GÜNDEM

Birlik ve Dayanışma Sendikası: Deprem bölgesinde aile sağlığı merkezleri kaderine terk edildi

Birlik ve Dayanışma Sendikası, 6 Şubat depremlerinin 3. yılında hazırladığı raporda, aile sağlığı merkezlerinin (ASM) hijyensiz konteynerlerde yetersiz koşullarda hizmet verdiğini açıkladı.

Abone Ol

Birlik ve Dayanışma Sendikası, asrın felaketi olarak kabul edilen 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay illerindeki birinci basamak sağlık hizmetlerinin mevcut durumuna ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı. Sendika Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi ve yönetim kurulu üyeleri; aile hekimleri, ebe, hemşireler ve diğer sağlık çalışanlarının çalışma şartlarını yerinde incelemek amacıyla Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ile bu hizmetin verildiği konteyner binaları ziyaret etti.

ASM BİNALARI YETERLİ KOŞULLARI SAĞLAMIYOR

Hazırlanan raporda, aile sağlığı merkezlerinin halen konteynerlerde oldukça eksik imkanlarla hizmet sunduğu ve Sağlık Bakanlığı'nın bir yıldır muayeneye gelmeyen hastaların bulunmasını talep ettiği belirtildi. Aile Hekimliği Yönetmeliği uyarınca, gelmeyen hastalar üzerinden maaş kesintisi yapılmasının çalışanları yoğun bir çaba harcamaya zorladığı; yurt dışında yaşayan, adresi veya iletişim bilgisi bulunmayan kişiler için dahi ücret kesintisi uygulandığı ifade edildi. Dr. Ahmet Mehlepçi, konuya ilişkin ayrıca şunları kaydetti: "Bir birimde 60 kişi yok. Bu durum çalışanların dayanma gücünü tamamen tüketmiştir."

Sendikanın saha tespitlerine göre, kalıcı ASM binaları inşa edilemediği için konteynerlerde faaliyet gösteren sağlık personeli; tavanı akan, tabanından su alan, içerisi kokan ve hastalar için bekleme alanı bulunmayan yerlerde görev yapıyor. Çoğu noktada sadece branda veya şemsiye ile geçici çözümler üretilmeye çalışılırken, bazı merkezlerde lavabo ve tuvalet dahi bulunmadığı aktarıldı. Raporda, bölgede hırsızlık vakalarının artış gösterdiği, çalışanların emekli olduğu veya istifa ederek görevden ayrıldığı bilgisi yer aldı.

HASTA MAHREMİYETİ TAMAMEN ORTADAN KALKTI

Adıyaman’da yer alan 12 aile sağlığı merkezinin yüzde 90 oranında tamamlanmasına rağmen aylardır kaderine terk edildiği vurgulanırken, Kahramanmaraş’ta bazı merkezlerde iki hekim ve iki hemşirenin bölmesi bulunmayan tek bir konteynerde hasta baktığı ifade edildi. Yaklaşık 21 metrekarelik alanlarda aynı anda 8 kişinin bulunduğu bu ortamlarda hasta mahremiyetinin tamamen ortadan kalktığı belirtildi. Elektrik çarpması ve yangın riski gibi ciddi tehlikelerin sürdüğü kaydedilen raporda, konteynerlerde günlük hasta giriş çıkışının bin kişiye ulaştığı, zeminlerin tahrip olduğu ve hijyenin sağlanamadığı vurgulandı. Üç yıl içinde bu yapıların aşırı derecede yıprandığı ve kullanılamaz hale geldiği, nüfus hareketliliği nedeniyle kayıtlı olmayan hastalara da hizmet verilmesinin iş yükünü artırdığı aktarıldı.

AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNDE DONANIM EKSİKLİĞİ YAŞANIYOR

Raporda, aile planlaması malzemelerinin bulunmadığı, HPV taraması için uygun oda ve ekipman sağlanmadığı, kolon kanseri tarama kitlerinin gönderilmediği belirtildi. Üç yıl boyunca bu merkezleri ziyaret edip sorunları gideren bir yöneticinin bulunmadığı savunulurken, en ağır tablonun Hatay’da yaşandığı ifade edildi. TOKİ tarafından inşa edilen yeni konut alanlarında ASM’ler için yer ayrılmadığı ve yeni tesislerin inşa edilmediği kaydedildi. Deprem koşulları göz önünde bulundurulmadan yönetmeliğin uygulanmaya devam ettiğini belirten Başkan Mehlepçi, vefat eden veya ulaşılamayan hastalar nedeniyle sağlık personeline ceza uygulanmasının bir ihmal değil, deprem sonrası ortaya çıkan kaçınılmaz bir sonuç olduğunu söyledi. Raporda ayrıca Hatay’ın Keskincik bölgesinde üç yıldır çocuk aşılarının yapılamadığı ve aile hekimi eksikliği yaşandığına dair ciddi iddiaların bulunduğu ifade edildi. Dr. Ahmet Mehlepçi, Hatay’ın birinci basamak sağlık hizmetleri açısından göz ardı edildiğini ve durumun sürdürülemez boyuta ulaştığını vurguladı.