Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kamuoyunda 11’inci Yargı Paketi olarak bilinen "7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un yürürlüğünün durdurulması ve iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) dava açtı. Başvurunun ardından CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın; milletvekilleri Nurten Yontar, İnan Akgün Alp, Aliye Coşar, Turan Taşkın Özer ve Gizem Özcan ile birlikte Anayasa Mahkemesi önünde açıklamalarda bulundu.

Günaydın, 7571 sayılı kanun değişikliğinin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirterek, çok sayıda Anayasa’ya aykırı hüküm içerdiğini savunduğu bu düzenlemenin yürürlüğünün durdurulması ve iptali için mahkemeye başvurduklarını ifade etti. Yasaların şahsa bağlı olmayan bir objektiflikle düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, ayrıca şunları kaydetti:

"Ancak burada hakaret suçlarının diğer tipleri ön ödeme kapsamına alınmasına rağmen yalnızca kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu, ön ödeme kapsamına alınmıyor. Ben burada bir hukuki deyimden bahsettim. Peki burada amaçlanan ne? Biliyorsunuz, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun aslında Süleyman Soylu ile karşılıklı bir söz dizimi, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine yönelik görevinden dolayı hakaret kılıfına sokuldu ve kendisine ceza verildi. Burada sadece bu suçu ön ödeme sınırlarının dışına taşıyorlar. Hani nerede hukuki düzenlemelerin objektif olması ve şahsa bağlı olmaması? Şahsa bağlı pozitif de olabilir, şahsa bağlı negatif de olabilir. İşte burada bunu çok açık bir şekilde görüyoruz."

HUKUKİ DÜZENLEMELERİN OBJEKTİF OLMASI VE ŞAHSA BAĞLI OLMAMASI NEREDE

Gökhan Günaydın, hakaret suçunun çeşitli tiplerinin ön ödeme kapsamına alınmasına karşın, 25 Aralık 2025 tarihi itibarıyla uzlaşma sağlanmış olan dosyalarda ön ödeme hükümlerinin uygulanmadığına dikkat çekerek bu durumun hukukla açıklanabilir bir tarafının bulunmadığını ifade etti. Düzenlemede yer alan bilişim suçlarına ilişkin kısımları "son derece tehlikeli" olarak nitelendiren Günaydın, bilişim suçları aracılığıyla elde edilen menfaatin bulunduğu hesapları askıya alma ve el koyma yetkisinin cumhuriyet savcıları veya mahkemelerden alınarak banka, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcılarına tanındığını belirtti. Günaydın, bu uygulama ile soruşturma ve kovuşturma aşamalarının bypass edildiği bir tablo ile karşı karşıya kalındığını vurguladı.

Ekonomik ve sosyal düzenlemelere dair itirazlarını da dile getiren Günaydın, esnaf ve sanatkarların ürettiği mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri belirlenirken oda ve birlik iradelerinin dışlanmasının teşebbüs özgürlüğüne aykırı olduğunu kaydetti. Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarına ilişkin düzenlemeye de değinen Günaydın, 1 Ocak 2016 tarihinden öncesine ait ödenmemiş primler ile feri alacakların tahsilinden vazgeçilmesini eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Peki güzel, bunu yapıyorsunuz. Tahsil edilmiş alacakları niye iade etmiyorsunuz? Yani primini, borcunu zamanında ödeyen vatandaşı aptal yerine koymaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Bu eşitlik ilkesinin açıkça aleyhine bir düzenlemedir. Ön alım, yani şufa hakkının kullanılması için açılan davalarda, dava konusu değerinin tapu bedeli yerine rayiç bedel üzerinden belirlenmesi ve hukuki güvenilirlik ilkesinin aksine bu değişikliğin mevcut davalara uygulanmasının da hem kamu yararına hem de hukuka aykırı olduğunu düşünüyor, değerlendiriyor ve bu nedenle AYM’ye taşıyoruz."

Gökhan Günaydın, avukatlık mesleğine ilişkin disiplin suçlarının muğlak tanımlanmasının ve basit bir disiplin suçunun ardından gelen başka bir suç iddiası için ağır cezalar öngörülmesinin mesleği yapılamaz hale getireceğini belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin 2012 yılından bu yana yürürlüğün durdurulması kararı vermediğine dikkat çeken Günaydın, mahkemeyi geçmişte uyguladığı bu yönteme geri dönmeye davet etti. İklim Yasası gibi kritik başvuruların da bir an evvel değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Günaydın, mahkeme başkanını, üyelerini ve raportörlerini Türkiye'nin anayasal hukuk devleti kimliğinin korunması adına göreve çağırdığını belirtti.