Tek isteği adalet: Emine Şenyaşar'a İnsan Hakları Haftası'nda 2 dava Tek isteği adalet: Emine Şenyaşar'a İnsan Hakları Haftası'nda 2 dava

Antalya’da 2016 yılında yapılan “ Laik Eğitim ve Laik Yaşam İstiyoruz” eylemine katıldıkları için yargılanan sendika, parti ve çeşitli derneklere üye 50 kişi bugün yapılan duruşmada beraat etti.

Duruşmanın ardından bir açıklama yapan KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nurettin Sönmez “ Türkiye Anayasaya göre halen laik bir cumhuriyettir. Bizler de Laiklikten vazgeçmiyoruz dediğimiz için yargılanıyoruz ve hakkımızda cezalar isteniyor. Ülkenin bu gün geldiği nokta göz önüne alınırsa laiklik ekmek ve su gibi vazgeçilmezdir, ülkemizde gerçek anlamda bir laikliğin hayat bulması ve demokrasi, eşitlik, özgürlük mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi buradan bir kez daha ifade ediyor ve diyoruz ki “Laik Eğitim ve Laik Yaşam Talebimiz Yargılanamaz” dedi. 

“LAİK EĞİTİM VE LAİK YAŞAM YARGILANAMAZ”.

Beraat kararı sonrası yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

KESK Antalya Şubeler Platformu olarak 29 Mayıs 2016’da düzenlemek istediğimiz “Laik Eğitim, Laik Yaşam ve İş Güvencemizden Vazgeçmiyoruz” mitingimiz Antalya Valiliği mitingimizi yasaklamıştı. Bizde bu yasağı 28 Mayıs 2016 günü düzenlediğimiz yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto etmiştik. Bu nedenle aralarında sendikalarımızın yönetim kurulu temsilcileri ve üyelerinin, Antalya Emek Ve Demokrasi Bileşeni örgütlerin neredeyse hepsinden temsilci ve üyelerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı.  Hakkımızda açılan soruşturma davaya dönüştürülerek 2017 yılında yargılanmaya başladık. Anayasamızın 2. maddesinde Devletin nitelikleri arasında tanımlanan, yine Anayasamızın 4. maddesinde “laiklik ilkesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” hükmüne rağmen beş yıldır laik eğitim ve laik yaşam istediğimiz için yargılanıyoruz. Yargılandığımız davanın karar duruşması 27 Ekim 2022 Perşembe günü gerçekleşecekti.

Laiklik mücadelesi yürüttüğümüz demokrasi ve özgürlük mücadelemizden bağımsız değildir.  Biliyoruz ki, tam da bu yüzden, gerçek demokrasi, eşit yurttaşlık, temel hak ve özgürlük mücadelesi verenler, tüm toplumu karanlık zihniyetlerine hapsetmek isteyenlerin hedefi haline gelmekte, tüm zor aygıtları kullanılarak, hukuk dışı uygulamalarla yıldırılmaya çalışılmaktadır.

Siyasal iktidarın hukuksuzluklarına, yolsuzluklarına en küçük bir eleştiri bile getirmekten geri duran Diyanet İşleri Başkanlığı hemen her konuda yayımladığı fetvalarla farklı mezhep ve inançları aşağılamayı görev edinmiştir. Bugün gelinen noktada başta aleviler ve gayrimüslimler olmak üzere, egemen dini inançtan olmayanlara karşı her alanda ayrımcı uygulamalar artmıştır.

Yaşamın tüm alanı dini referanslarla kuşatma altına alınmaktadır. Yıllar önce yazılmış şarkılarda dini inançlara hakaret çıkarılmakta, sanatçıların dillerinin koparılmasından bahsedilmekte, dinci Taliban rejimi kardeş ilan edilmektedir.

Türkiye Anayasaya göre halen laik bir cumhuriyettir. Bizler de Laiklikten vazgeçmiyoruz dediğimiz için yargılanıyoruz ve hakkımızda cezalar isteniyor. Ülkenin bu gün geldiği nokta göz önüne alınırsa laiklik ekmek ve su gibi vazgeçilmezdir, ülkemizde gerçek anlamda bir laikliğin hayat bulması ve demokrasi, eşitlik, özgürlük mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi buradan bir kez daha ifade ediyor ve diyoruz ki “Laik Eğitim ve Laik Yaşam Talebimiz Yargılanamaz”.

KESK Antalya Şubeler Platformu’nun düzenlediği “Laik Eğitim, Laik Yaşam ve İş Güvencemizden Vazgeçmiyoruz” gündemli basın açılamasından dolayı 50 arkadaşımız bugün yapılan duruşmada beraat etmişlerdir. Bugün yargılanan laiklikliği savunmaya devam edeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz.