EMEK DÜNYASI

BES Antalya Şubesi: Antalya Defterdarlığında hukuk tanınmıyor, sendikal baskı var

Abone Ol

Haber: Sabri Kırdar

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şubesi, Antalya Defterdarlığında uzun süredir devam eden sorunlara dikkat çekmek amacıyla Defterdarlık binası önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını BES Antalya Şube Başkanı Devrim Mol okudu.

Açıklamada, Antalya Defterdarlığında son yıllarda kurumsal yapının ciddi biçimde zedelendiği, liyakat ilkesinin ortadan kaldırıldığı, sendikal baskı, mobbing ve hukuksuz atamaların olağan hâle geldiği ifade edildi.

BES Antalya Şube Başkanı Devrim Mol, sorunların çözümü için bugüne kadar başta Defterdar İlhan Karayılın olmak üzere çok sayıda idareciyle defalarca görüşmeler yaptıklarını, yazılı başvurularda bulunduklarını, Antalya’da sonuç alınamaması üzerine Sendika Genel Merkezinin Gelir İdaresi Başkanlığı ile de görüştüğünü belirtti. Ancak Mol, “Sorunlar çözülmek bir yana, her geçen gün daha da derinleşmektedir” dedi.

“Kurum kültürü yok ediliyor”

Açıklamada, köklü bir geçmişe sahip Antalya Defterdarlığının özellikle son birkaç yıldır kamu kurumu olma özelliğini yitirdiği vurgulandı. Kişi ya da grup tahakkümüne dayalı uygulamalarla kurum kültürünün yok edildiği, ast–üst ilişkilerinin zedelendiği ifade edildi.

BES Antalya Şubesi, yaşananların sendikalar arası bir rekabetten kaynaklanmadığını özellikle vurguladı. Son dönemde mağdur edilen kişilerin farklı sendikaların üye ve temsilcileri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, kurum genelinde bir korku iklimi yaratıldığı belirtildi.

“Liyakat yerine vekâlet, hukuksuz sürgün”

Basın açıklamasında; nitelikli ve asil idarecilerin ilçelere gönderildiği, hatta bir müdürün hukuksuz biçimde başka bir ile sürüldüğü belirtilirken, mali açıdan kritik ve tecrübe gerektiren birimlerde müdür ve müdür yardımcılığı görevlerinin vekâleten yürütüldüğü ifade edildi. Bu durumun liyakat ilkesini açıkça ihlal ettiği vurgulandı.

Çalışanların rızaları dışında görev yerlerinin değiştirildiği, yıllarca servis sorumluluğu yapan personelin keyfi biçimde görevden alındığı ve itibarsızlaştırıldığı belirtilen açıklamada, “Kamunun ihtiyacı itaatkâr değil, liyakat sahibi idarecilerdir” denildi.

“Disiplin soruşturmalarında sendika üyeliği belirleyici”

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin açık olmasına rağmen benzer vakalarda farklı disiplin cezaları uygulandığına dikkat çekilen açıklamada, bazı personelin soruşturmalar sırasında sendika değiştirdiği, sendika üyeliğinin idari soruşturmalarda belirleyici hâle geldiği ve usulsüzlükleri örtmek için bir kalkan olarak kullanıldığı yönünde güçlü bir kanaat oluştuğu belirtildi.

Hakkındaki iddialar sübuta eren ve suçunu itiraf eden kişilerin görevlerine devam ettiği, buna karşılık Büro Memur-Sen üyesi olmayan ve hakkında delil bulunmadığı üst disiplin kurulu kararlarıyla belirtilen bir çalışanın, evi ve ailesi Kemer’de olmasına rağmen hukuksuz biçimde Elmalı ilçesine gönderildiği ifade edildi.

“Paralel bir güç odağı var”

Açıklamada, sendika kimliğini suiistimal eden ve idare üzerinde etkili olan bir kişinin, tüm personel üzerinde baskı ve tehdit aracı hâline geldiği ileri sürüldü. Sendikalar arasında tarafsız olması gereken Defterdar İlhan Karayılın’ın bir sendikanın genel kuruluna katılarak açık destek verdiği, sosyal medya paylaşımlarıyla tarafsızlığın yitirildiğinin görüldüğü ifade edildi.

Bu kişinin, Defterdarı çalışanların yanında telefonla arayarak talimat verdiği, idare üzerindeki nüfuzunu sergileyerek baskı yarattığı, yıllardır fiilen iş yapmamasına rağmen kritik görevlere getirildiği ve çalışanların yer değişikliklerini fiilen belirlediği iddia edildi.

“Genç kamu emekçileri sendikaya zorlanıyor”

Basın açıklamasında, sendika üyeliklerinin şeflik ve benzeri kadrolar üzerinden baskı aracına dönüştürüldüğü belirtilerek, yeni atanan genç çalışanlara “Büro Memur-Sen’e üye olmazsanız adaylığınız ve mülakatlarınızda sorun yaşarsınız” şeklinde açık tehditler yöneltildiği ifade edildi.

Başka sendikalara üye olan çalışanların yer değişikliği tehdidiyle zorla sendika değiştirmeye yönlendirildiği, bu baskıların müdür odalarında dahi yapıldığı vurgulandı.

“Mahkeme kararları tanınmıyor”

Açıklamada, aile bütünlüğü ve çocukların durumu gözetilmeden yapılan görevlendirmelerin fiili cezalandırma aracı hâline getirildiği belirtildi. Bunun en çarpıcı örneğinin Kemer ilçesinde yaşandığı ifade edilerek, Türk Büro-Sen işyeri temsilcisi bir kadın çalışanın açtığı davayı kazanmasına rağmen, mahkeme kararına karşın görev yerine döndüğü gün Antalya merkeze atandığı aktarıldı.

Benzer şekilde başka sendika temsilcileri hakkında da mahkeme kararlarının idarece uygulanmadığı belirtilen açıklamada, “İdare fiilen mahkeme kararlarını tanımadığını göstermektedir” denildi.

“Sendika yöneticileri takip ediliyor”

BES Antalya Şubesi, Defterdarlık binasında sorunların çözümüne yönelik görüşmeler yapılırken sendika yöneticilerinin güvenlik görevlileri tarafından takip ettirildiğini de açıkladı. Bu durumun Sendikalar Kanunu ile 5 Mart 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Mobbing Genelgesi’nin açık ihlali olduğu vurgulandı.

“Hukuki ve siyasi mücadele sürecek”

BES Antalya Şubesi, açıklamanın sonunda liyakat esaslı atama ve görevlendirmelerin yapılmasını, mahkeme kararlarının uygulanmasını, sendikal baskıların sonlandırılmasını ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini talep etti.

Somut adımlar atılmaması hâlinde hukuki yollara başvurulacağı ve konunun siyasi partiler aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınacağı kamuoyuna duyuruldu.