Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup konuşmasında Bahçeli'ye seslendi: "Parmak sallayanları görmek istiyorsa lütfen bu akşam televizyon kanallarını izlesin. Parmak sallayan iktidar yöneticileri ve medyadaki yüzleri bizzat kendisi görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil, barış için el uzatmaktır."
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis’te partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, dünya ve Ortadoğu’daki çatışmalara işaret ederek, kimsenin başını yastığa huzur ve güvenle koymadığını dile getirdi. Dünyanın temelinin çatlamış bir bina gibi sağa sola sallanıp durduğunu belirten Bakırhan, "Dünyada artık kural değil, pazarlık işliyor. Egemenlik bir tapu senedi gibi değil, her an ihlal edilen bir olguya dönüşmüş durumda. Hukuk, iktidarın elinde halkı hizaya sokan bir sopaya dönüşmüş" diye kaydetti.
İran'daki protestolara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, "İran'da sokak, çarşı, pazar ayakta. Esnaf, işçi, kadınlar, gençler 'artık yeter' diyor. Özellikle Kürt kentlerinde yoğunlaşan baskı, ayrımcılık ve şiddet ise rejimin tek tipçi ve merkeziyetçi karakterini ortaya koyuyor. Yüksek enflasyonun, işsizliğin, ağır yaşam koşullarının altında ezilen halklar ve inançlar barışçıl bir biçimde aslında itiraz ediyor. Bu itiraz İran'daki halkların, inançların ve ezilenlerin en temel ve meşru hakkıdır diyoruz" ifadelerini kullandı.
"Yeni bir Halepçe denemesi"
Halep'teki durum hakkında konuşan Bakırhan, "Halep'te sessiz bir soykırım provası yapıldı ve hâlâ yapılmaya devam ediliyor. Şam rejimi ve Türkiye'nin güdümündeki çeteler IŞİD'in yarım bıraktığı işi tamamlamak üzere harekete geçtiler. Şeyh Maksud ve Eşrefiye'nin 100 yıllık sakinlerine terörist diyorlar. Bunu diyenler gerçeği çarpıtıyor, yalan söylüyor" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Terörist arıyorsanız IŞİD amblemiyle orada sivillere saldıran, katleden IŞİD'lilere, beslediğiniz o paramiliter güçlere bakın. Öyle ki IŞİD armalarını bile sökmeden Kürt'ü katletmek için o mahallelere yöneliyorlar. Ve bize 'sessiz kalın' diyorlar. Asla sessiz kalmayacağız."
"Halep'te yeni bir Halepçe denemesi yapıldı. Buradan o karanlık hesapları yapanlara sesleniyoruz; Kürtleri soykırım kıskacında tutarak çürümüş rejimlerinizi asla ayakta tutamayacaksınız. Kürt'e soykırım salık vererek siyasi hesaplarınızı asla gerçekleştiremeyeceksiniz. Çünkü biz izin vermeyeceğiz."
MSB açıklamasına tepki
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'e tepki gösteren Bakırhan, "Dünyadan sağduyu ve itidal çağrıları yapılırken Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, rejime 'Biz seninle birlikte çağrırsan Halep'e girmeye, Kürtleri dövmeye, sürmeye, orada seninle birlikte çatışmaya varız' dedi. Bunu kabul etmiyoruz. O Savunma Bakanı, Türkiye'nin Savunma Bakanı'dır. 20-25 milyonun yaşadığı bu ülkede bizleri de temsil ediyor" diye konuştu.
"Kürtler değil, rejim uymuyor"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına yanıt veren Bakırhan, "Siyasette olması gerekenlere değil olanlara bakalım. Halep'teki vahşete bakalım. 10 Mart mutabakatına uymayan SDG değil, Kürtler değil, rejimdir. 1 Nisan anlaşmasıyla SDG, Halep mahallerindeki ağır silahlarını çekmedi mi? Silahlı militanlarını çekmedi mi? Buna rağmen oraya saldırılıyorsa 10 Mart mutabakatına uymayan Şam yönetiminin kendisidir" dedi.
Bahçeli'ye seslendi
Bakırhan, şöyle devam etti:
"Daha kısa süre önce Alevilere, Dürzilere açık katliam yapanlar bugün Kürtlere yerini çevirmiştir. Bu da somut bir gerçek değil mi? Biz buna sessiz kalmayacağız sayın Bahçeli. Size düşen oradaki Kürtlerin hakkını, hukukunu müdafaa etmektir. Türk-Kürt kardeşliği diyorsunuz, alın size fırsayın."
"Sayın Bahçeli, 'Türkler ve Kürtler kader ve kederde birliktedir' diyor. Kürtler de soruyor, 'Neden keder kısmı hep bize düşüyor' diyor. Hani ikisinde de ortaktık?" diyen Bakırhan, şunları ifade etti: "Halep'tekinin kederi biraz da sizi ilgilendirsin. Halep'te IŞİD çeteleri ve rejim, sivil Kürtlere saldırdığında bu ülkenin Savunma Bakanı değil mi 'Desteğe hazırız' diyen. Hani kederde ortaktık. Kürtler Ankara'da, Şam'da çözümü ararken, Halep'te katliamla yüz yüze bırakılmasının bir izahı var mıdır?
"Sayın Bahçeli, haklı bir şey söyledi. Sayın Öcalan'ın rolünü vurguladı. Biz de soruyoruz; 40 günü aşkındır sayın Öcalan ile bir görüşme yok? Bir yıldır rolünü oynayacağı koşulların oluşması için çağrı yapıyoruz ama ortada henüz bir şey yok ya da bizim bildiğimiz bir şey yok. Diyoruz ki; sayın Öcalan'ın özgür yaşam ve iletişim koşullarının sağlanması gerekmiyor mu?"
"DEM Parti elbette sürecin sağlığı ve selameti için, kalıcı bir barış için önerileri olur ve olacaktır. Sayın Bahçeli parmak sallayanları görmek istiyorsa lütfen bu akşam televizyon kanallarını izlesin. Parmak sallayan iktidar yöneticileri ve medyadaki yüzleri bizzat kendisi görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil, barış için el uzatmaktır."
"DEM Parti olarak 27 Şubat çağrısının arkasındayız, çözümden yanayız, barıştan yanayız. Sorumluluk sahibi olan yürütme erki de Meclis'te artık somut adımlar atarak bunun arkasında durduğunu pratik adımlarla kanıtlasın."





