Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da düzenlenen Newroz kutlama programında yaptığı konuşmada, Kürt sorununun çözümü konusunda Ankara’nın önünde tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Orta Doğu’da her sınırın bir yara, her başkentin yangın yeri olduğunu belirten Bakırhan, “Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var. Kürt halkı ve siyasi iradesi tüm kadre uğrayanların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunuyor” ifadelerini kullandı.
“Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur” diyen Bakırhan, “Bu fırsatı değerlendiren Ankara, Türkiye’de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman harcanacak başka bir nesil yok” dedi.
KÜRTLERİN TALEBİ AYRILIK DEĞİL, ORTAKLIKTIR
Bakırhan, Kürtlerin taleplerini sıralayarak, “Kürtler Türkiye’de kimliğinin tanınmasını istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler anayasal güvence istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor” diye konuştu.
Cumhuriyet’in kuruluşunda Kürtlerin de bulunduğunu belirten Bakırhan, “Felakette ve acıda ortak olduk. O halde saadette neden ortak olmayalım diyoruz. Bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemiyoruz. Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, “Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır. İnkar değil, tanınmadır. Kürtler yönetime ortak olmak istiyor. Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor” dedi.
SIRA DEVLETTE VE İKTİDARDADIR
Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Bakırhan, “Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Sizler sabırla, umutla beklediniz. Süreci bugüne kadar taşıdınız. Şimdi sıra barış yasalarında, şimdi sıra anayasal güvencede, şimdi sıra devlette ve iktidardadır” dedi.
Cezaevlerindeki siyasi tutukluların özgür bırakılması, kayyum uygulamalarına son verilmesi ve Abdullah Öcalan’ın statüsünün yasal düzenleme ile teminat altına alınması gerektiğini belirten Bakırhan, “Sayın Öcalan’ın elbette bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır” ifadesini kullandı.
ÜÇ ÇAĞRI: DEVLET, MUHALEFET VE KAMUOYU
Bakırhan konuşmasında üç ayrı çağrıda bulundu. İlk çağrının devlet ve yürütme erkenine olduğunu belirten Bakırhan, “Gelin barış hukukunu kuralım. Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım. 2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun” dedi.
İkinci çağrının muhalefete olduğunu söyleyen Bakırhan, “Muhalefet barıştan korkmamalıdır. Barış demokratik güçlenme demektir. Demokrasi güçlenir muhalefet güçlenir. Barışı desteklemek muhalefetin 86 milyona borcudur” ifadelerini kullandı.
Üçüncü çağrının Türkiye kamuoyuna olduğunu belirten Bakırhan, “Yarım asırlık çatışmanın bedelini Türkiye’nin her köşesi ağır ödedi. Artık hiç kimse daha fazla bedel ödememeli. Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır” dedi.
AMED MEYDANI HİÇ SUSMAYACAK
Kürt halkına da çağrıda bulunan Bakırhan, “Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır. Siyasetimiz farklı olabilir ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı” diye konuştu.
Konuşmasını, “Bugün bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını yeni bir dönemin açılışının müjdesidir. Bu newroz isyandan inşaaya geçişin Newrozudur. Bu newroz ateşi hiç sönmeyecek. Amed Meydanı hiç susmayacak” sözleriyle tamamladı.