GÜNDEM

“Bayrağı indirdi” iddiasıyla servis edilen Diyar Koç tutuklandı: Koç’a bayrak iddiası sorulmadı bile

Nusaybin’de sınır hattında gözaltına alınan ve medyada bayrak indirme iddiasıyla hedef gösterilen Diyar Koç, tedavi süreci tamamlanmadan taburcu edilerek tutuklandı. ÖHD, müvekkilleri Diyar Koç ile ilgili kamuoyuna sunulan “bayrak indirme” suçlamasının hukuki süreçte yer almadığını belirtti.

Abone Ol

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 20 Ocak tarihinde Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla düzenlenen yürüyüşün ardından, sınır hattında işkence edilerek gözaltına alınan Diyar Koç’un hastanedeki tedavi süreci sonlandırıldı. Mezoptamya Ajansı’nın haberine göre, ağır yaralı halde Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınarak Nusaybin Adliyesi’ne sevk edilen Koç, savcılık makamına ifade verdi. Diyar Koç, savcılık işlemlerinin ardından “örgüt üyesi olmak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “sınır güvenliğini ihlal etmek” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Diyar Koç’un gözaltına alınma anlarına dair görüntüler, medya ve sosyal medya platformlarında “bayrağı indiren kişi” ifadeleriyle servis edilmişti. Ancak Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mardin Şubesi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığına dikkat çekildi. ÖHD, müvekkilleri Diyar Koç ile ilgili kamuoyuna sunulan “bayrak indirme” suçlamasının hukuki süreçte yer almadığını belirtti.

MÜVEKKİLE BAYRAK İDDİASI SORULMADI

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Mardin Şubesi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Müvekkil bu iddiayla hiçbir şekilde ilişkilendirilmemiş, ne kollukta ne de sorgu aşamasında bu yönde tek bir isnat dahi yöneltilmemiştir. Buna rağmen müvekkilin hedef gösterilmesi açık bir manipülasyondur. Müvekkilin derhal serbest bırakılarak tedavi altına alınmasını, sorumlular hakkında etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesini talep ediyor; sürecin tüm yönleriyle takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz."

Dernek tarafından yapılan açıklamada, mevcut tablonun işkence ve kötü muamele yasağının açık bir ihlali olduğu vurgulandı. Sağlık durumu ağır olan bir kişinin hastaneden taburcu edilerek ifadeye götürülmesinin ve ardından tutuklanmasının hukuki bir takdir değil, bilinçli bir tercih olduğu savunuldu. Açıklamada ayrıca, "Bu süreçte hastaneden taburcu edilmesine onay veren doktorlar, ifade alınması talimatı veren savcılık makamı ve tutuklama kararı veren hâkim; müvekkilin sağlık durumunun ağırlaşmasından ve doğabilecek telafisi imkânsız sonuçlardan hukuken sorumludur" ifadelerine yer verildi.