İletişim Başkanlığı’nın 2018 yılında hazırladığı ve Danıştay’ın 6 Haziran 2022 tarihinde “Basın Kartı” mevzuatına ilişkin verdiği veto kararından sonra Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD), yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada Danıştay’ın bu kararından sonra gerek İletişim Başkanlığı’nın gerekse de Basın İlan Kurumu’nun mevzuatta ilişkin, yeniden yürütülecek olan çalışmalarda gazetecilerin ve basın meslek örgütlerinin görüşlerinin alınmasının artık zorunlu hale geldiği aktarıldı.

‘YAMALI BOHÇAYA DÖNDÜ’

Açıklamalarında Danıştay’ın 4 yıllık süre zarfında “Basın Kartı Yönetmeliği” maddelerine ilişkin pek çok kez veto kararı verdiğini belirten gazeteci örgütleri, veto edilen kimi maddelerin 13 Ekim tarihinde meclisten geçen “Sansür Yasası”na konularak yasalaştığını vurguladı. Danıştay’ın hukuka aykırı bulup yürütmesini durdursa da yasa içine konularak uygulama zemini bulan maddelere ilişkin gazeteci örgütleri “Basın Kartı mevzuatımız maalesef yamalı bohçaya döndü” dedi.

MESLEK ÖRGÜTLERİNİN HAKLILIĞI

En önemli kazanımlarının açtıkları iptal davaların olduğu belirtilen gazeteci örgütleri, Danıştay’ın son kararında gazetecilerin bir kez daha haklılığını ortaya koyduğuna değindi. Gazeteci örgütleri, “Danıştay, idarenin hukuksuz, keyfi, muğlak maddeleriyle ve ‘ben yaptım oldu’ yaklaşımıyla basın kartı alanının düzenlenemeyeceğini tespit etmiştir.  Sansür Yasasının kabulünün ardından şimdi sırada bu yasayla ilgili yönetmelik ve diğer alt mevzuatın hazırlanması vardır. Danıştay kararı bir kez daha göstermiştir ki gerek Basın İlan Kurumu gerekse İletişim Başkanlığı, hazırlayacakları yeni mevzuatta gazetecilerin ve basın meslek örgütlerinin görüşlerini, önerilerini itirazlarını dikkate almak zorundadır. Aksi halde her zaman olduğu gibi Anayasa ve hukuk engeline takılacaklardır” ifadelerini kullandı.

‘DANIŞTAY KARARLARI DİKKATE ALINMALIDIR’

“Sansür Yasası”na ilişkin bütün itirazlarına rağmen Meclis komisyonlarından geçtiğini hatırlatan gazeteci örgütleri, “Sansür yasası için Anayasa’ya başvurma aşamasına geldik. Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin bu yasa için yürürlüğün durdurulması ve iptal başvurularını görüşeceği aşamaya geldik. Bu aşamada Yüksek Mahkeme’nin, basın kartlarıyla ilgili Danıştay kararında tespit edilen hukuka aykırılıkları da dikkate alması kaçınılmazdır. Tüm bunlarla birlikte Danıştay’ın son kararına itirazlarımızı süresi içinde ileteceğiz ve meslektaşlarımızın haklarını yargı alanında da savunmayı sürdüreceğiz” diye belirtti.