GÜNDEM

AYM, Fiyat İstikrarı Komitesi'nin bilgi ve belge isteme yetkisini iptal etti

Anayasa Mahkemesi, Fiyat İstikrarı Komitesi'nin kamu kurumlarından her türlü bilgi ve belge talep etmesine olanak tanıyan düzenlemeyi, mülkiyet hakkına aykırı bularak iptal etti.

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi (AYM), Fiyat İstikrarı Komitesi'nin görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşlarından her türlü bilgi ve belgeyi isteyebileceğini öngören kanun hükmünü iptal etti. Yüksek Mahkeme, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile getirilen düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açmıştı.

Dava dilekçesinde, komiteye tanınan bu yetkinin kamu kurumlarından talep edilen verilerin kişisel veri niteliğinde olabileceği, ticari iş ve işlemleri kapsayabileceği ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına yönelik belirsiz bir sınırlama getirdiği ifade edildi. Yüksek Mahkeme, gerekçeli kararında komitenin fiyat istikrarını sağlamak amacıyla sınırlı olarak bilgi talep edebilmesine ve kurumların bu verileri istenilen şekil ve sürede vermekle yükümlü olmasına dair maddeleri Anayasa'ya aykırı bulduğunu kaydetti.

TÜZEL KİŞİLER BAKIMINDAN MÜLKİYET HAKKINA YÖNELİK BİR SINIRLAMA ÖNGÖRÜYOR

Yüksek Mahkeme'nin oy birliğiyle aldığı kararın gerekçesinde, söz konusu kuralın kamu kurumlarına, ellerindeki tüzel kişilere ait veri ve belgeleri komiteye verme yükümlülüğü yüklediği belirtildi. Bu yetkinin işletme ruhsatı, mesleki unvan, ticari sır, fikri hak veya müşteri çevresi gibi ekonomik değeri olan varlıklara ilişkin bilgileri de kapsadığı vurgulandı. AYM, bu durumun tüzel kişiler açısından mülkiyet hakkına yönelik bir sınırlama anlamına geldiğini belirtti. Kararda, kişisel verilerin korunmasına ilişkin hak sınırlamalarındaki kanunilik, meşru amaç ve gereklilik kriterlerinin mülkiyet hakkı için de geçerli olduğu ifade edildi.

Gerekçede, kural kapsamında elde edilen tüzel kişilere ait verilerin kullanılması, saklanması veya silinmesi süreçlerine ilişkin herhangi bir yasal ilke ve esasın belirlenmediği vurgulandı. İlgili tüzel kişilerin veri talebine itiraz etme imkanının bulunmadığına dikkat çeken Yüksek Mahkeme, verilerin gizliliğini koruyacak veya amacı dışında kullanılmasını engelleyecek yasal güvencelerin eksikliğini kaydetti. Ayrıca, bu verilerin kötüye kullanımını denetleyecek bir mekanizmanın veya yaptırımın öngörülmediği belirtildi. Bu nedenlerle, asgari düzeyde dahi güvence içermeyen düzenlemenin orantısız bir sınırlama getirdiği ve Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldı.