GÜNDEM

BM: Akdeniz ve Karadeniz'de aşırı avlanma son 10 yılın en düşük seviyesine indi

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütüne (FAO) bağlı Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonunun (GFCM) hazırladığı rapora göre, Akdeniz ve Karadeniz'de aşırı avlanma son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi.

Abone Ol

GFCM'nin Akdeniz ve Karadeniz'in Balıkçılık Durumu (SoMFi) raporu açıklandı.

Raporda, Akdeniz ve Karadeniz'de aşırı avlanmanın, on yıl önce başlayan düşüş eğiliminin ardından ilk kez yüzde 60'ın altına gerilediği kaydedildi.

Raporda aşırı avlanmanın endişe kaynağı olmayı sürdürdüğü ancak bu konuda geçen yıl yüzde 15’lik düşüş yaşandığı, 2012'den bu yana av baskısının yüzde 31 azaldığı belirtildi.

Ayrıca SoMFi 2023 verilerine göre, 2021 yılında balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektöründe yaklaşık 2 milyon ton deniz ürünü üretildi.

Raporda balıkçılık ve deniz ürünleri yetiştiriciliğinin 20 milyar dolardan fazla gelir sağladığı ve değer zinciri boyunca 700 bin kişiye iş imkanı oluşturduğu kaydedildi.

- "Akdeniz ve Karadeniz'deki av baskısı hala sürdürülebilir düzeyin iki katı seviyesinde"

Balıkçılıktaki olumlu eğilimlere rağmen sektörün halen stres altında olduğuna işaret edilen raporda, "Balık stoklarının aşırı sömürüsü önemli ölçüde azalmış olsa da Akdeniz ve Karadeniz'deki av baskısı hala sürdürülebilir kabul edilen düzeyin iki katı seviyesinde ancak GFCM'nin yönetim planları ile teknik ve av sahası sınırlaması önlemlerini genişletmeye odaklanması, önemli ticari türler için olumlu sonuçlar verdiğini de gösteriyor." tespiti yer aldı.

Raporda, yönetim planları kapsamında bazı stokların üzerindeki av baskısında ortalamadan fazla azalış görüldüğü belirtilerek, "Kayda değer örneklerin arasında sürdürülebilir kullanım oranlarına ulaşan Adriyatik Denizi'nde dil balığı av baskısında yüzde 77'lik azalma ve Karadeniz'de kalkan balıkçılığı av baskısında yüzde 73'lük azalma yer almaktadır." bilgisi paylaşıldı.

Raporda görüşlerine yer verilen GFCM İcra Sekreteri Miguel Bernal da SoMFi'nin bu özel baskısının sektörün bölgedeki geçim kaynakları, gıda güvenliği ve beslenme açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.