EKOLOJİ-ÇEVRE

Çevre örgütleri, Afşin-Elbistan Termik Santrali önünden seslendi

Kahramanmaraş'ta Afşin-Elbistan A Termik Santrali önünde toplanan çevre örgütleri ve meslek odaları, yeni ünitelere verilen ÇED olumlu kararına tepki gösterdi. Kömürün vadesinin dolduğunu belirten grup, projelerin durdurulması ve kömürden adil bir çıkış planı uygulanması çağrısında bulundu.

Abone Ol

Kahramanmaraş’ın Afşin-Elbistan bölgesindeki Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne eklenmesi planlanan yeni üniteler için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı; meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar tarafından protesto edildi.

Haberde yer alan verilere göre, termik santral önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu üyesi Mehmet Dalkanat okudu. Muğla, Bursa, Bartın ve Kahramanmaraş'tan katılımcıların yer aldığı açıklamada, kömürsüz bir geleceğin toplumsal ve ekolojik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Dalkanat, yıllardır sınırlı sayıda şirketin ekonomik çıkarları doğrultusunda yaşam alanlarının tahrip edildiğini; havanın, suyun ve toprağın kirlendiğini ifade etti. Bu sürece karşı çıkan yerel halkın ve aktivistlerin ise çeşitli hukuki ve idari baskılarla karşılaştığını belirtti.

TÜRKİYE YENİ KÖMÜRLÜ SANTRAL YAPMAMALI

Yeni üniteler için verilen kararın bilimsel veriler ve halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını savunan Dalkanat, projenin temel yaşam ve sağlık haklarını ihlal ettiğini söyledi. Bu kapsamda meslek örgütleri, ilçe belediyeleri ve yurttaşlar tarafından dört ayrı davanın açıldığını kaydeden Dalkanat, projenin Türkiye’de devam eden tek yeni kömürlü termik santral yatırımı olduğuna dikkat çekti. Dalkanat, "Afşin–Elbistan, Türkiye’nin enerji politikaları açısından kritik bir eşiktir. İklim krizine çözüm için toplanacak 200 ülkeye COP31’de ev sahipliği yapacak Türkiye için de önemli bir sınavdır. Türkiye, yeni kömürlü santral yapmamalıdır. Afşin–Elbistan projesi derhal durdurulmalıdır" ifadelerini kullandı.

Açıklamada, kömürün yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda temiz hava ve sağlıklı çevrede yaşama hakkına yönelik bir ihlal aracı olduğu vurgulandı. Muğla Milas’ta kamulaştırma kararlarıyla yerinden edilme riski yaşayan köylülerin ve hak arayışındaki maden işçilerinin durumuna da değinilen toplantıda, kapalı madencilik faaliyetlerindeki grizu patlamaları ve hava kirliliğinin yol açtığı erken ölümlere dair veriler paylaşıldı.

KÖMÜRÜN VADESİ DOLDU

Kömür kullanımının toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve yerel ekonomileri çöküşe sürüklediğini ifade eden Mehmet Dalkanat, kömürden "adil ve acil" çıkış taleplerini yineledi. Başta Afşin-Elbistan olmak üzere tüm yeni kömürlü santral projelerinin ve maden izinlerinin iptal edilmesini isteyen grup, mevcut tesislerin de belirli bir plan dahilinde kademeli olarak kapatılması gerektiğini belirtti.

Dalkanat, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı: "Emekçiler için adil geçiş programları uygulansın. Kömür arama ve genişletme faaliyetleri durdurulsun. Kömür bölgelerinde ekolojik ve sağlık zararları onarılsın. Kamu yararını ve bilimi esas alan enerji politikaları hayata geçirilsin. Kömürün vadesi doldu. Israr, bizi çoklu krizlerin içine daha da sürüklüyor. Ama başka bir yol mümkün, enerji demokrasisi ile halk için adil ve sağlıklı bir yaşam mümkün." Açıklama, Afşin-Elbistan'dan yükselen bu sesin bir itirazdan öte, temel bir hak talebi olduğu vurgusuyla tamamlandı.