BBC'nin elindeki kanıtlara dayanarak hazırladığı haberde, Yunan polisinin Türkiye ile olan kara sınırında sığınmacıları zorla geri itmek amacıyla diğer göçmenleri işe aldığı belirtildi. Araştırma kapsamında, yüzleri kar maskeleriyle kapatılmış siyah giyimli kişilerin yer aldığı video kayıtları ve tanık beyanları detaylandırıldı.

BBC’nin Consolidated Rescue Group (CRG) ile birlikte yürüttüğü araştırma, geçen sonbaharda ulaşılan ve göçmenlere kötü muamele edildiğini gösteren video kayıtlarıyla başladı. Araştırma sonuçları, sınır hattında göçmenlerin darbedildiği, soyulduğu ve cinsel saldırıya uğradığı yönündeki iddiaları gündeme getirdi. Hollanda merkezli Lighthouse Reports da 2022 yılında benzer uygulamaların yapıldığını raporlamıştı. Geri itme eylemleri, sığınmacıların hukuki süreç işletilmeden sınırın diğer tarafına zorla gönderilmesi anlamına geldiği için uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.

Dahili polis belgelerine dayandırılan bilgilere göre, bu kişilerin işe alınması üst düzey yetkililer tarafından emredildi ve denetlendi. Bir sınır muhafızı, disiplin duruşmasında bazı görevlilerin kadın göçmenlere tecavüz edildiğine dair bilgileri üstlerine ilettiklerini ifade etti. İki göçmen ve eski bir paralı asker, hem bu kişilerin hem de Yunan polisinin aşırı şiddet uyguladığını, insanların bayılana kadar dövüldüğünü kaydetti.

GÖÇMENLER GÖÇMENLERE KARŞI

Evros Nehri boyunca uzanan yaklaşık 200 kilometrelik sınır hattında, Pakistan, Suriye ve Afganistan gibi ülkelerden gelen göçmenlerin kullanıldığı ifade edildi. Bu kişilerin nakit para, telefon ve Yunanistan içinde geçiş imkânı sağlayan belgelerle ödüllendirildikleri belirtildi. Bölgedeki bir polis kaynağı, her hafta yüzlerce kişinin geri itilmesi için bu yöntemin kullanıldığını belirterek, "Evros’ta görev yapan hiçbir asker, polis ya da Frontex görevlisi bu geri itmelerin yaşandığını bilmiyor değil" dedi.

Frontex’in Temel Haklar Ofisi’nin raporu, 10 ila 20 "üçüncü ülke vatandaşının" Yunan polisinin talimatlarıyla hareket ettiğini bildirdi. Raporda; göçmenlerin ölüm ve tecavüz tehditleri, cinsel içerikli aramalar, dayak, bıçaklama ve gasp gibi ağır ihlallere maruz kaldıkları vurgulandı. Suriyeli sığınmacı Amal, 2025 yılında polis tarafından yakalandıklarını ve maskeli kişilere teslim edildiklerini belirterek, "Telefonlarımızı ve kimliklerimizi aldılar, bizi camı olmayan beyaz bir minibüse bindirdiler" ifadesini kullandı. Amal, maskeli kişilerin değerli eşya aramak için kızının bezini çıkardığını ve bir genci bayılana kadar dövdüklerini söyledi.

Başka bir Suriyeli sığınmacı Ahmad, polis tarafından darbedilerek bayıltıldığını ve ardından havasız bir kamyona bindirildiklerini anlattı. Ahmad, göçmenlerin nehirde zorla botlara bindirildiğini ve akıntıya rağmen suyun ortasında aşağı atıldıklarını iddia ederek, "Nefes alamıyorduk" dedi.

Paris’te görüşülen Faslı Marwan, 2020 yılında bu işe zorlandığını dile getirdi. Marwan, "Hayır dersem dövüleceğimden korktum" diyerek yaklaşık 10 hafta boyunca botları kontrol etmek ve kanıtları yok etmek için eşyaları yakmakla görevlendirildiğini belirtti. Marwan, bu süreçte şahit olduğu şiddetin kendisini psikolojik olarak yıktığını söyledi. Öte yandan, video kayıtlarında tespit edilen ve "Mike" olarak bilinen bir paralı askerin avukatı, iddiaların asılsız olduğunu savundu. Yunanistan Başbakanı ise BBC’ye yaptığı açıklamada söz konusu iddialardan haberdar olmadığını ifade ederken, ülke yetkilileri yazılı sorulara yanıt vermedi.