiğimiz hafta Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu bu konuyla ilgili avaz avaz bağırdı, herkesin Mustafa Köroğlu'nun o konuşmasını dinlemesini şiddetle tavsiye ediyorum. 'Avukatlar olarak biz taraf değiliz' dedi Mustafa Köroğlu ve bunun kaçıncı cinayet, kaçıncı saldırı olduğunu ifade etti. Tabii, bunun sosyolojik sebepleri de var, dışarı çıktığınızda ve dışarıda biraz gezdiğinizde görüyorsunuz ki toplumda ciddi bir cinnet hali var. Ekonomik kriz, yozlaşma, çaresizlik, umutsuzluk, gelecek kaygısı; herkeste ciddi bir toplumsal cinnet hali var. Sokakta yürürken 10 kişiden 3'ü kendi kendine konuşmaya başlamış. Bunun farkında mısınız, bilmiyorum' diye konuştu.
Bingöl: Hayatı boyunca barışı ve kardeşliği savunmaktan asla geri durmadı
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, divandan yaptığı konuşmadan 3 Mayıs 2025'te yaşamını yitiren eski TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder'i ölümünün birinci yılında anarak 'Hayatı boyunca barışı ve kardeşliği savunmaktan asla geri durmayan, ağır bedeller ödemesine rağmen ödünsüz bir siyasetçi olarak hafızalarımızda yer edindi. O, Sırrı Süreyya Önder'di. Maalesef, 3 Mayıs 2025'te aramızdan ayrıldı. Sevgili Sırrı sadece bir sanatçı kimliğiyle hatırlanmıyor, sevgili Sırrı sanatçı kimliğinin yanı sıra milletvekili ve Meclis Başkan Vekili olarak da ülkemizin siyaset tarihinde iz bırakmış kıymetli bir isim olarak daima hatırlanacaktır, hatırlayacağız. Hepimiz çok iyi hatırlıyoruz, anılarımızda bu koltukta oturduğunda yaptığı esprilerle, büyük olgunlukla nasıl bir Meclis Başkan Vekilliği yaptığını hepimiz zaman geçse de hatırlayacağız. Kendisini özlem ve saygıyla anıyoruz' dedi.
Kılıç Koçyiğit: Ne olursa olsun Sırrı Süreyya'nın özlemi olan ve uğruna mücadele ettiği o barışı bu ülkede gerçekleştireceğiz
Başkanvekili Bingöl'ün divandan Önder'in yaşamını yitirmesinin birinci yılında anmasına teşekkür ederek sözlerine başlayan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de, 'Barış mücadelesine, bu ülkede Kürt sorununun demokratik çözümüne gerçekten emeği çok büyüktü. Kendi sağlığını, kendi yaşamını hiçe saymak, geride bırakmak pahasına barış için çalıştı. Bu ülkede en ufak bir barış ihtimali varsa o ihtimali gerçeğe dönüştürmek için gecesini gündüzüne kattı ve ne yazık ki geçen yıl, bir yıl önce de aramızdan ayrıldı. Onu çok özlüyoruz, gerçek anlamda eksikliğini çok hissediyoruz; eksikliği, yeri doldurulamaz bir arkadaşımızdı, yoldaşımızdı. Gerçekten bir yıl sonra da bir kez daha anısına bağlılığın gereği olarak şu sözü bu Meclis'te de yinelemek istiyoruz. Ne olursa olsun Sırrı Süreyya'nın özlemi olan ve uğruna mücadele ettiği o barışı bu ülkede gerçekleştireceğiz ve onu Sırrı Başkana armağan edeceğiz diyorum. Anısı önünde saygıyla, sevgiyle, minnetle eğildiğimi ifade etmek istiyorum. Onu unutmadık, asla da unutmayacağız' ifadelerini kullandı.
Kılıç Koçyiğit, TÜİK'in enflasyon rakamlarına değinerek, 'Biliyorsunuz, nisan ayı enflasyon oranı açıklandı; 4,18 ve bu haliyle yıllık enflasyon yüzde 32,37 oldu. Böylelikle 2026 yılının ilk dört ayında enflasyon yaklaşık olarak yüzde 14,6'ya ulaştı. Peki, hedef enflasyon neydi 2026 için? Hedef enflasyon da 9,7'den yüzde 16'ya revize edilmişti. Bakın, sadece ilk dört ayda biz neredeyse hedef enflasyona yaklaşmış durumdayız. Peki, kalan sekiz ayda ne olacak? Kalan sekiz aydaki enflasyon oranını sabit tutsanız, 0,1 bile artırsanız hedef enflasyonun tutmadığını görüyoruz. Demek ki burada artık TÜİK'in bile manipüle etme gücünün yetmediği bir gerçeklik var, ona dönüp bakmak gerekiyor' dedi.
'Şimşek programı çökmüştür, orta vadeli program çökmüştür, hedef enflasyon ıskalanmıştır'
TÜİK'in açıkladığı verilere göre aylık gıda enflasyonunun yüzde 3,70, yıllık gıda enflasyonunun 34,55 olduğuna dikkat çeken Kılıç Koçyiğit, şu ifadelere yer verdi:
'Halihazırda dünyadaki gıda enflasyonunun en yüksek olduğu dört ülkeden birisi Türkiye ama bunu Hükûmet duyuyor mu? Hayır, duymuyor. İlk dört ayda asgari ücret 4 bin 110 TL ve en düşük emekli aylığı 2 bin 928 TL erimiş ama bütün bunları da duymuyorlar, görmüyorlar. O anlamıyla uzatmadan şunu ifade ederek bitirmek istiyorum. Şimşek programı çökmüştür, orta vadeli program çökmüştür, hedef enflasyon ıskalanmıştır şimdiden, hedef enflasyonu nasıl revize ediyorlarsa hedef enflasyon üzerinden emekliye, asgari ücretliye verdikleri... Hedef enflasyon üzerinden asgari ücretlinin, emeklinin maaşını belirleyen Hükûmetin hızlı bir şekilde ücretleri güncellemesi gerekiyor, asgari ücrete zam yapması gerekiyor, emekli maaşlarına zam yapması gerekiyor, emeklilere zam yapması gerekiyor; bu hakikat ortada duruyor, kafanızı kuma gömerek bu hakikatten kurtulamazsınız diyorum.'
Emir: Türkiye'yi kara para cenneti yaptınız
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, tulumbada suyun bittiğini belirterek AK Parti'nin bugün basın toplantısı yaparak duyurduğu kanun teklifine ilişkin, 'Kaynaklarınız tükendi, seçim yapmak istiyorsunuz, harcayacak paranız kalmadı, 9'uncu varlık barışını getirdiniz bugün Meclise, '9'uncu kez varlık barışı yapacağız' diyorsunuz. Türkçesi, 'Ne olursa olsun, kara para olsun, uyuşturucu baronlarının parası olsun, silah tüccarlarının parası olsun, sanal kumar oynatanların parası olsun ama yeter ki gelsin. Biz ne kaynağını soracağız, devlete yatırırsa da sıfır vergi alacağız' diyorsunuz. Bu aslında bitmiş, tükenmiş olmanın bir itirafıdır' diye eleştirdi.
'Türkiye'yi kara para cenneti yaptınız, Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devleti dünyadaki kara paracıların çamaşır makinasına çevirdiniz' diyen Emir, iktidarın Türkiye'yi uluslararası suç örgütlerinin pazarı haline getirdiğini söyledi.
'Türkiye'de doğum hızının yüzde 1,48'lere kadar düşmüş olmasının en temel sebebi sizin ülkedeki ekonomiyi perişan etmenizdir'
CHP'li Emir, annelik üzerinden bir tartışma yaratıldığına dikkat çekerek ''Efendim reklam çekiyorsunuz, anneliği sıradanlaştırıyorsunuz, anneliği esnetiyorsunuz' diye ucuz polemikler yapıyor. Oysa Türkiye'de anneler çocukları gözü önünde öldürülürken sesiniz çıkmadı. Çocukları ısınsın diye saç kurutma makinesiyle çocuklarını ısıtmaya çalışan annenin evlatları yandığında sesiniz çıkmadı. Murat Çalık'ın annesi cezaevinin kapısında 'Ben ölürsem beni buraya gömün, evladım hasta, tutuksuz yargılayın' dediğinde o gözyaşlarını gördüğünüzde sesiniz çıkmadı' dedi.
Türkiye'de doğum hızının düştüğünü belirten Emir, 'Türkiye'de doğum hızının yüzde 1,48'lere kadar düşmüş olmasının en temel sebebi sizin ülkedeki ekonomiyi perişan etmeniz ve Türkiye'nin adım adım çürümesidir, bu halkın yoksullaşmasıdır, umutsuzlaşmasıdır, çocukların, gençlerin geleceğe güvensiz bakmasıdır. Bunları çözmek yerine ucuz polemiklerle kendinize göre bir anne tartışması başlatıp oradan üste çıkmaya çalışıyorsunuz. Sizin aileden anladığınız yolsuzluklara bulaşmış eşinizi korumak mıdır yoksa gerçekten yoksullukla pençeleşen, çocuklarına olması gerektiği gibi yemek yapamayan annelerin derdine derman olmak mıdır; bu soruyu gündeminize getiririz' ifadelerini kullandı.
Şahin Usta: Bir reklam üzerinden tam bir anne hikayesi diye aile ve çocuk kavramının içini boşaltma alt metnini servis ettiler
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da bir beyaz eşya markasının hazırladığı reklam filmi üzerine çıkan tartışmalara ilişkin '2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus On Yılı' olarak belirlemiştik. Tüm dünyada genç nüfus sorunu en önemli sorunlardan biri olarak ortaya çıkmaya başlamışken vizyon belgemizle insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasını da belirlemiş bulunuyoruz. Ne tesadüftür ki tam da bu vizyon belgesinin açıklandığı güne denk gelen bir zamanlamayla Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın da ifade ettiği gibi çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış iflas ettiği yerden tekrar başını çıkarttı ve bir reklam üzerinden tam bir anne hikayesi diye aile ve çocuk kavramının içini boşaltma alt metnini servis ettiler. Açıkça ifade etmek isterim ki annelik gibi derin ve kutsal bir değeri, çocuk gibi ailenin temel bir direği olan kavramı müflis ideolojilerine alet eden anlayışı kınıyorum' diye konuştu.
Doğum hızının düşmesini sadece ekonomik gerekçelere bağlamanın çok sığ bir bakış açısı olduğunu söyleyen Şahin Usta, 'Eğer böyle olsaydı sosyoekonomik düzeyi gelişmiş ailelerdeki çocuk sayısının neden düştüğünü nasıl açıklayabilirsiniz? Sosyoekonomik düzey geliştikçe çocuk sayısının 1 veya 2'de kaldığını hepimiz biliyoruz. Doğum hızının artmasıyla ilgili çok yönlü ve multidisipliner bir yaklaşımla, işte bu vizyon belgeleriyle doğum hızını arttırmaya yönelik çalışmalarımızı devam ettiriyoruz' dedi.
'Giresun Görele Belediye Başkanının taciz ettiği, daha 16 yaşındaki gencecik bir yavrumuz yine şüpheli bir kazayla birlikte bu hayattan ayrıldı' diyen Şahin Usta, CHP'den bu konuyla ilgili söyleyecek bir sözünüzü hiçbir gün bile duymadığını söyledi. Uluslararası suç örgütleriyle mücadelede kararlıyız.
'Uluslararası suç örgütleriyle ilgilenenlerin asıl CHP'nin içindeki suç örgütleriyle de ilgilenmesini bekliyoruz'
CHP'li Emir'in 'Varlık Barışı'na ilişkin sözlerine yönelik Şahin Usta, şunları kaydetti:
'Bu konuda özellikle hem Adalet Bakanlığımızın hem de İçişleri Bakanlığımızın yapmış olduğu operasyonları dikkatle takip etmenizi ve açıklamaları da takip etmenizi istirham ederiz çünkü gün geçmiyor ki bu uluslararası örgütlerin baronlarına yapılan operasyonlarla yakalanmaları ve ekiplerinin burada, Türkiye'de geçtikleri sırada veya bulundukları sırada yakalanmalarıyla ilgili açıklamaları çok net kamuoyuyla da paylaşıyoruz ve bu mücadeleye de aynen devam edeceğiz. Ancak bu uluslararası suç örgütleriyle ilgilenenlerin asıl CHP'nin içindeki suç örgütleriyle de ilgilenmesini bekliyoruz. Bu noktada da kendinizi temizlemenizi, aklamanızı ve aklandıktan sonra bu suç örgütlerinden temizlenmiş, gerçek bir ana muhalefet, Cumhuriyet Halk Partisi'ni görmeyi arzu ediyoruz.'
Emir: Eğer bu ekonomik kriz böyle devam ederse, demek ki sizin aklınıza inanırsak Türkiye'nin nüfus sorunu çözülecek
Emir, AK Partili Şahin Usta'nın konuşmasına yönelik söz alarak doğum hızının düşmesine ilişkin, 'Eğer sizin teziniz doğru ise, bir an için doğruluğunu düşünelim, zaten milleti gerçekten açlığa mahkum ettiniz, millet perişan. Eğer bu ekonomik kriz böyle devam ederse, demek ki sizin aklınıza inanırsak Türkiye'nin nüfus sorunu çözülecek. Gittikçe yoksullaşacaklar, yoksullaştıkça çocuk yapacaklar ve sizin bu derdiniz bitecek, böylesine sığ düşünmeyin' dedi.
Görele'de 17 yaşında intihar eden yurttaş ile ilgili ise Emir, şu ifadelere yer verdi:
'Kendisi duymamış olabilir, kendisinin kulakları Cumhuriyet Halk Partisine tıkalı, onu biliyoruz ama bir kez daha buradan söyleyelim: Biz, her bir yavrumuz için nerede olursa olsun en ufak bir cinsel istismar iddiasının üzerine gideriz, gidilmesini sağlarız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak üstümüze düşeni yaptık ama sizden de istismar edilen çocuklar için, tarikat yurtlarında cinsel saldırıya uğrayan erkek çocukları için, çocuklarımız için ve aynı zamanda 'Bir kereden bir şey olmaz' diyen bakanınız için aynı netlikte ve aynı mertlikte konuşmanızı bekleriz. Hodri meydan.'
CHP'li Emir ile AK Partili Şahin Usta arasındaki sözlü tartışmaların sürmesinin ardından TBMM Başkanvekili Bingöl, tepki göstererek birleşime beş dakika ara verdi.
Genel Kurul görüşmeleri grup önerilerinin görüşülmesiyle devam ediyor.