GÜNDEM

CHP’li Avşar’dan kanun teklifi: Cemevlerine ibadethane statüsü

CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi için kanun teklifi hazırlayarak Meclis gündemine sundu. Avşar, 20 milyonu aşkın Alevi vatandaşın eşit yurttaşlık haklarından yararlanması ve inanç özgürlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Türkiye genelinde sayıları yüzleri bulan cemevlerinin resmi olarak ibadethane statüsü kazanması ve Alevi toplumunun anayasal haklardan tam kapasiteyle yararlanabilmesi amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.

Teklifin gerekçesinde Türkiye'de yaşayan 20 milyonu aşkın Alevi vatandaşın tüm vatandaşlık sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen, Anayasa ile güvence altına alınan eşit yurttaşlık, inanç ve mezhep özgürlüğü kapsamındaki hizmetleri yeterli düzeyde alamadıklarına dikkat çekildi. Avşar, hazırlanan kanun teklifiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yargıtay ve Danıştay tarafından alınan kararların uygulanmasını, anayasal hükümlere tam uyumun sağlanmasını ve bu sayede toplumsal uzlaşma ile inanç özgürlüğünün tahkim edilmesini hedeflediklerini belirtti.

"ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİ ERTELENEMEZ"

Anayasa'nın değiştirilemez maddelerine atıfta bulunan Avşar, 2. maddenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımladığını, 10. maddenin "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" hükmüyle eşitliği sağladığını, 24. maddenin ise vicdan ve dini inanç hürriyetini güvence altına aldığını vurguladı.

Toplumsal uzlaşma ve çoğulcu demokrasinin gereği olarak Türkiye nüfusunun önemli bir kısmını oluşturan Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanmasının ertelenemez bir anayasal hak olduğunu ifade eden Avşar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin cemevlerinin ibadethane niteliğini tanıyan kararlarının, devletin tüm inanç topluluklarına eşit yaklaşma yükümlülüğünü net bir şekilde ortaya koyduğunu kaydetti. Alevilerin yıllardır barışçıl ve demokratik talepler dile getirdiğini söyleyen Avşar, toplumsal barışın güçlendirilmesi ve kamusal hizmetlerde ayrımcılığın sona erdirilmesi için somut adımlar atılmasını zorunlu kılan bir sürecin mevcut olduğunu belirtti.

Alevi-Bektaşi inancının Türkiye'nin asli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Avşar, cemevlerinin yasal statüden yoksun olmasının laiklik ve eşit yurttaşlık ilkeleriyle çeliştiğini dile getirerek şunları kaydetti:

"Öte yandan Alevi-Bektaşi inancı, tarihsel ve toplumsal varlığıyla bu ülkenin asli inanç topluluklarından biridir. Cemevleri ise Alevi yurttaşların ibadetlerini yerine getirdikleri temel mekânlardır. Buna rağmen cemevlerinin ibadethane statüsünün yasal olarak tanınmaması, eşit yurttaşlık ilkesine ve laikliğe açıkça aykırıdır. Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay kararlan cemevlerinin ibadethane olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. Bu çerçevede Alevilerin Türkiye'de yaşayan diğer inanç gruplarına tanınan haklar ve verilen desteklerden yararlanması, ayrımcılığa maruz kalmamaları ve toplumsal uzlaşmanın gereği olarak Anayasa'nın eşitlik ilkesi yönünden cemevlerinin 'ibadethane' olarak tanınması temel bir haktır."

Cemevlerinin resmi statü eksikliği nedeniyle imar sorunları ve temel giderlerin karşılanması noktasında sıkıntılar yaşadığını ifade eden Avşar, mevcut mevzuatta "ibadet yeri" ifadesine açıklık getirilmesi gerektiğini belirtti. Avşar, yapılacak düzenleme ile hangi yerlerin ibadet yeri olduğunun net bir şekilde isimlendirilerek tüm kanunlardaki tanımlara yansıtılmasının, devletin tüm inanç ve mezheplere eşit mesafede durma sorumluluğunu yerine getirmesini sağlayacağını kaydetti. Teklifin temel amacının yargı kararlarıyla oluşan hukuki zemini yasal güvenceye kavuşturmak olduğunu belirten Avşar, bu değişiklikle ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını, uluslararası insan hakları hukuku gerekliliklerinin yerine getirilmesini ve Türkiye'deki inanç özgürlüğünün güçlendirilmesini hedeflediklerini sözlerine ekledi.