Haber: BETÜL GÖKCE

Türkiye’de bisikletlilerin trafikte yaşadıkları sorunları Don Kişot Bisiklet Kolektifi’nden Şaman Bayyurt, Çanakkale Bisiklet Platformu Doğancan Çetin, Bisikletliler Derneği Başkanı Murat Suyabatmaz ve Küçükçekmece Bisiklet Kulübü Yöneticisi Tuncay Çınar dokuz8HABER’e değerlendirdi.

“BİSİKLETLİ ÖLÜMLERİ DURSUN”

16 Temmuz Cumartesi günü Balıkesir’in  Bandırma ilçesinde bisikletiyle  İzmir’den İstanbul’a giderken arkadan gelen kamyonun çarpması sonucu 40 yaşındaki Savaş Kader isimli bisiklet sürücüsü yaşamını yitirmiş, kamyon sürücüsü başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.

Savaş Kader’in de üyesi olduğu Don Kişot Bisiklet Kolektifi ölümlü kazayı sosyal medya üzerinden duyurmuş, birçok bisiklet sürücüsü topluluğu da sosyal medya paylaşımlarıyla  bisiketli ölümlerine dikkat çekerek, sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunmuştu.

 

“ARACIN BEŞ SANTİM SAĞDAN GİTMESİ ÖLÜMCÜL RİSK DOĞURABİLİYOR”

Yaşanan bisiklet kazalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Don Kişot Bisiklet Kolektifi üyesi Şaman Bayyurt, şöyle konuştu: "Otobüs sürücülerinin genellikle, ikincil olarak taksi sürücüleri karayolunun sağından giden bisikletçi yokmuşçasına alıştıkları gibi şeritlerinden yani bisikletçiyle aralarına sadece santimetreler koyarak gidiyorlar."

Karayolu üzerinde araçların beş santim sağdan gitmesinin bisiklet sürücüleri için ölümcül risk doğurabileceğini belirten Bayyurt en fazla kazaya sebep olan diğer durumlarda ise geç sinyal vererek dönüş yapan, şerit değiştiren sürücüleri gösterdi.

Bayyut konuşmasının devamında şunları söyledi; “Bu durumların hepsini defalarca yollarımızda ben ve arkadaşlarım yaşadık. Bisikletçi olarak karayolunda saygı görmüyoruz, hatta kaçacak bir yer yokken arkadan gelen araçların korna çalması buharlaşabileceğimizi düşündüklerini düşündürüyor bize.”

DON KİŞOT BİSİKLET KOLEKTİFİ'NİN ÖNERİLERİ

Don Kişot Bisiklet Kolektifi, bisikletlilerin güvenliği için alınması gereken önlemlere dair bir metin üzerinde çalışıyor. Şaman Bayyurt, metinde yer alan başlıca önlemleri şöyle özetledi:

1- Hız sınırları kontrol altına alınmalı.

2- Bisikletin taşıt olarak sürücüler tarafından kabul görmesi sağlanmalı.

4- Sürücü eğitimine bisikletlilerin de dahil edilerek öfke kontrolü ve trafik eğitimi konusunda çalışmalar yapılmalı.

7- Sürekli eğitim faaliyetleri ve farkındalık yaratılmalı.

8- Sürücülere verilen cezaların caydırıcı boyutlarda olması kanunlaştırılmalı.

9- İlköğretim çağında okullarda bisiklet kullanımı ve güvenliği hakkında eğitim verilmeli, ayrıca halk medya yoluyla bilinçlendirilmeli.

10- Halka hitap eden büyük bilinçlendirme etkinlikleri yapılmalı.

11- Kural ve kanunlar uygulanmalıdır.

12-Kurallara uymayan sürücü ve yayalarla ilgili yaptırım uygulanmalıdır.

“SÜRÜCÜLER KORNA YERİNE FRENE BASMALI”

Çanakkale Bisiklet Platformu Doğancan Çetin, Türkiye’de bisikletlilerin her an “araç sürücüleri tarafından sıkıştırılacak mıyım, kapı açılır mı, korna çalar mı, sinyal vermeden dönerse ne yaparım, küfür ederler mi?” gibi düşüncelerle meşgul olmak zorunda kaldığını söyledi. Araç sürücülerinden taleplerini “araçların sürüş anında sıkıştırmamaları ve 1,5-2 metre mesafe bırakarak yanımızdan geçmeleri, korna yerine frene basmaları, sinyallerini kullanmaları, kapıyı açarken aynalarına 2-3 defa bakmalarını istiyoruz.” sözleriyle açıklayan Çetin, araç sürücülerine bisikletlilerin de trafiğin yasal bir unsuru olduğunu ilgili madde ile belirtti.

“Madde 3c (10) bendi: Bisiklet motorsuz bir Taşıttır. Madde 46 Karayolunda en sağ şeridi kullanır ve diğer taşıtlar ile aynı sorumlulukla hareket eder.”

Doğancan Çetin

YENİ YASAL DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR

Bisikletliler Derneği Başkanı Murat Suyabatmaz ise gelişmiş ülkelerde, örneğin Almanya’da cee Hollanda’da verilen pratik eğitime ülkemizde ulaşılamadığını ifadede ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Gelişmiş ülkelerde daha iyi eğitim var. Türkiye’de eğitim yetersiz kalıyor. Düzenlemelere ihtiyaç var. Örneğin ilkokul 4. sınıflarda trafik dersi var, birçok okulda bu eğitim dahi yapılmıyor. Pratik eğitim zaten yok. Olanlarda da bisikletle değil, elektrikli arabalarla çalışılıyor.”

2018 sayılı yasa, bisiklet kullanımı ehliyet gerektirmediğini söylese de, gerekli teorik ve eğitimlerin yapılmasını şart koştuğunu belirten Suyabatmaz, şöyle devam etti; “Çocuk özellikle ilkokul çağında bisiklet kullanmışsa ileride motorlu taşıt kullanmaya başladığında empati yapabilir. Kullanmadığında sonuç trafik canavarı oluyor.”

Yıllardır bizzat trafik derslerine veren, çeşitli gruplara trafik işaretlerinden sınavlar yapan Suyabatmaz, birçok çocuğun araç ehliyetine sahip anne babasının bile temel işaretleri bilmediğini ifade ederek, burada da düzenlemeler yapılmasının şart olduğunu, “topyekün bir eğitim” gerektiğini ifade etti.

“CEZALAR YETERSİZ KALIYOR”

Küçükçekmece Bisiklet Kulübü Yöneticisi Tuncay Çınar ise bisikletlilerin Türkiye’de yeterli sayıda bisiklet yolları yapılmadığı için bisikletlilerin karayollarını kullanma mecburiyetinde olduğunu söyleyerek bisikletlinin de kanunen trafikte haklarının olduğunu sürücülerinde bunu bilmesi gerektiğini söyledi. Çınar, ayrıca bisikletlilerin mağdur olduğu kazalar olduğunda sorumlulara genellikle yetersiz cezalar verildiğini belirterek, tanık olmuş olduğu bir olayı ise şu sözlerle anlattı: "3 sene önce yol bisikletiyle grup antrenmanına çıktım. Yolun kenarında duran biri elindeki şişeyle arkadaşımın yüzüne kasten vurarak yaraladı. Şahıs nezarette bir ay kaldıktan sonra serbest bırakıldı.”