Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, sabah saatlerinde Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, Etkin Haber Ajansı (ETHA) Polen Ekoloji, BEKSAV ve çeşitli kurumlara düzenlenen polis operasyonu ile ilgili Ankara Yüksel Caddesi'nde basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu sabah saatlerinde İstanbul, Ankara, İzmir ve 19 ilde aralarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi Eş genel başkanı Murat Çepni, Sosyalist Kadın Meclisleri Genel Sözcüsü Tanya Kara, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu Eş genel başkanı Berfin Polat dahil olmak üzere birçok sosyalist ev baskınlarıyla göz altına alındı. İstanbul’da ESP, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu, Etkin Haber Ajansı, BEKSAV, Kaktüs Genç Kadın Derneği binalarına ve çok sayıda eve baskın düzenlendi.

Güvencesiz ve düşük ücretli çalışma koşullarıyla sınıf mücadelesinin keskinleştiği, 'aile yılı' ile lgbti+’lara ve kadınlara yönelik saldırıların yükseldiği, Kürt halkının cihatçı çeteler tarafından kırıma uğradığı, doğanın sermaye lehine katledildiği, gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya kaldığı bu dönemde ESP, işçi sınıfının ve bütün ezilenlerin haklarını savunduğu, bu düzene ses çıkardığı için siyasi kırım operasyonlarıyla tasfiye edilmeye çalışılıyor. Yargı, sosyalistlerin mücadelesini bastırma amacıyla bir sopa olarak kullanılıyor. NATO zirvesinin hemen öncesinde, emperyalist savaş politikalarına ve Türkiye devletinin bu sömürgeci ittifaktaki rolüne karşı ses çıkaran sosyalistlere dönük bu operasyon da bu hedefin bir parçasıdır.

"Halklar korkmuyor"

Sokakta olmakta ve fiili meşru mücadele çizgisinde ısrar eden, Türk ve Kürt halklarının eşitliğini politik faaliyetinin konusu yapan, Rojava devrimini, Suriye halklarının özgür, demokratik ve barış içinde yaşamasını savunan devrimciler faşist rejime karşı isyanları büyütemesin, itirazları birleştiremesin diye saldırıya uğruyor. Ama bunun nafile olduğunu da yine en iyi bu saldırıları, komploları kuranlar biliyor. Biz ne zaman boyun eğdik, ne zaman doğru bildiğimizi söylemekten geri adım attık, ne zaman özgürlüğü boğanlardan korktuk! Hiçbir zaman! Şimdi de farklı olmayacak, uzun yıllara yayılmış bu yoksulluk krizinin ortasında, emperyalist kapitalizmin çocuk tecavüzcüsü, soykırımcı rezillikleri ortaya saçılmışken elbette daha yüksek çıkacak sesimiz, çünkü birleşiyoruz, çünkü halklar korkmuyor, birbirini duyuyor, görüyor, isyanlarını örgütlüyor.

"Bizler yaşamı, özgürlüğü savunuyoruz"

Devrimci sosyalistler faşizmin olağanlaştırmaya çalıştığı bu siyasi yargı sopasını bir kez daha boşa düşürecek. Rojin’in, Hakan Tosun’un, Reşit Kibar’ın, Ali Aydın’ın, Burak Oğraş’ın, Kobaneli çocukların, saçını ördüğü için baskıya uğrayan kadınların, zafer işareti yaptığı için şiddet gören çocukların, 6 Şubat ve sonraki günlerde enkazlarda ölüme terk edilenlerin, her gün iş cinayetlerinde, kadın cinayetlerinde yitirdiklerimizin, kuyu tipi zindanlarda tutulan ve hasta edilen devrimci tutsakların ve bu zulmün kadrine uğramış tüm ezilenlerin hesabını sormaktan bir an bile vazgeçmeyecek. Coğrafyayı katliamlarla yönetebileceğini düşünenler bunun sonunu getirecek olanın bu irade olduğunu görecekler. Tarih direnenleri, ezilenleri haklı çıkaracak çünkü bizler yaşamı, özgürlüğü savunuyoruz. Yaşam ve özgürlük uğruna savaşanlar hep olacak, hep olacağız.

"Mücadeleyi büyüteceğiz"

Hukuksuz baskınlara derhal son verilmeli, gözaltına alınan tüm mücadele yoldaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri olarak bu sürecin takipçisi olacağımızı, demokratik kamuoyunu bilgilendirmeyi ve mücadeleyi büyütmeyi sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.”