Milliyet gazetesinden Mert İnan'ın haberine göre, Antakya’da olası deprem felaketinin neden olacağı hasarların azaltılması için Türk ve Alman bilim insanları tarafından 2005’te başlattıkları SERAMAR projesi 6 yıl sürdü.

Proje, 2011’de tamamlanan proje çerçevesinde Antakya’nın İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi öncülüğünde Almanya Bauhaus Üniversitesi, Mustafa Kemal Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden bilim adamlarının kontrolleri ile gerçekleştirilen proje kapsamında 2 profesör, 3 yardımcı doçent, 4 doktora öğrencisi, 6 araştırma görevlisi ve 100 yakın lisans öğrencisinin katılımıyla risk haritası çıkarıldı. Projede kent merkezindeki tüm binalar Avrupa Makro Sismik Ölçeği’ne göre incelendi, döküm çalışması hazırlandı. Antakya’da sokak taraması yöntemi ile elde edilen veriler coğrafi bilgi sistemlerine aktarıldı.

OLUŞACAK HASAR BİLİNİYORDU

Proje kapsamında aralarında o dönem SGK hastanesi ile okulların da olduğu 22 binaya yapay titreşim verilirken, bu binaların dinamik parametreleri belirlendi. Elde edilen veriler ışığında Antakya’daki binaların performans analizleri yapılarak master plan hazırlandı.

Senaryoya göre Antakya şehrinde gerçekleşebilecek 7.5 büyüklüğündeki depremde SERAMAR kapsamında tek tek incelenen 12 bin 117 yapının 2962’sinin (yüzde 24.4) ağır, 9135’inin (yüzde 75.4) orta ve az hasar göreceği, hasarsız bina sayısının ise sadece 20 (yüzde 0.2) olacağı belirlendi.

Plan 2011-2014 arasında hem Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı hem Antakya Belediyesi hem yerel belediyeler hem de Valiliğe sunuldu ancak dikkate alınmadı. Araştırma kapsamında titreşim testi yapılan binalardan 5’i depremde çöktü. Sağlık Bakanlığı’nın eski SGK binası da ağır hasar aldı.

Proje koordinatörü Doğu Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Cemal Geneş, günlerce inceleme yaparak binalarla ilgili sınıflandırma yaptıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Eski SGK hastanesi, bir okul ve 2 de konut yapısına deprem ölçme sistemleri kurduk. Bu binalardaki mikro titreşim ve deprem kayıtlarını alıp analizler yaptık. Bilim insanları olarak yapı stoğunun ne kadar kırılgan ve zayıf olduğunu tespit etmiştik. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı'na ‘Master plan hazırlayalım, riskli bölgeleri söyleyelim, kentsel dönüşüm uygulayalım’ diyerek teklif hazırladık ancak sonuç alamadık. Proje ve master plan dikkate alınıp uygulansa bu denli bir felaket yaşanmazdı. Maalesef riskli bulduğumuz bölgelerde yapıların büyük kısmı büyük depremde göçtü."